Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

Pandemi ve geleneksel eğitimin yok oluş sinyalleri

Geleneksel eğitimin bittiği bu köşede çokça vurgulandı. 30 ya da 40 kişi önünde sürekli konuşan ve sürekli ‘bilgi aktaran’, öğrencilerinse bunları ‘ezberlemeye’ odaklı sistem pek çok ‘gelişmiş ‘ ülkede çoktan bitirilmişti.

Geleneksel eğitim fabrika sahiplerine ‘işçi’ nitelikleri ile donatılmış bireyler yetiştirme amacı ile kurgulanmıştı. İtaat eden, sadece öğretileni yapan ve yaratmayan, üretmeyen işçi yetiştirmeye.

Gelişmiş bazı toplumlar Endüstri 4.0, bazılarıysa bir üst toplum olan Endüstri 5.0 Dönemi’ni yakalamış durumda. Geri kalan toplumlar ise yakalamak için çaba sarf etmekte bazılarıysa yok olma eşiğinde; ya kendilerini hazırlayacaklar ya da dünyadan kopuk yaşam tarzlarına mahkum, öylesine köy gibi yaşamaya devam edecekler.

Endüstri 4.0 akıllı üretim ve endüstriyel pazarların dijital dönüşümü olarak kabul edilmektedir*. Endüstri 4.0 Dönemi ayrık ve süreç üretiminde, lojistik ve tedarik zincirinde (Lojistik 4.0), kimya endüstrisinde, enerji (Enerji 4.0), ulaştırma, kamu hizmetleri, petrol ve gaz, madencilik ve metal ile diğer segmentlerde kaynak endüstrileri, sağlık hizmetleri, ilaç ve hatta akıllı şehirleri kapsayan 4. Endüstri Devrimi’ni simgeler. Anlayacağınız tüm sektörlere girmiş durumda.

Özellikle siber-fiziksel sistemler olarak adlandırılan fiziksel endüstriyel varlıkların ve dijital teknolojilerin birbirine bağlanması ile karakterize edilen net çerçeveler ve referans mimarileri içeren geniş bir vizyondur*.

Bu vizyonda ‘geleneksel eğitim’in yeri yok. Artık geleneksel eğitimdeki ‘ders’lerin değişmesi gerekir. Okulöncesinden üniversiteye kadar eğitim ve öğretim programları da hükmünü yitirmiştir; çünkü var olan dersler bilgi aktarma temellidir. Dünya’nın, gerçeğin, bilginin, etik ve ahlaki değer yargılarının değişmediği anlayışı ile örgütlenmişti.

Örneğin ahlaklı davranış nedir? Sorusunun yanıtı bellidir. Geleneksel felsefik ve eğitim akımları bunu desteklediği için de geleneksel ahlak kuralları hala daha öğrencilere ‘doğru’ imişcesine aktarılmaktadır.

Yeni derslere ihtiyaç var: bunlar arasında koding (programlar), çevre koruma, dijital dünya, bilgisayar okur yazarlığı, sağlık, dünya vatandaşlığı, doğanın dengesi, sensör ve teknoloji, robotlar ve hakları, veri bankası internet vs. ilk akla gelenler.

Endüstri 4.0 Dönemi’nde ‘şimdi ilkokula başlayan öğrenciler üniversiteye gideceklerinde seçecekleri meslekler bile henüz ortaya çıkmamış olabilir’ sayıltısıyla hareket edilmektedir.

Geleneksel eğitimde, özellikle ortaokul ve lise döneminde öğrencilere sunulan derslerle öğrenciler bilgi edinimi yanında meslek seçimine de yönlendirilir. Örneğin biyoloji dersi gören öğrenciler biyolog ya da biyoloji öğretmenliği seçimin yapar.

Fakat 4.0 döneminde farklı meslekler ortaya çıktı ve çıkacaktır. Yeni meslekler için okullarda örnek teşkil edecek dersler ya da derslerin içeriği eksik.

4.0 döneminde sayıları, toplama, çıkarmayı, kümeleri bilmenin önemi yok; önemli olan verileri alıp yorum yapabilme becerisi kazanmaktır. Matematik belki varlığını dijital beceri için koruyacak ancak üst düzeyde beceri olan ‘matematiksel verileri yorumlayıp’ devamında da ‘kullanmak’ olacaktır. İşte bu tür beceriler geleneksel eğitimde yok.

Bu nedenle ders programları hazırlanırken program geliştirme gruplarının içine ‘4.0 uzmanlarının da dahil edilmesi şarttır.

‘Hızlı öğrenme’ çok önemli bir beceri haline gelecektir. O nedenle öğretmenlerin birçok bilgiyi aktarması gereksizdir. Onun yerine temel ilke, akademik kural, sınıflama, kriterleri vererek, öğrencilerin kendi kendilerine örnekleri bulacakları yeni bir öğretim sürecine geçiş için adımlar hemen atılmalıdır. Hızlı öğrenme stratejisi üzerine kafa yorulmalıdır. Ders kitapları, öğretmen elkitapları, tüm araç-gereç donanım bu bağlamda yeniden düzenlenmelidir.

Bu amaçla programların hedefleri/kazanımları yeniden gözden geçirilip zaman kaybına neden olacaklar çıkarılmalı, hızlı öğrenmeyi sağlayacak olanlar elde tutulmalı.

Yapılması gereken ilk adım konu alanlarının yeniden alınmasıdır. Hangi yeni dersler veya ders konuları okulların eğitim programlarına ve devamında öğretim programlarına girecek? Öncelikle bu sorunun yanıtı bulunmalıdır.

Geleneksel eğitimle üniversitelerde yetişmiş olan öğretmenler de hızlıca hizmet içi eğitimden geçirilerek, dijital dünyanın gereklerine uygun beceriler ile donatılmalıdır. 4.0 öğretmeni olmadan 4.0 öğrencileri asla yetiştirilemez. Bu konu önemli ilerde tartışmaya devam edeceğiz.

*www.i-scoop.eu/industry-4-0