Devrim DEMİR
Serdarlı köyünde yaşamını sürdüren Nuray Kanarya, çocuk yaşlarda annesinden öğrendiği eski el işlerini gelecek nesillere taşıyor. Kıbrıs kültürünün parçası olan sele ve sepet yapımına çocukluğundan beri ara vermeden devam eden Nuray Kanarya, yaptığı işin oldukça zahmetli olduğuna da dikkati çekiyor. Kanarya zahmetine rağmen bu el zanaatının geleceğe taşınması gerektiğini ifade ederken “Zahmetli bir iş ama ben zevkle yapıyorum. O nedenle de vazgeçemiyorum” demekten de geri kalmıyor.
Evde otururken üretmenin oldukça keyif verdiğini söyleyen Nuray Kanarya, ürettiklerini satarak maddi gelir elde etmenin de keyfini yaşıyor.
Nuray Kanarya, sele ve sepetin yanı sıra Kıbrıs ağzı ile Gavurga isimli yemişleri de ürettiğini ve katıldığı eko günlerde satışa sunduğunu anlattı.
Annesinden öğrendiklerini devam ettiriyor
Son zamanlarda Kıbrıs’ın hemen hemen hafta sonu her köyünde eko günlerin düzenlendiğini ve Kıbrıs kültürünün yeniden değer kazandığını ifade eden Nuray Kanarya, “Küçükken annemiz babamız yemiş yerine bizi Kıbrıs ağzı ile bilinen (Gavurga) isimli yemişlerle beslerdi. Buğdaydan yapılan içine türlü kuruyemişin ve susamın katıldığı çocukluk yemişimizdir. Ben hala yapıyorum ve çokta özel müşterisi var. Kıbrıs’ın eko günlerinde stantlarda çok satılan yemiş türüdür” dedi.
Annesinden öğrendiklerini devam ettirdiklerini şu şekilde ifade etti Nuray Kanarya: “ Sele-sepet işini çok küçük yaşta öğrendim ve zevkle bugün hala yapıyorum. Bu iş için özel bir odamız var ve kardeşlerimle birlikte annemizden öğrendiğimiz el işlerini devam ettirmeye çalışıyoruz. Sele-sepeti özellikle Güney’de yaşayan Rumlar tercih ediyor. Alıcısı oldukça fazla ve güzelde satılıyor. Çok zor zahmetli bir aşamadan geçse de kendimiz yapıp ürettiğimiz için çok zevkli.”
Oldukça zahmet ve emek isteyen sele-sepet işini Nuray Kanarya ve kardeşi severek yapıyor
































