Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

PAVLOV’UN KÖPEKLERİ

Katıldığımız uluslar arası bir toplantıda, iletişim şirketinin genel müdürü şöyle diyecekti: “Aslında küçük bir pazar olmasına rağmen  biz Kuzey Kıbrıs’ı çok seviyoruz. Bizim için çok iyi bir laboratuvardır…”

Bunu işittiğimizde bıyık altı gülmüştük.

Çünkü çok iyi biliyorduk ki şimdilerde sadece iletişim şirketi değil, geçmişte Türkiye’nin derin devleti de Kıbrıs’ı laboratuvar olarak kullanmıştı.

Hani “Kıbrıs’ta Müslüman halkı galeyana getirmek için cami yaktık” diye açıklama yapan Özel Harp Dairesi Başkanı General Sabri Yirmibeşoğlu vardı ya, O da “Kıbrıs’taki TMT örgütlenmesi bizim için muhteşem bir laboratuvar gibiydi” demişti.

Kendisi düşük rütbeli bir subayken ırkçı/Turancı eylemlerinden dolayı yargılanacak ve imdadına Yüzbaşı Alparslan Türkeş yetişecekti.

Davadan berat ettikten sonra da Amerika’ya “eğitime” gönderilecekti.

TMT’ye “uluyan kurt” amblemi  verilmesi  boşuna değilmiş.

Sadece askeri/siyasi konularda değil ekonomik konularda da denek olduk, modelden modele sürüklendik.

“Paket, paket” diye diye hala üzerimizde deneme yapılmıyor mu?

 

***

 

Yaygın olarak bilinen deneydir;

5 maymun deneyi.

Maymunları bir kafesin içine koyarlar.

Kafesin tepesine bir muz asarlar.

Altına da bir merdiven koyarlar.

Maymunlardan biri merdivene tırmanıp tam muzu alacağı sırada tazyikli soğuk su ile maymunu merdivenden düşürürler.

Ve aynısını merdivene tırmanıp muzu almaya çalışan diğer maymunlara da yaparlar.

Maymunlar öğrenirler ki ne kadar aç olurlarsa olsunlar merdivene tırmanıp muzu alamazlar.

Sonra maymunlardan birini kafesten alıp yerine yeni maymun koyarlar.

Yeni maymun hızla merdivene tırmanmaya çalışırken eski dört maymun tarafından engellenir ve hatta şiddete maruz kalır.

Sonra eski maymunlardan biri daha kafesten alınır ve ikinci yeni maymun kafese girer.

İkinci yeni maymun hızla merdivene tırmanmaya çalışırken hiç tazyikli soğuk suya maruz kalmamış birinci yeni maymun tarafından engellenir ve hatta darp edilir.

Maymunlar sürekli değiştirilir ve yerlerine yenileri konur.

Kafeste artık tazyikli soğuk suyla engellenen maymunlar yoktur.

Hepsi yenidir ama yeniler de her defasında merdivene tırmanmaya çalışanları darp ederler.

Bilim insanları bu duruma “öğrenilmiş çaresizlik” derler.

Bugünlerde bazılarının sergilediği davranışları gördüğünüzde pek tanıdık geliyor değil mi?

 

***

 

Bir de Pavlov’un köpekleri vardır.

Bilim insanı Pavlov, önce zil çalar sonra köpeklere yiyecek verir.

Ve bunu bir süre tekrarlar.

Sonra zil çalar ama köpeklere yiyecek vermez.

Zil sesini duyan köpekler salya akıtmaya başlarlar.

Bilim insanları buna da “şartlandırılmış öğrenme” diyorlar.

İnsanlarda da bire bir aynıymış.

Hani alıştık ya “para gelecek, dertler bitecek.”

Zilin sesi duyuldu salyalar akmaya başladı ama şimdilik o kadar.

Ötesi yok.