CTP-DP hükümetinin son günlerinde dönemin eğitim bakanı Özdemir Berova düzenlediği basın toplantısında belirlenen iki pilot okulda tam gün eğitime geçileceğini söylemişti. Bu konudaki hazırlıkların tamamlandığını ve Eylül ayında başlayacak yeni öğretim yılında bu iki pilot okulda tam gün eğitime geçilecekti. DAÜ öncülüğünde yeni hazırlanan öğretim programlarının da bu pilot okullarda uygulamaya konulacağı da o dönemde konuşuluyordu.
Hal böyle iken yeni kurulan CTP-UBP hükümet programında “tam gün eğitim” yok. Geçmiş yıllardaki neredeyse tüm hükümet programlarında yer alan “tam gün eğitim” bu kez yok. Şimdi aklıma şu soru geliyor. Acaba yeni öğretim yılında geçmiş hükümet tarafından belirlenen pilot okullarda tam gün eğitim uygulaması hayat bulacak mı?
Burada benim esas derdim; hükümet programındaki tam gün eğitimin varlığı ya da yokluğu değildir. Buradaki sorun eğitimin bu kadar yazboz tahtasına döndürülmesi ve eğitimde doğru dürüst bir eğitim politikasının geliştirilememiş olmasıdır.
“Devlette devamlılık esastır” sözü bizi ülkede pek geçerliliği yoktur. Özellikle eğitimde her gelen hükümet bir şeyler değiştirmek için uğraş verir, bir önceki hükümetin yaptığını özellikle bozar. Açıkçası merak ediyorum; Acaba yeni hükümet bir önceki hükümetin yaptıklarını bozmak için mi uğraşacak yoksa, yapılan olumlu şeyler üzerine bir şeyler mi ekleyecek?
Bilinen bir gerçek varsa, eğitimde CTP ve UBP geçmişteki uygulamalarında bir birine zıt politikaları hayata geçirmişler ve birbirlerinin yaptıklarını ortadan kaldırmışlardır.
*******
Son CTP-DP hükümeti döneminde ilk kez CTP Eğitim Bakanlığını koalisyon ortağına bıraktı. CTP-UBP hükümetinde de CTP eğitimi yine hükümet ortağına bıraktı. CTP açısından pek alışık olmadığımız bir durum… Bu kez CTP eğitimde yaşanan sorunlarla ilgilenmemek, gerekli olan reformlara biraz uzak durmak istemiş izlenimi yaratıyor. Her ne kadar da CTP yöneticileri “bu hükümet parçalı bir hükümet modeli olmayacak, bir bütün hükümet modeli olacak” dese de bunu uygulamada göreceğiz. Kanaatimce eğitimde yaşanacak başarısızlıklar, UBP’den çok CTP’nin hanesine yazılacağını da rahatlıkla söylemek mümkün… Geçmiş tecrübeler bunu gösteriyor.
CTP-UBP hükümet programındaki eğitim başlığı altındakilere baktığınız zaman çok önemli reformlar gözünüze çarpar. Ancak buradaki sorun bu hükümet programında yazılanların ne kadarının hayat bulacağıdır.
Bir başka önemli noktaya da dikkat çekmekte yarar var. Bu hükümet programının eğitim başlığı altında yer alanlar ile 5’inci Milli Eğitim Şurası’nda alınan kararlar arasında ciddi benzerlikler vardır. Bu da eğitim adına hükümet programının uygulanabilmesini kolaylaştırıyor. Şura desteğini arkasına alan bir hükümetin sendikalardan da olumsuz bir reaksiyon alacağı kanısında değilim. Çünkü şura kararlarına sendikaların önemli desteği olmuştu.
*******
Eğitim sendikalarının “hoş geldin” eyleminden de anlaşılacağı üzere, eğitim bakanının Kemal Dürüst’ün olduğu bir CTP-UBP hükümetinin sendikalar ile iyi bir diyalog kurabilmesinin sıkıntıları olacağı aşikardır. Kemal Dürüst’ün geçmiş eğitim bakanlığı dönemlerindeki uygulamaları sendikalarda iyi bir izlenim bırakmamıştı.
Sendikalar ikna edilmeden eğitimde reform iddiaları da pek inandırıcı olmayacak. Aslında bu hükümetin eğitim adına yapabileceği ilk iş sendikalar ile iyi bir diyalog sürecini başlatması olacaktır. Belki de hükümet programının ilk maddesi bu olmalıydı. Dünyada eğitimde yaşanan hiçbir reform hareketi öğretmen sendikalarının desteği olmadan mümkün olmadı.
Dolayısı ile bu tam gün eğitim meselesi de sendikalar ile istişare edilerek halledilmelidir.
































