Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EğitimYaşam

Okullarda telefon yasağı etkili olur mu?

Eylül başından itibaren devlete bağlı tüm ortaokullarda, gençleri ekranlardan uzaklaştırmak amacıyla hayata geçirilen yeni bir yasa sayesinde öğrencilerin cep telefonu kullanımı yasaklandı.

Peki öğrenciler bu yeni yasağa nasıl tepkiler veriyor?

Henüz 11 yaşındayken bir iPhone sahibi olan 13 yaşındaki bir kız öğrenci, “Zorlanacağımı düşünmüştüm ama her şey gayet iyi gidiyor,” diyor. “Açıkçası, telefonumu tüm gün çantamda tutmanın beni rahatsız etmemesine şaşırdım. Normalde sürekli Snapchat ya da Instagram’da geziniyor olurdum. Ama arkadaşlarım zaten benimle birlikte okuldalar, onlarla yüz yüze konuşmak çok daha kolay.”

Evde telefonunu muhtemelen daha çok kullanacağını da ekleyerek, “Ebeveynlerim telefonumu ne kadar kullandığıma karışmıyorlar, ancak ben kendime bir kural koydum: Okul günleri 23.30’dan sonra telefona bakmıyorum,” diyor.

Çocuklar teneffüste sürekli cep telefonlarına bakıyordu

Onunla yaşıt bir arkadaşı da, telefonunu normalde Netflix’te dizi izlemek için kullandığını, ancak okulda bunun için zaten vakti olmadığını ve bu nedenle teneffüslerde fotoğraflarına baktığını ya da müzik dinlediğini söylüyor. Yeni yasakla birlikte neler yaşadığını ise şöyle anlatıyor: “Bu hafta telefonumu görmezden gelmek beni pek zorlamadı. Ancak hala, refleks olarak uzanıp telefonumu çantadan çıkarasım geliyor bazen.”

Paris’te yer alan okul, 11 ila 15 yaş arasında ve farklı gelir düzeylerine sahip ailelerden gelen 460 çocuğa eğitim veriyor. Okul geçen dönem, “telefonsuz Pazartesi” uygulamasını başlatarak yeni yasaya hazırlanmaya başlamış.

Bu uygulamadan önce, okul personeli çocukların teneffüslerdeki boş vakitlerini çoğunlukla bahçede telefonlarına bakarak geçirdiklerini fark etmiş.

“’Telefonsuz Pazartesi’ deneyimizden dört-beş hafta sonra, çocukların okula boş zamanlarında oynamak için kart oyunları getirdiklerini gördük,” diyor okul müdürü Eric Lathière. “Okulda kart oyunları görmeyeli epey zaman olmuştu. Çocuklar okumak için kitaplar getirmeye ve birbirleriyle hiç olmadığı kadar çok konuşmaya başladılar.”

Telefon bağımlılığı eğitimi

Yeni yasayı uygun bulduğunu söyleyen Lathière, “Bu yasa, yalnızca çocukları değil yetişkinleri de telefon bağımlılığı konusunda eğitmek ile ilgili. Gün içinde telefonsuz bir şey yapmaya çalıştığınız her an çaba göstermeniz gerekiyor, ancak bu alışkanlığı edinmek sarf ettiğiniz çabaya değecek.”

Yine de okul müdürü bu yasağın teknoloji karşıtı bir hareket olarak görülmemesini istiyor: “Dijital dünyaya karşı koymak gibi bir şey söz konusu değil. Bu, okulları toplumsal değişimden uzak tutmaya çalışmakla aynı şey olurdu. Yasanın amacı, teknoloji kullanımıyla ilgili farkındalık yaratmak.”

Daha fazla sosyal etkileşim, daha fazla empati

Telefon kullanımını daha önceden yasaklayan okullar, çocuklar arasında daha fazla sosyal etkileşim ve empati gözlemlediklerini, öğrencilerin derslerin başlangıcında öğrenmeye daha hazır olduklarını belirttiler.

Kırsal bir bölge olan Aveyron’da bulunan 800 öğrencili bir ortaokulun müdürü Jean-Noël Taché, telefon yasağına bu hafta geçtiklerini söylüyor. “Medyada yeni yasadan o kadar fazla bahsedildi ki, hem öğrenciler hem de aileler bunun için çoktan hazırdı,” diyor. “Çocukların okulda telefon kullanmaması adeta bir alışkanlık haline geldi.”

Yasaktan önce, Taché’nin öğrencileri telefonlarını teneffüslerde kullanabiliyormuş. “Ancak zamanla, telefon kullanımının okul bahçesinden girişe, oradan koridorlara, ardından yemekhane sırasına ve sınıf kapısına kadar yayılmaya başladığını fark ettik. Öğrenciler telefonla birini aramıyorlardı; mesajlaşıyor ya da oyun oynuyorlardı. Telefonları sanki ellerinin bir uzantısı haline gelmişti.”

Paris’te modern edebiyat ve dil bilimi öğretmeni olan Michèle Bayard, öğrencilerin telefon yasağından şikayet etmediğini söylüyor. “Bu yasak sayesinde yeni aktivite ve ilişkilere odaklanabilirler.”

Ancak okul kapısında konuştuğumuz bir kız öğrenci, gençlere daha fazla itibar etmemiz gerektiğini belirtiyor. “Bizim kuşağımızın konsantre olamadığına ve sosyalleşme becerisini kaybettiğine dair yaygın bir inanış var. Bu doğru değil,” diyor. “Arkadaşlarımlayken, onlara telefonumdan bir fotoğraf göstermem ya da internette bir şeyi araştırmam sohbetimize katkı sağlıyor. Bunu artık okulda yapamayacak olmam çok yazık.”