Dünkü gazetelerin birinde “Rum’un ipiyle kuyuya inilmez” başlığı altında bir yazı yer alıyordu.
Yazıda “Rum’un kafası domuzun kuyruğu gibidir” denilerek, mengeneye konmuş domuz kuyruğu tarif ediliyordu!
Sonra söz, Japon fizikçinin Larnaka’dan ülkesine geri gönderildiğine getirilerek, bundan “Rumlarla dost bile olunamayacağı” sonucu çıkarılıyordu!
Herhangi bir Rum’dan bahsetmiyor yazı.
Rum toplumundan bahsediyor kimse ayırt edilmeksizin…
…
Irkçılığın tarifini yapmaya gerek yok…
…
Hatırlardadır, “Vatandaşlıklar niye verilmiyor” başlığı altında bir yazımız yayınlandığında, işte, ağırlıkla bu çevreler “ırkçılık” dersi vermeye kalkışmışlardı…
…
Konunun üzerinde durmaya gerek yok!
Bu zihniyet zaten bilinmekte ve zaten her gün için bu tür yazı, söylem, tutum ve davranışlarla orta yerdedirler…
…
Mesele, aslında bir nüfus meselesiydi aynı zamanda…
…
Birçok kereler memlekette nüfus politikasının belirlenmesi gerektiğini bu köşede yazmaya çalıştık.
Kimi hükümet eden dost çevrelerle muhabbetlerimizde de bunları dile getirdik sırasında, donuk bakışlar arasında…
…
Kim Kıbrıs’ta yayınlanan Türkçe gazetelerin adi olayları haber yapmaktan üçüncü sayfalarda yer darlığı çekeceğini ve diğer sayfalara taşacağını söyleyebilirdi?
Kim tecavüz, hırsızlık, kundaklama, taciz ve cinayet olaylarının siyasi olayları atlayıp manşetlere tırmanacağını tahmin edebilirdi?
…
Gazete arşivleri açısından 1974 öncesine gitmeye gerek yok.
Daha ileri dönemlere bakılsa da olur.
Bugünün tarihi olan 27 Mart, ama, 1985 tarihli Bozkurt gazetesinin birinci ve üçüncü sayfa haberlerine bir göz atıp dönemin toplumsal olaylarını ve gündemini anımsayalım.
Birinci sayfa:
-Referandum tarihi şimdi belirsiz (Manşet haber)
-Öğrenciler açık oturumda kuşak farkından yakındılar
-Basın Yasa Önerisi Sunuldu
-Merkezi Cezaevinde Greve Gidiliyor
-Özal’ın ABD gezisi bugün başlıyor
-Amerika’daki Rumlar taşkınlığa hazırlanıyor
…
Üçüncü sayfa:
-Rum Basını
-Politikacı ve TAP’ın Kurultayı Ardından (Eşref Çetinel)
-16 Ağustos’ta KKTC’de Uluslararası Seminer Var
-Süreç: “Zam furyasında denetimsizlikler var”
-Bavul Turizmi
…
Görüldüğü gibi henüz bugünkü dudak uçurtan adi olaylar ne manşetleri ne de üçüncü sayfaları dolduruyordu.
Dönemin diğer gazetelerindeki haberlerde de bir değişiklik yoktu.
O dönemlerde nüfus kontrolsüz bir şekilde artıyor, neredeyse bugünleri işaret ediyordu…
…
Nihayetinde bu günlere gelindi.
Gökhan Naim olayı en yüksek makamlardan nüfus politikasının gerekliliğini seslendirmeye vesile oldu…
…
Nüfus politikasının belirlenme gerekçeleri bu tür adi olaylar olmamalıydı ya da bu politikanın seslendirilmesi için bu tür olayların vesile edilmesi beklenmemeliydi.
Konu çoktan uzmanların masasında sektörel bazda ele alınmalı ve geç kalınmamalıydı.
Neresinden dönülse kardır derler ama pirincin taşını ayıklamak da zor zanaat!
Buyurun yapın.
Başka vesileler beklenmesin.
Nüfus arttıkça bu tür olayların da o oranda arttığı kanıtlanmış olsa gerek.
Ve eğer pirincin taşını ayıklamaya başladığınızda size ırkçılar “ırkçı” derlerse, sakın aldırmayın, yolunuza devam edin…
































