Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi geçtiğimiz gün yaptığı açıklama ile ülkemizde yaklaşık 73 bin üniversite öğrencisinin olduğunu belirtti. Bu öğrencilerin yaklaşık 56 bini yabancı… Devlet Planlama Örgütü’nün 2011 verilerine göre ülke nüfusumuz ise 286 bin.
286 bin nüfuslu bir ülkede 56 bin yabancı öğrencinin bulunması çok önemli olsa gerek… Bu öğrencilerin ülke ekonomisine önemli katkılar sağladığını ve doğru politikalarla daha fazla katkı sağlayabileceğini söylemek için ekonomist olmaya gerek yok. Son yıllarda üniversiteler kendi çabaları ile Türkiye dışındaki ülkelerden de öğrencilerin ülkemizdeki üniversitelere gelmeleri için yoğun bir tanıtım programı yaptıkları biliniyor. Üniversitelerdeki öğrenci sayısının artmasının ana nedeni Türkiye ve KKTC dışındaki ülkelerden gelen öğrenci sayısının ciddi bir şekilde artış göstermiş olmasındandır. Demek ki ülkenin tanınmamış olması üniversiteleri pek etkilemiyor. Bugün ülkemizde özellikle Nijerya’dan yaklaşık 5 bin öğrenci olduğu resmi kurumlarca açıklanıyor. Nijerya yanında İran, Özbekistan, Azerbaycan’ın da içinde bulunduğu yaklaşık 120 ülkeden çok sayıda öğrenci ülkemizde öğrenim görüyor.
Yüksek öğrenimle ilgili bugüne kadar ciddi bir devlet politikası geliştirilemediği gibi, üniversitelerin ülke ekonomisine olan katkısı da kavranamadı. Dünyada, KKTC dışında nüfusunun dörtte biri kadar üniversite öğrencisinin olduğu başka bir ülke yok.
Yüksek öğrenimle ilgili olarak planlı ciddi bir çalışma yapılmadığı için, ülkedeki bu 73 bin üniversite öğrencisi barınmadan tutun da sosyal aktivitelere kadar ciddi sorunlar yaşadıkları biliniyor. Yani ben merak ediyorum, bu kadar öğrenci artışı varken, bu öğrencilerin barınma sorunu düşünüldü mü? Yoksa ev ve yurt ücretleri fahiş fiyatlara mı yükseldi?
******
Daha önceki yazılarımda da değindiğim gibi bir üniversite bulunduğu şehir ile bütünleşmiyorsa, ortada bir sorun var demektir. Hem şehir hem üniversite hem de öğrenci açısından bu bütünleşme önemlidir. Dünyada çok sayıda üniversite var ki şehirle bütünleşmiştir. Cambridge ve Oxford’u her zaman örnek gösteririm. Şehir ve üniversiteler bütünleşmiştir. Şehirdeki hayat neredeyse üniversitelere göre şekillenmektedir. Bizim ülkemizde durum böyle değildir. DAÜ dışında şehirle bütünleşen bir üniversite daha mevcut değildir. Kaldı ki DAÜ’nün de bu anlamda ciddi sıkıntıları vardır. Geçtiğimiz günlerde ulusal basına yansıyan bir haberde Lefke esnafının en büyük şikayetinin Lefke Avrupa Üniversitesi’nin Lefke ile bütünleşememesi olduğunu görüyoruz.
Lefkoşa için de benzer durumdan söz edilebilir. 25 bin öğrenci ile KKTC’de en çok öğrenciye sahip olan YDÜ ve 8 bin öğrencisi ile UKÜ Lefkoşa’nın dışında konuşlandıkları için şehirle istenilen bütünleşme sağlanamamıştır. Lefkoşa’da 35 bine yaklaşan üniversite öğrencisi Lefkoşa’da yaşayanların üçte biridir.
Ekonomik sıkıntılar yaşayan KKTC devletinin ve halkının ülkedeki üniversitelere ve öğrencilere daha fazla önem vermesinin günü geldi ve geçti bile…
Ülkede bulunan yabancı öğrencileri “yolunacak kaz” görmekten çok “kaz gelecek yerden tavuğu esirgemeyelim” anlayışı ile yaklaşırsak ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamış oluruz. Eğer gerçekten “üniversite adası” olacaksak, bunun gereklerini yerine getirmek zorundayız. Kadın bedeninin pazarlandığı gece kulüpleri, onlarca kumarhane ve bahis oynanan yerlerin mantar gibi üniversitelerin etrafında konuşlandığı bir ülkede yüksek öğrenim politikasından bahsetmek çok gerçekçi olmasa gerek…
Ya Las Vegas ya da Oxford…
Her ikisi da olmaz. Olursa bizdeki gibi çarpık olur.
Artık bir karar vermek gerekiyor.
































