Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Burslar ve eşitlik

Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde öğrenim gören Kıbrıslı Türk üniversite öğrencileri bir süredir eylemlilik sürecinde… Haklı bir kavga veriyorlar. Türkiye ve KKTC’de öğrenim gören üniversite öğrencilerine verilen burslar gibi, kendileri de burs hakkından yararlanmak istiyor.

Sonunda söyleyeceğimi başında söyleyeyim. Hukukçu değilim ama bu çocukların burs almasını engelleyen Burs Tüzüğü, Anayasa’nın eşitlik ilkesine ters gibi geliyor bana…
Yani şimdi böyle bir anlayış olabilir mi? Türkiye’de ve KKTC’de okuyana burs var, İngiltere’de Fransa’da okuyana burs yok. Yani bizim devlet, öğrencilerin hangi ülkede okuması gerektiğini de mi işaret ediyor?
Kim yapmışsa bu Burs Tüzüğü’nü ona sormak gerekiyor. İngiltere’de öğrenim gören bir öğrencinin mi daha çok bursa ihtiyacı var yoksa KKTC’de öğrenim görenin mi?
Bir tarafta KKTC’de ailesinin yanında kalan, yiyecek ve barınma ihtiyacının büyük bir kısmını ailesinden karşılayan, altında arabası olan bir öğrenci profili, diğer tarafta ise İngiltere’de öğrenci yurdunda kalan veya bir oda kiralayan ve buna da en az ayda 600 sterlin, günlük tren biletine Londra’da 8 sterlin ödeyen bir öğrenci profili var karşımızda… Varın yiyecek masrafını da siz hesaplayın. Tüm bunlara bir de Türk Lirası’nın Sterlin karşısındaki değer kaybını, KKTC’deki maaşların %40 oranında eridiğini de düşünürsek, gel de Avrupa’da çocuk okut…
Bu devletin eğer Avrupa’da öğrenim gören gençlere burs vermeme gibi bir politikası olacaksa, kapatın o zaman kolejlerdeki A Level programlarını… Ne gereği var kolejlerdeki A Level programlarına. Bu koşullarda İngiliz’in dediği gibi aileleri “working class” ve “middle class” durumunda olan gençlerin Avrupa’da okuma şansları gerçekten çok sınırlıdır. Yoksa biz kolejlerin A Level programlarını “upper class” ailelerin çocukları için mi açtık?
Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 2013-14 öğretim yılı sonunda Avrupa’ya öğrenime giden öğrenci sayısı 126. Ekonomik koşullar nedeniyle sayı bayağı düşmüş. 2004’te Kıbrıs Cumhuriyeti AB’ye girmesinden sonraki yıllarda bu sayı en az iki katıydı. TC ve KKTC’deki üniversitelerde bu yıl öğrenime başlayan öğrenci sayısı ise 1674. 
Yani anlayacağınız bu ülkede yüzlerce öğrenciye burs veriliyor ama bütün fazlalık bu 126 öğrenci. Hade birkaç yüz de geçmiş yıllarda Avrupa’ya okumaya gidenleri de eklerseniz bu sayı 500’ü geçmez. Kaldı ki bu öğrenciler arasında kriter üstü olacak çok sayıda öğrenci de vardır diye düşünüyorum. Yani Avrupa’da okuyup da burs alma kriterlerine uyan öğrenci sayısı öyle devlet bütçesini sarsacak durumda değil. Yani bu gençlerin burs almaması kabul edilebilecek bir durum değil.
Ama bildiğim kadarı ile çağ dışı kalmış bu Burs Tüzüğü’nün değiştirilmesi veya kredilendirme sistemine geçiş için bakanlığın bir çalışma yaptığını biliyorum. En erken bir zamanda öğrencilerin hangi ülkede öğrenim gördüklerine bakılmaksızın burslar konusunda yaşanan adaletsizliğin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bugün ailesinin gerçek geliri tespit edilemeyen, işletmeleri zararda gösterilen ailelerin çocuklarının devletten aldığı bursu meyhanede içki içmek veya lüks arabasına benzin koymak için kullandığı biliniyor ve dilden dile de söyleniyor.
Ortada böyle bir rezalet varken Avrupa’da öğrenim gören öğrencilere “size burs yok” demek hangi adalet ve eşitlik anlayışına sığar. Bu konu hiç geç kalınmadan halledilmesi gerekir. İster yeni bir burs tüzüğü ortaya konulur, ister mevcut üzerinde değişiklik yapılır. Ama bu sorunun acil olarak halledilme zorunluluğu vardır. Sadece hükümete değil, meclise de bu konuda büyük görevler düşmektedir. İvedilikle bu konu çözülmelidir.
Halbuki, Avrupa’da öğrenim görmek isteyen öğrenciler bugünün aksine daha çok teşvik edilmeli, öğrencilerimizin dünya ile bütünleşmeleri bir devlet politikası haline getirilmelidir.