Hayattayken yaptıklarıyla iz bırakan insanlar, kolay kolay ölmezler. Savi kolay kolay unutulmayacak insanlardan biridir.
Onunla 1985lerde tanıştık. Eşim doktor olduğu için, Ay Triada’dan , hasta olan Rumlar Savi’nin arabasıyla evimize getirtilmekteydiler.
O yıllarda, Rumların seyahat özgürlüğü yoktu. Kendi köylerinin dışına seyahat edemiyorlardı.
Önemli bir iş için veya sağlık sorunları nedeniyle Mağusa’ya gitmeleri gerektiğinde, Zeamet Polis Karakolundan izin alıp, genellikle bir refakatçi ile Mağusa’ya veya Lefkoşa’ya gidebilirlerdi.
Savi, 4-5 dili iyi bilen, Türkçe konuşabilen nadir Rumlardandı. Üstelik insanlar arasında hiçbir ayrım yapmıyordu.
Karadeniz bölgesinden Ay Triadas’a (Sipahi) yerleştirilen Türklerle ilk günden çok iyi ilişkiler kurdu.
Özellikle Türk çocukları, Savi tarafından dostça kabul edildi. Annleri ve babaları da, herhangi bir ihtiyaçları olduğunda çekinmeden Savi’ye koştular.
Savi’nin ayrım yapmayan akılcı politikaları, Karpaz’daki Rumların yaşamlarının kolaylaşmasında çok belirleyici oldu.
Savi, doktor eşim hastalara bakarken, ben evde olmadığım zamanda küçük çocuklarıma da baktı. Yüzündeki gülümseme ve zeka fışkıran gözleri ölümüne kadar, herkese dostça baktı.
Savi’nin oğlu, daha 20li yaşlarda iken, 1974 savaşlarında kayıplar arasına katıldı. Savi ve eşi, oğullarının savaş içinde kayıp olmasına rağmen, Türklere hiçbir zaman ayırımcı bir gözle bakmadı.
Bu Ay Triada’lı bilge adam, savaşların sadece büyük devletlerin çıkarına olduğunu ,Türk ve Rumların paylaşamayacakları hiçbir şeyleri olmadığını savundu.
2003’de kapıların açılmasıyla birlikte, Kuzey’e gelen birçok gazeteciyle Savi’nin tanışmasına yardımcı oldum. Eşimin görevi icabı da Rumlarla çok yakın bir çalışma temposu içerisinde olduk.
Bu iki insan, Karpaz’da Türk ve Rumların birlikte yaşayabileceğini gösteren çok iyi işler yaptılar…
Kapılar açıldıktan sonra iki toplumlu gruplar, her ikisine de, yakınlaşma için gösterdikleri özverili çalışmalardan dolayı onur ödülü verdiler.
Savi, Kıbrıs Türk gazetecilerinin Karpaz ile ilgili her yayınında, gazetecilere her tür yardım ve desteği severek yaptı.
Cenazesine çok sayıda insan katıldı. Cenaze töreninden sonra, ziyaretimize gelen bir Rum doktorun söylediğini unutmak mümkün değil:
“Eğer politikacıların yerinde Savi ve Dr Sonay olmuş olsaydı, Kıbrıs sorunu çok kolay çözülürdü. Her ikisi de, din dil, ırk ayrımı yapmadan, insanların birlikte yaşaması için, ellerinden gelenin fazlasını yaptılar”
Ay Trida’lı Savi, ölümüyle , tüm Kıbrıslılar için acı bir kayıp oldu. Ancak yaptıklarıyla daima hatırlanacaktır.
Kıbrıs’ın tarihinde, örnek kişiliğiyle, ayrım yapmıyan davranışlarıyla daima yaşayacaktır.
































