Artık ve bundan sonra dilimize pelesenk bir de “Maraş’ımız” olacak.
“Nasıl olacak” sorusuna cevap vermeden önce nasıl bir “Maraş” açtığımızı anlatayım:
1974’den beridir adını “kapalı Maraş” olarak telaffuz ettiğimiz denize paralel Maraş’ın bu kıyı bölgesi KKTC’nin değil, Türk askerinin yani Türkiye’nin yönetim ve denetimi altındaydı..
Gelip giden KKTC hükümetleriyle uzaktan yakından ilgisi yoktu.
Bölgeye girmek için ya özel izinli olmak gerekiyordu yada bölgede ikamet etmek. Ki bunlar da asker aileleriydi.
Yani düne kadar Maraş belki “Türkiye toprağıydı” ama KKTC toprağı değildi!
Dün 46 yıl sonra ilk kez Maraş KKTC’nin aidiyetine geçti. Fakat “askeri bölge” oluşu Bakanlar Kurulu tarafından henüz kaldırılmadı.
Kaldı ki elan şu anda da Maraş’ın esas giriş yeri Türk askeri tarafından denetim altındadır..
Pekala Maraş’ın neresi açıldı? Şu anda Palm Beach, geçmişteki adı Konstantia olan otelin bulunduğu sahil bölgesindeki futbol sahasının (Dumlupınar sahası da denir) hemen yanından geçip Derinya yolunu izlerken, bugün askerin çalıştırdığı deniz sahilindeki gazinoya kadar turistik otellere paralel uzanan yolun doğu ve Batı tarafı..
Öncesinde ise (1974’den hemen sonra) zaten Maraş’ın büyük bölümü iskâna açıldıydı ki o bölgede de “Baflılar, Antalyalılar, Leymosunlular, Karakeşliler, Mersinliler… Olarak telaffuz edilen göçmenler ikamet etmektedirler..
Pekala neden 1974’den sonra oteller bölgesi de açılmadıydı? Çünkü O sahili o otelleri kısaca nabız gibi atan o bölgeyi kendimizden bile kıskandıydık!. Açsak ne yapacağımızı bilmiyorduk!. Zaten Ecevit’in, “müzakerelerde koz olarak kullanılacağını” söylemesi nedeniyle de beklemeye alınıp askerin denetim ve yönetimine bırakıldıydı..
Nitekim yıllar yılı ne diyordum ne zaman kapalı Maraş konusu geçse: “Tellerinden uzanıp içine tükürme hakkımın bile olmadığı Maraş benim değildir..”
Peki bugün benim mi oldu? Artık Maraş’ın tümü KKTC’ye mi geçti?
Durum vaziyetlere bakılırsa öyle ama biz yine de dün açılışı yapılan bu “kapalı Maraş”a bir daha bakalım.
***
(ELİMDEKİ rakamlar bire bir doğru olmayabilir ama kapalı Maraş’la ilgili ulaşabildiğim bunlardı. Aktarıyorum:)
Kapalı dediğimiz Maraş’ta 10 bin yataklı 43 otel var. (Hatta Sofia Loren’in evi olduğu bile söylenir.)
60 apartman tipi (apart) otel de var.
3 bin dükkân.. 99 eğlence yeri.. 143 yönetim ofisi, (kapalı Maraş bölgesine göre bana abartılı gelen) 4 bin 649 ev yine abartılı olmalı 21 banka, 24 tiyatro ve sinema salonu, 180 yarım inşaat, kütüphanelerinde 8 bin 5 yüz Türkçe, Yunanca, İngilizce kitap… Şu anda ve ilk etapta nerelerin resmen açıldığını (bu yazımı açılış öncesi hazırladığımdan) bilmiyorum ama her halde yeni rakamlar açıklanacaktır.
Ve o zaman “Kuzey’de nasıl bir bölgeye sahip olduğumuzu daha iyi anlayacağız da asıl sorun nedir bilir misiniz? Ki soralım: Tatar’la Erdoğan Kapalı Maraş’ı açarlarken ilgili plan program yaptılar mı? Mesela:
***
EĞER 1974 Barış Harekâtı sonrası Kuzey Kıbrıs gerçeğini yaşamıyorsak.. Eğer ganimet döneminde değilsek… Eğer artık kimsenin tapulu mülkünü gasp edecek değilsek… Eğer rant ekonomisi ile değil, bir devlet ciddiyet ve saygınlığıyla hareket edeceksek… Eğer söylendiği gibi hukuk çerçevesi içinde hareket edeceksek… Evvel emirde diyor ki “akıl,” açılan bölgedeki otellerin evlerin sahip ve şirketlerine “buyurun malınıza sahip çıkın” dememiz gerekir? Fakat daha açmadan “kapalı Maraş Türk toprağıdır” demekle o kapıyı galiba da kapattık! Peki ne yapacağız bu açtığımız bölgeyi?
İŞTE zurnanın zırt dediği deliği! Onca oteli, evi, dükkânı apart otelleri ihaleye mi çıkaracağız? TC’den gelecek iş insanlarına firmalara mı satacağız? Yoksa kiralayacak mıyız? Evleri hangi nüfusla ikamete açacağız? Yoksa tüm elimize geçenleri tombala çeker gibi kura usulüyle adını yazdıran ekabire mi devredeceğiz?
ÇOK ciddi bir sorunun sorumluluğunu yüklendiğimizin her halde farkındayız. İstanbul’un bir mahallesi kadar bile olmayan bir bölgeyi yeniden imar iskâna açmak belki büyük bir sorun değildir ama biz bu ülkede ganimet dönemi de yaşadık, rant ekonomisi de gördük, gaspı da tanıdık ki açılan bu yeni bölge’ye de bu nedenle olmalı kuşkulu bakıyoruz!
Nitekim 1974’den sonra iskâna açtığımız Maraş “kurtarılmış bölgeydi” ama bu şimdi açılan Maraş tam 46 yıldır sürekli müzakere masalarında “iade” edilen, asıl sahipleri için bekletilen Maraş’tır.. Yani ne “kurtarılmış bölgedir” ne baba, dayı, amcalardan kalan mirastır!
Bu nedenle kılı kırk yarmak gerekir bir, dış dünyaya neden açtığımızı anlayacakları şekilde anlatmak gerekir iki..
…VE oh olsun Rum’a! Verdik almadı! 46 yıl kapalı tuttuk sahip çıkmamak için önüne gelen her planı reddetti! Hâlâ da ayni kafada gitmekte! Şimdi görsün bakalım dünya kaç bucaktır ve govcalasın!
***
Ha bir de topal ördek durumuna düşmüş hükümet ve sorunu var. Ona da ölmez ve sağ kalırsak Pazartesi bakacağız ki aslında ben bayılırım bu havalara! Çok heyecanlı oluyorlar…
































