Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ailelerin Okuma-Yazma Beklentisi Karşında Kalan Öğretmen ve 5 Yaşındaki Oyun Çocuğu

Okul öncesi dönem, çocuk için en önemli dönemlerden olan oyun dönemi olarak vurgulanmasına rağmen, ülkemizde bu dönemde yalnızca akademik beceriler ve akademik başarıya odaklanılmaktadır. 5 yaş gruplarında kalem tutarak yazı yazma, harf öğretimi, hece öğretimi vb. okuma becerileri kazandırma yönünde etkinliklere gereğinden fazla yer verilmektedir. Özellikle ailelerin öğretmenlere sözlü baskıları ve kendi algılarında oluşturdukları “kaliteli eğitim noktasında, 5 yaş grubu çocukların okuma-yazmayı öğrenmiş olması gerektiği” düşüncesi, büyük sıkıntı yaratmaktadır.

Ülkemizdeki özel okul öncesi eğitim kurumlarda birbirinden farklı 5 yaş eğitim programları yer almaktadır. Ailelerin 5 yaş grubunda çocuklarının okuma-yazmayı öğrenmesi isteklerinin, kurum tarafından kabul görülmesi doğrultusunda oluşturulan eğitim programları; kâr amacı güden kuruluşların öğrenci sayılarının artmasına sebebiyet verdiğinden bu uygulama cazip hale gelmiştir. 5 yaş programlarının amaçlarından birisi elbette çocukları ilkokula hazırlamaktır. Ancak bu çalışmalarda: çocuğun kas gelişimi, ince motor becerilerine desteklerde bulunmak, görsel algıdaki farkındalıklarını geliştirmek, hazır bulunuşluk düzeylerini artırarak ilkokula rahat geçişi sağlamaktır. Çocuklarının anasınıfında okuma-yazmayı öğrenmiş olması ailelerini çok mutlu ederken aslında öğrenciler açısından birtakım sıkıntıları beraberinde getirmektedir. İlkokul birinci sınıfa okuma-yazmayı öğrenerek başlayan bir öğrenci müfredat doğrultusundaki öğretim sürecinde sıkılmalar yaşamaktadır. Ayrıca 5 yaş grubunda masa başında sadece harfler, heceler, yazılar ve okuma becerilerini kazanma adına eğitim alan öğrenci; özgüvenini arttırmayı sağlayacak olan drama çalışmalarından, problem çözme, neden-sonuç ilişkileri kuracağı fen ve matematik etkinliklerinden, duygularını ifade edebileceği, aldığı rolü üstlenebilmeyi öğreneceği müzik ve ritim çalışmalarından, konsantrasyon yeteneğini geliştiren ve birden fazla işi yapabilmesini öğreten sanat çalışmalarından vb. birçok etkinlikten mahrum kalmaktadır.

Okul öncesi dönem kilit noktaları tekrarlama evreleri ile öğrenmede kalıcılığın sağlam temelini oluşturmaktadır. Çocukları ilköğretime hazırlamanın yanında paylaşmayı, dayanışmayı, sosyalleşmeyi, birlikte çalışmayı öğretirken; var olan yeteneklerini ortaya çıkarmalarına fırsatlar sunarak öğrenmeye ilgi uyandırmalarına zemin hazırlamaktadır. Bu sebeple 5 yaşındaki bir çocuğun, okuyup-yazabilmeden ziyade, oyun oynamaya, çevresini özgürce keşfetmeye, deneme yapmaya ve en önemlisi tüm bunları yaparken kendi kendine öğrenmeye ve kendi kimliğini oluşturmaya ihtiyaç duymaktadır.