Coronavirüsü nedeniyle yapamadığımız ve özlem duyduğumuz bazı şeyleri çok ama çok özledim.
Ülke genelinde bu bela ile uğraşılırken, ben “Sporu” çok ama çok özledim.
Neleri özledim? Bir bir bunları yazacağım.
BRT Spor Servisi’ndeki arkadaşlarımı özledim, onlarla didişmeyi haber takibini ve programlarımı özledim.
Havadis Gazetesini özledim.
Ülkenin gündem yaratan gazetemizi özledim.
Tabi ki de Havadis Spor Servisini özledim.
Ahmet Özsoy yönetimindeki ekibi özledim. O haber takibini özledim.
Futbolu, Basketbolu, Voleybolu, Hentbolu, Tekerlekli Sandalye Basketbolunu, Tenisi, Masa Tenisi ve Taekwondo Federasyonu ile adını yazamadığım diğer federasyonları özledim.
Hem de çok özledim.
Ayrıca Spor Dairesi ile didişmeyi özledim. Sayın Mehmet Özbilgehan ve Sayın Kemal Deniz Dana’yı eleştirmeyi özledim.
Sertaç Bozatlı ile atışmaları özledim.
Hasan Sertoğlu’nu eleştirmeyi özledim.
Basketbol camiasının didişmesini özledim. Camianın önemli isimlerini özledim. Basketbol Federasyonu Başkanı Ahmet Sütcü, Alişan Şenol ve Osman Emiroğlu gibi isimleri eleştirmeyi özledim.
Halit Kıryağdı, Emrah Güven, Gökay İşkar, Ahmet Şahinsoy, Orhun Mevlit, oyuncular ve basketbol severlerle maç izlemeyi özledim.
Eser Taçoy, Soner Evitan ve hakemlerimizi eleştirmeyi özledim. Yani kısacası tüm basketbol camiasını özledim.
Voleybolda da başkan Enver Kaya’yı sinir etmeyi özledim. Maçları özledim. Tabi ki hakem başta Sedat Kılıç olmak üzere, hele de Adil Trabzon ile maç öncesi şakalaşmayı özledim.
Hentbolu, Tenis’i ve tabi ki Tekerlekli Sandalye Basketbolunu özledim.
Bu Coronavirüs olmasaydı takımın şampiyonluğunu yazacaktık, ama o günler de gelecek. O şampiyonluğu yazacak günler de gelecek elbet.
Ayrıca Zekai abiden Şeftali kebabı yemeyi özledim. Burak’taki samimi ortamı özledim, deniz kenarında balık yemeyi özledim.
En önemlisi tüm dostlarımı özledim.
Anlayacağınız herkesi ama herkesi özledim.
En erken zamanda görüşmek üzere seviliyorsunuz.
































