Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

YAN ATEŞİM YAN-KAYNA KAZANIM KAYNA(*)

Planlayarak veya sürüklenerek bir erken seçime gidileceği aşikardı.

Tufan Erhürman’ın hükümet kurma çalışmalarının ilk şartı erken seçimdi.

Kurulamadı.

Ersan Saner’in hükümet kurma çalışmalarının temel şartı da erken seçimdi.

Nitekim hükümet için bir araya gelen 3 parti Ekim ayında erken seçim yapılması üzerinde uzlaştılar.

Herkes planlayarak bir erken seçime gidileceğini  sandı.

Fakat herkes de yanıldı.

Yanıldı çünkü UBP’nin dingilinin koptuğunu ve artık ayar tutmadığını kimse göremedi.

Bazı UBP’liler bile göremediler.

 

***

 

Cumhurbaşkanlığı seçiminde lehlerine yaşanan muazzam müdahalenin keyfini, kazandıkları “zaferin” tadını çıkaracaklarını zannettiler.

Kurultaya yapılan müdahaleyi ucuz atlatacaklarını umdular.

Ama hiç de öyle olmadı.

“Türkiye sadece bize para verir, onun için iktidarda biz olmalıyız” propagandası ve aslında desteği de yetmedi.

Meclis Başkanlığı seçimleri UBP’nin ne durumda olduğunu herkese açık bir şekilde gösterdi.

 

***

 

Resmiye Eroğlu Canaltay’ın UBP’li milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmemesine rağmen ısrarla aynı ismi aday göstermek UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ersan Saner için bir gövde gösterisi ve otorite bildirimiydi.

Fakat dünkü seçim ortaya çıkardı ki Ersan Saner’in gövde gösterisi ters tepti, otoritesine bazı UBP’liler ve ortakları uymadı.

Resmiye Eroğlu Canaltay yine ret edildi.

Bunun üzerine de Ersan Saner “erken seçim tarihi belirleyin, erken seçime gidelim” dedi.

Ersan Saner’in bu hareketinin bir blöf olduğu değerlendirmesi de var.

Blöf ama kime karşı?

Bence UBP milletvekillerine karşı.

Hükümet ortaklarına karşı.

Zaten Ersan Saner’in elinde başka bir koz da yoktu.

Dün de bu kozu siyaset masasına sürdü.

 

***

 

Dünkü seçimin 2 başka önemli yönü de vardı:

Resmiye Eroğlu Canaltay istenmiyor.

Bir başka UBP milletvekili istenecek mi?

 

(*)William Shakespeare’in Macbeth oyunundan-Cadıların repliği