2016’da tamamlanan Mağusa “Kanalizasyon Projesi” ile ilgili yargı süreci devam ederken AB, bu kez bir tamirat projesi üretti. Proje için öngörülen bütçe birçok soru işaretine neden oldu
ODTÜ RAPORU VAR: Tamirat projesi ile ilgili en çarpıcı analiz ODTÜ’den geldi. Rapora göre, yeni döşenecek boruların eğimlerinde iyileştirme yapılmadı, boru bağlantı yöntemi değiştirilmedi, pompa istasyonlarındaki koku sorunu çözebilecek uygulama yok. Projede, taşma durumları için acil yedek depo yapımı da ulunmuyor
NOKTASAL ÇÖZÜM: Yrd. Doç. Dr. Bertuğ Akıntuğ’un imzasını taşıyan ODTÜ raporunda, yeni projenin yapımından sonra da sistemdeki birçok problemin devam edeceği kaydedilerek böyle kapsamlı bir proje yerine mevcut problemlerin bulunduğu yerlerde noktasal çözümlerinin yapılacağı bir iyileştirme projesinin uygulamaya alınması önerildi
HEM MALİYETLİ HEM GREKSİZ: Mimar – Müteahhit Erdoğan Bekiroğlu: İlk projede tökezleyen AB Ofisi, ikinci projede de tökezlemeye doğru emin adımlarla ilerliyor. Yeni proje çözüm odaklı değil, üstelikte ilk proje 6 milyon Euro’ya yapılırken şimdi tamiratı için yaklaşık 21 milyon Euro harcanacak
KURTARMA OPERASYONU: Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer: 6 milyon Euro’ya yapılan bir işin tamiratına 20 milyon Euro harcanacak. Bir iş arızaları olduysa yüzde 10 ya da yüzde 20’si kadar ihale açılır. Bu şüphe yarattı. İnceledik. Bu AB yetkililerinin kendilerini kurtarmaya yönelik bir operasyondur
Mağusa’da, Avrupa Birliği projesi olarak 2016 yılında hayata geçirilen ancak yanlışlıklar ve eksiklikler sebebi ile AB tarafından geçici kabulü gerçekleştirmemiş olan kanalizasyon projesi ile ilgili yargı süreci devam ederken, bu kez bir tamirat projesi üretildi. Proje ihaleye çıktı.
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Kuzey Kıbrıs Kampusu, İnşaat Mühendisliği Programı öğretim üyeleri yeni projenin teknik değerlendirmesini yaptı.
Yapılan teknik değerlendirmede, AB’nin tamirat projesinin yanlış, üstelik de ilk projeden çok daha maliyetli olduğu belirtildi.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, ihaleye çıkılan tamirat projesi ile analiz yaptı. ODTÜ raporunda çok çarpıcı ifadelere yer verildi.
ODTÜ rapor hazırladı
Yrd. Doç. Dr. Bertuğ Akıntuğ’un imzasını taşıyan raporda, 2012 yılında tamamlanan 46 km’lik Gazimağusa kanalizasyon şebekesinde çeşitli problemler olduğu bu problemlerin çözümü için Avrupa Birliği Komisyonu’nun yeni bir iyileştirme projesi hazırlayarak ihaleye çıktığı belirtildi.
Bu iyileştirme projesinde mevcut kanalizasyon ağının 31 km’lik (%67’lik) kısmının borularının çıkarılarak yenileriyle değiştirilmesi ve bina bağlantılarının bu yeni borulara aktarılmasının projelendirildiği bilgisinin yer aldığı raporda, “ancak bu yeni projede mevcut problemlerin tamamen çözülmediği düşünülmektedir” ifadelerine yer verildi.
Raporda, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Kuzey Kıbrıs Kampusu, İnşaat Mühendisliği Programı öğretim üyelerinden yeni projenin teknik değerlendirmesini yapmasını talep ettiği dile getirildi.
Bu talebe cevaben yeni proje üzerinde yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda çeşitli bulgular elde edildiğinin belirtildiği raporda, şu bilgilere yer verildi:
“Öncelikle yeni döşenecek boruların eğimlerinde eski boruların eğimlerine göre bir iyileştirme yapılmadığı görülmüştür. Yeni projede 31 km’lik boruların çok büyük oranında (%80-85) eğimlerinin kabul edilebilir en düşük boru eğiminin altında olduğu hesaplanmıştır. Mevcut boru hatlarında boru birleştirme yöntemi olarak geçme soket yöntemi tercih edilmişti. Daha sonra yeraltı suyunun bu bağlantı noktalarından sisteme girmesi sonucunda sistem çeşitli problemler yaşamaya başlamıştır. Ancak yeni projede de boru bağlantı yöntemi değiştirilmemiştir. Özellikle yeraltı suyunun olduğu bölgelerde kaynaklama yöntemiyle boruların birleştirilmesi bu problemlerin çözülmesini sağlayacaktı. Sistemde özellikle pompa istasyonlarında koku ve paslanma sorunları vardır. Bunu önlemek için pompa istasyonlarına havalandırma borusu konmuştur ancak bu yöntemin koku sorununu tamamen çözeceği düşünülmemektedir. Pompa istasyonlarındaki koku sorunu filtre ve bazı kimyasallarla çözülebilir. Ancak bu uygulamalar yeni projede bulunmamaktadır. Ayrıca 2012 yılından bugüne sistemin kullanımında bazı pompa istasyonlarında taşmalar yaşanmıştır. Böyle zamanlarda atık su çevreye verilerek ciddi çevre sorunları yaşanmıştır. Ancak bu projede olası taşma durumları için bir acil yedek depo yapımı projede yer almamıştır. Son olarak tercih edilen paralel boru değişimi yönteminin beraberinde çeşitli sorunlar getireceği düşünülmektedir.”
“Noktasal çözümlerinin yapılacağı iyileştirme projesi uygulamaya alınmalı”
Yrd. Doç. Dr. Bertuğ Akıntuğ’un imzasını taşıyan raporda, tüm bu değerlendirmeler sonucunda yeni projenin yapımından sonra da sistemdeki birçok problemin devam edeceği kaydedilerek böyle kapsamlı bir proje yerine mevcut problemlerin bulunduğu yerlerde noktasal çözümlerinin yapılacağı bir iyileştirme projesinin uygulamaya alınmasının daha doğru bir karar olacağı önerildi.
Gürcafer: Yanlış yapıldığı başından belliydi
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin raporu doğrultusunda açıklama yaptı.
Gürcafer, projenin yanlış yapıldığının en başından belli olduğunu söyledi ve eğer en başından Vize Bürosu tarafından bu projenin uygunluğu kontrol edilseydi böyle bir sorun yaşanmayacağını anlattı.
Gürcafer, AB’nin kırmızı kitabına göre anlaşmazlık durumunda gidilen bir kurum olan DAB’ın bu konudaki kararında zaten projede yanlış olduğunun ortaya çıktığını kaydetti ve şu şekilde konuştu:
“O kararda, bundan sonraki sürecin de nasıl olacağı, nasıl yapılması gerektiği ile ilgili de karar çıktı. Ancak AB yetkilileri bu kararı tanımadı ve üst mahkemeye gitti. Bu arada da alelacele bir tamirat projesi hazırlanarak ihaleye çıkıldı. Çok ilginç enteresan bir şekilde 6 milyon Euro’ya yapılan bir işin tamiratı için 21 milyon Euro’luk bir ihale açıldı. Bu da bir tuhaflıktır. Bir iş arızaları olduysa yüzde 10 ya da yüzde 20’si kadar ihale açılır. Bu bizim açımızdan şüphe yarattı. İnceledik. Bu adım, işin en başında yanlış yapmış olan AB yetkililerinin kendilerini kurtarmaya yönelik bir operasyondur.”
“ODTÜ’den inceleme yapıp, rapor hazırlamasını istedik”
Gürcafer, bu konu ile ilgili olarak hem AB’nin hazırladığı proje hem de mevcut durumun tamiratı ile ilgili ODTÜ’ye müracaat ettiklerini ve incelenmesini istediklerini belirtti.
ODTÜ’nün de gerekli incelemeleri yaparak rapor hazırladığını kaydeden Gürcafer, bu rapor doğrultusunda da; şu anda yapılmaya çalışılanın doğru olmadığının ortaya çıktığını ifade etti.
Gürcafer, bu tamirat projesinin insanları bataklığın içine sürükleyecek bir adım olduğunu söyledi.
Bekiroğlu: Problem katlanarak devam edecek
Konu ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Mimar – Müteahhit Erdoğan Bekiroğlu ise hem yaşanan süreçle, hem de şu anda gündemde olan tamirat ihalesiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
İşte Bekiroğlu’nun o açıklaması;
“Mağusa kanalizasyon probleminin çözümü için AB’nin yeni tamirat ihalesi açtığından, projenin yine daha önceki hataları içinde barındırdığından, 31 kilometrelik kısmının yeniden kazılacağından, bu kabusu bitiremeyeceğinden ve problemin katlanarak devam edeceğinden daha önce defalarca bahsetmiştim. Şimdi de aynı noktadayım.
Bu konuda Mağusa Halkını bilgilendirmek için süreci takip etmekteyim. Konu ile ilgili ihaleye iki firma tarafından teklifler atıldı ve 09-01-2019 tarihinde teklif mektupları açıldı. İşte bu paylaşımın en can alıcı noktası tam da burası! İhaleye gelen en düşük teklif 20 milyon 500 bin Euro! Türk Lirası olarak yaklaşık 140 Milyon TL… Neden en can alıcı nokta olduğunun anlaşılması için kıyas yapmamız lazım. İlk Mağusa kanalizasyon projesi 6 milyon Euro’ya yapılmıştı. Şimdi ise tamiratı yaklaşık 21 milyon Euro harcanmaya çalışılıyor.
Daha iyi anlaşılabilsin diye bu para şahsen benim elimde olsa Mağusa için ne yapabilirim diye bir hesaplama yaptım.
Şöyle ki;
1- 31 km 6 m genişliğinde 8 cm kalınlığında asfalt yenileme 35,712 t x 55 € = 1,964,160 €
2- 31 km 1 m çapında büz ile yağmur suyu sistemi 31,000 m x 80 € = 2,480,000 €
3- 31 km 2.4 m genişliğinde çift taraflı parke kaldırım 148,800 metre kare × 15 € = 2,220,000 €
4- 31 km çift taraflı bordür 31,000 × 7 € = 217,000 €
5- 31 km yeni kanalizasyon şebeke 6,000,000 €
6- Yetersiz arıtma tesisinin kapasite 2 kat artırılması 7,000,000 €
Tüm bunların genel toplamı yaklaşık 20 milyon Euro!
“Bu para ile biz Mağusa’yı baştan yaratabiliriz”
Yani para da artıyor ve benim, aslında hepimizin hayalimizdeki endüstri ormanını da inşa edebiliyoruz.
Kısaca bu para ile biz Mağusa’yı baştan yaratabiliriz. 6 milyon Euro maliyetle yapılan şebekenin tamiratı icin 20.5 Milyon Euro daha harcanarak atılması düşünülen adım sorunun çözümüne yardımcı olmayacaktır. Kıbrıs Türk Toplumu için ayrılmış AB vatandaşlarından kesilen vergilerden toplanan fonların büyük bir kısmı resmen heba edilecektir. Buna ek olarak Mağusa Halkı 3 sene boyunca ortalama iki buçuk metre genişliğinde kazılacak yollarda perişan olacaktır. Yazıktır günahtır. Ayrıca bildiğim kadarıyla bahse konu proje hala daha vize alabilmiş değildir. Vize alınmamış bir projenin ihaleye çıkılması teamüllere aykırıdır.
Başta Mağusa Belediyesi Başkanı’nı, AB Misyon Şefini ile ekibini, Başbakanlık AB Koordinasyon Ofisi’ni ile Başbakanı’nı, tüm Mağusa örgütlerini konuyu doğru kurgulamak, en önemlisi de yeniden vatandaş için kabusa çevirmemek ve daha verimli bir duruma getirmek adına tekrardan acil göreve çağırıyorum.”
Tüm veriler, bilgiler, araştırmalar ve bilimsel çalışmalar bizlere gösteriyor ki, ilk projede tökezleyen AB Ofisi, ikinci projede de tökezlemeye doğru emin adımlarla ilerliyor ve Mağusa Halkına yeni bir kabus yaşatmak için bencilce davranıyor.
































