Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

MARAŞ İŞTAHLARINI KABARTIYOR (Gözleri doysun)

Birinci kuşak İngiliz’in adamıydı.

İngiliz’e yaltaklanarak türediler, zenginleştiler, semirdiler.

Dünya savaşlarının yarattığı ekonomik felaketlere rağmen onlar mallarına mal kattılar.

Toplum tefecilerin elinde kırılırken, onlar tefecilere para sattılar.

İngiliz okullarında eğitim almakla, Shakespeare’i Türkçeye tercüme edecek kadar kültürlü olmakla övünürlerdi.

Kendilerini İngiliz kraliyet ailesinden sayarlardı.

İkinci kuşak Kıbrıs Cumhuriyeti’nde büyümeye çalıştı.

Biçare cumhuriyet o kadar kısa sürdü ki kendi kendini geliştiremedi.

Sonra toplum içine kapanınca ve gettolara sıkıştırılınca, ikinci kuşak türediler ortaya çıktı.

Türk’ten Türk’e kampanyasının yarattığıydı bunlar.

Rumca konuşmanın 5 şilin, Rum’dan alışverişin dayakla cezalandırdığı bu dönemde, teşkilatın kanatları altında her türlü ayrıcalığa sahiptiler ve servetlerine servet katmışlardı bu yolla.

Çünkü 1 kuruşa aldıklarını 100 kuruşa satıyorlardı topluma.

Bunlar da yarım yamalak Türkçülükle yetişmiş, kendini Osmanlı asilzadelerinden sananlardı.

Üçüncü kuşak 1974’le ortaya çıktı.

En büyük vurgunu bunlar yaptı aslında.

Ahali elde silah savaşırken onlar hiç bitmeyecekmiş gibi duran Rum evlerini, fabrikalarını ve otellerini yağmalıyordu.

Sonra, en güzel evlere kuruldular, en iyi bahçeleri aldılar, lebi derya yüzlerce dönüm arazilerin üzerinde kendilerini yeni krallar saydılar.

Bunlar, Osmanlı’yı unutmuş, şükran sana anavatan kültürünü geliştirmişti.

Türkiye önemli bir güç olmuştu Kıbrıs’ın Kuzeyinde ve onun işbirlikçiliğini yapmak dünyasal zenginlikler için yeterliydi.

Dördüncü kuşağı yaşıyoruz hâlâ.

Bunlar da Annan planından sonra türeyenlerdir.

Toprağın artan müthiş değerinden nemalanan, kumar ve sanal betten gözleri dönen, cebine giren parayla coşan, en pahalı tüketimi yapıp da kendini yeni burjuvalar sayanlar.

İşlerine geldiğinde Anavatancı, işlerine geldiğinde Avrupacı.

Partilere, medyaya, spor kulüplerine musallat olan kültürsüz ve cahil bir neslin son temsilcileri.

 

***

 

Şimdilerde Erdoğan’a sarıldılar ve gözlerini Maraş’a diktiler.

Yağmalanacak bir tek orası kaldı.

“Gözleri doysun” diyeceğim ama doymuyor işte.

Memleket bunların elinde helak oluyor…