Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Covid 19’un bize gör dedikleri!

İlk vakanın üzerinden yaklaşık 50 gün geçti. Durumumuz fena görünmüyor. Hastanede tedavi altında kalan son 7 kişi de her an taburcu edilebilir durumda. Son 6 günde PCR testlerinden pozitif çıkan kimse yok…

Bitti mi salgın? Hayır! Daha yeni başladı! Tüm dünya bu yeni virüsü tanımaya ve onunla nasıl yaşayabileceğinin hesaplarını yapmakta. Aşı veya koruyucu veya iyileştirici bir ilaç hiç çıkmayacak mı? Elbette bugünün teknolojisiyle belki de beklediğimizden daha erken çıkacak ama bu virüs devamlı mutasyona uğradığı için aşının insanlara ne kadar bir koruma sağlayacağı da tartışılmaya başlandı. İlaç konusunda ise devamlı yeni fikirler ortaya atılmaktadır…

Tabii bu iki aylık dönemde salgın bize sağlık açısından büyük bir darbe vurmamış olsa da aynı şeyi ekonomi için söyleyemeyiz. Şöyle bir baktığımızda, ekonomiyi toparlamamamız epeyi bir zamanımızı alacak gibime geliyor!

Covid 19 bize ayrıca sağlık alt yapımıza para harcamamız gerektiğini de hatırlattı bu dönemde. Geçenlerde Meclis’te detaylı bir sunum yapan Sağlık Bakanı yoğun bakım yataklarının ihtimal bir ikinci dalga salgına karşı hazır olduğunu, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde 48 yatağın ‘yoğun bakım’ amaçlı kullanılacak şekilde hazırlandığını söyledi.

Sağlık Bakanı Ali Pilli, “Hastanede her oda, her yatak bir yoğun bakım haline gelmiştir” diyen Pilli, 48 yatağın solunum cihazları da girecek şekilde yoğun bakım için hazırlandığını söyledi. “136 yatak da karantina merkezi olacak şekilde hazırdır” diyen Ali Pilli, özel bir yurt kiraladıklarını, bunun da karantina amaçlı kullanılabileceğini söyledi ve herhangi bir salgın halinde toplamda 173 yatağımız olduğunu müjdeledi.

Bugüne kadar 3,084 kişiye ev karantinası uyguladıklarını söyleyen Ali Pilli, 18 Mart’tan bu yana 1834 kişiyi de devlet gözetiminde karantina altında tutmuş olduklarını ve hala daha 510 kişinin gözetim altında tutulduğunu açıkladı. Pilli ayrıca elimizde yaklaşık 5000 PCR, 3000 de hızlı kit olduğunu söyledi.

Pilli konuşmasının sonunda salgınla mücadele süresince bir çok yeni şeyler öğrendiklerini ve böylece tecrübe kazandıklarını da itiraf etti. Yalnız ilave etmediği başka bir şey daha vardı sayın Pilli’nin! Sağlıkla ilgili bugüne kadar yeterli veri tutulmamasının yarattığı ve yaratacağı potansiyel sorunlar!! Örneğin hala daha sağlık komitelerde, komisyonlarda yer alan çok değerli hocalarımız, uzmanlarımız, eski sağlık bakanlarımız ve doktorlarımız varsayımlar üzerinden açıklama yapmaya devam ediyorlar. İşte Covid 19 bize buna artık bir son vermemizi söylüyor! Doğru dürüst istatistiğin olmaması bize çok büyük oyunlar oynayabilirdi ve hala daha da oynayabilir! Örneğin ölüm istatistikleri. Ölüm nedenleri! Geçen seneki hasta trafiği, hastalık tipleri. Son beş, altı yılın hastalık verileri.

Elimizdeki ilaç stoku dahi meğer sayılmamıştı salgından önce düşünebiliyor musunuz? Örneğin 50 gün geçti hala daha hiçbir komiteden sağlam verilere dayalı yazılı bir açıklama duymadım. Doktorların ve üst kurul çalışanların varsayımlar üstüne kurulu açıklamalarına baktığımızda, ya devletin hiçbir istatistik tutmadığını kabul etmek zorundayız ki durumun bu halde olabileceğine hiç şaşırmam, ya da uzmanlarımızın bir türlü veriye dayalı açıklama yapma alışkanlıkları geliştirmediğini varsayacağız. Uzman kurulları tavsiyelerinin nedenini eğer verilerle ve mantıklı bir şekilde ortaya koyamazlarsa insanlardan “hade başlayın” şeklinde bir desteği nasıl almayı umuyorlardır? Yoksa önemli değil mi halkın desteği? Öte yandan hiçbir istatistiki çalışma yapmadan nasıl kabul edeceğiz bugünlerde sıkça iddia ettikleri bazı hipotezleri? Örneğin gizli Covid 19 hastasını veya daha doğrusu Covid 19 olmuş ama şimdi hastalığa bağışıklık kazanmış bir sürü kişi var iddiası gibi!

Geçen seneki vakalarla bu senenin vakalarını kıyaslamadan kaç kişinin gizli Covid 19 olduğunu nasıl tahmin edebiliriz? Edemezsek halkımıza artan sayıda hızlı test yapmamızı neyle açıklayabiliriz? Önümüzdeki günler için sürekliliği ve kalıcılığı olacak tedbirler almamıza kılavuzluk neye göre dayandırılarak yapılacak?

Aynı istatiksizliğin getirdiği karmaşayı, yardım dağıtırken veya hükümet, tasarruf önlemleri alırken de görecektik. Tabii bütün bunlara şaşırmadım. Bundan üç, dört ay önce sosyal medyada defalarca çağırı yaparak eğer Cumhurbaşkanlığına aday olan siyasi parti temsilcileri doğru dürüst oturup istatistiklere bakarak adayarısındaki insan envanterini açıklamazlarsa oy vermeyeceğimi söylerken tam da böylesi bir durumun olma ihtimaline işaret ediyordum.

Neymiş? Covid 19 bize bir an evvel, doğru dürüst, sağlık başta olmak üzere, birçok şeyin artık doğru dürüst kayıt altına alınmasını ve her konuda istatistik toplanmasının ne kadar elzem bir şey olduğunu gösterdi!!