Üçüncü ülke vatandaşlarına, askeri bölge yakınlarında mal satışını yasaklayan “Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama (Yabancılar) Yasası”ndan habersiz birçok yabancı, koçan devrinde hüsrana uğruyor

Duygu ALAN
“Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama (Yabancılar)” Yasası, KKTC’de yabancıların askeri bölgelere 300 metre yakın yerlerde güvenlik nedeniyle gayrimenkul satın almasına veya kiralamasına olanak vermiyor.
Ülkede birçok yabancıya, yasaya rağmen askeri bölgelere 300 metreden yakın yerlerde inşa edilmiş gayrimenkul satışı yapılıyor, ancak iş koçan devrine gelince alıcının gayrimenkul sahibi olma mutluluğu, bir anda hüsrana dönüşüyor.
Binlerce sterlin verip satın aldığı mülkün koçanını adına çeviremeyen yabancı uyruklu vatandaş, bu kez mülkün iadesine karşılık müteahhide ödemiş olduğu paranın iadesini istiyor. İşler bu noktada daha içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
Müteahhit parasını alamıyor, emlakçı zan altında kalıyor
“Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama (Yabancılar)” Yasası’ndaki “Yabancılar askeri bölgelere 300 metre yakın yerlerde güvenlik nedeniyle gayrimenkul satın almaz ve kiralayamaz” maddesi yabancılar kadar müteahhitleri dolaylı olarak emlakçıları da mağdur ediyor.
Koçan devrini alamayan müşteri sözleşmeyi fes ediyor, müteahhit parasını alamıyor. Bazı durumlarda da müşteri ile emlakçı karşı karşıya kalıyor.
Emlakçı, müteahhitten gayrimenkul satışının yapılması üzerine yetkilendiriliyor, emlakçı işini yapıyor, gayrimenkulü satıyor. Ancak müşteri direkt emlakçı ile muhatap olduğundan günün sonunda da yaşadığı olumsuzluktan emlakçıyı sorumlu tutuyor.
Gürcafer: Bakanlık liste vermiyor
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, konuya ilişkin Havadis’e açıklamada bulundu. Gürcafer, müteahhitlerin elinde askeri bölgelere 300 metre yakın yerde olan arazi veya arsalara ilişkin bir plan olmadığını, İçişleri Bakanlığı’ndan da bu yöndeki taleplerine olumsuz yanıt aldıklarını kaydetti.
Gürcafer, şunları söyledi: “İçişleri Bakanlığı’ndan, asker açısından yabancılara satılması sakıncalı olan arazilerin listesini istedik vermediler. Bu yerleri bize önceden de söylemediler. Müteahhit, bilemez ki. Gider araziyi veya arsayı alır, üzerine inşaatını yapar. Alıcı gelir kaporayı da verir ve alır. Bir yıl sonra bir alıcıya ‘koçanı vermek uygun görülmedi’ şeklinde bir cevap gelir. Bu sebepten dolayı senelerdir alacaklarını alamayan müteahhit var. Bu soğuk savaş dönemi zihniyetine yakın bir zihniyettir. Bugün Türkiye’de yabancı gider, 250 bin doları bastırır evi de alır vatandaşlığı da alır.”
“Askeri birlikler şehir dışına çıkarılmalıdır”
Cafer Gürcafer, özellikle Lefkoşa’da çok sayıda askeri birlik olduğunu, buna paralel çok sayıda arazi veya arsanın da bu birliklere yakın mesafelerde bulunduğunu kaydetti.
KKTC ekonomisinin kalkınması ve kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi için inşaat sektörünün büyük öneme sahip olduğunu belirten Gürcafer, siyasilerin sınır bölgelerdekiler hariç diğer askeri birliklerin şehir dışına çıkarılması konusunda irade ortaya koyması gerektiğini savundu.
“Ya cumhuriyetiz ya da ateş kuralları içerisinde yaşayan bir toplum. KKTC siyaseti önce buna karar vermelidir” diyen Gürcafer, “Mağusa’da, Girne’de veya Lefkoşa’nın içerinde neresi askeri birliğe 300 metre uzaktır? Yıllardır söylüyoruz; eğer biz bir cumhuriyetsek ve kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratacaksak, sınırdaki askeri birlikler haricindeki diğer askeri birlikleri şehir içerisinden çıkarmamız lazım. Askerin de askerin buna itirazı veya ille de mevcut yerinde kalacağı hususunda bir iddiası yoktur. Tek ihtiyacımız olan siyasi iradedir. Ancak bu da yok” diye konuştu.
Cafer Gürcafer, “Örneğin, havaalanı ihale edildi. Havaalanı büyüyecek diye oradaki askeri birlik kaldırıldı. Çünkü havaalanının ülkenin ekonomisine katkısı büyük. Şehir içerisinde kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi yaratacaksak bu askeri birliklerle iç içe olmaz” dedi.
Çakıcı: Yasa ya iptal edilmeli ya da çağa uygun hale getirilmeli
Çakıcı Emlak Direktörü Ahmet Çakıcı, “Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama (Yabancılar)” Yasası’nın ya iptal edilmesi ya da çağa uygun olarak tadil edilmesi gerektiğini savundu.
Yabancıların gerek askeri birliklere yakın yerlerde mülk satın almaları noktası gerekse satın alabileceği mülk sayısı konusunda ciddi sıkıntılarla karşı karşı kaldıklarını belirtti.
Birçok yabancı alıcının bu yasa sebebi ile mağdur olduğunu kaydeden Ahmet Çakıcı, bazı müteahhitler ve emlakçıların da bu konuda sıkıntılar yaşadıklarını ifade etti.
“Artık istenilen her nokta uydudan izlenebiliyor”
“Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama (Yabancılar)” Yasası’nın çağ dışı olduğunu savunan Ahmet Çakıcı, söz konusu maddenin yasaya güvenlik amacı ile konulduğunu ancak günümüzde cep telefonları ile bile uygu sistemi ile konumlar gözlenebildiğini belirtti.
Çakıcı, “Yabancıların askeri birliklere 300 metre yakın yerlerden gayrimenkul sahibi olamamalarının veya konut kiralamalarını yasaklayan yasanın ilgili maddesinin amacı casusluk yapılmasının ve suikast düzenlenmesinin önüne geçmektir. Ancak artık istenilen her yer uydudan izlenebiliyor. Ayrıca ülkede gayrimenkullerin kiralanması bir denetim altında değil. Casusluk yapacak veya suikast düzenleyecek bir kimse de binlerce sterlin verip gayrimenkul satın almaz, kiralar” diye konuştu.
“Hem alıcı hem müteahhit mağdur oldu”
Ahmet Çakıcı, yasanın ilgili maddesi uyarınca birçok yabancı uyruklu müşterisinin mağdur olduğunu belirtti ve şunları anlattı: “Bir öğretim görevlisine Gülseren Kışlası yakınlarında bir gayrimenkul sattım üstelik kendisi bir komutan kızı ancak eşi Litvanya vatandaşı diye tapu verilmedi. Müşteri bu gayrimenkul için müteahhide 20 bin sterlin vermişti kalan 40 bin sterlini de koçan devrinde verecekti. Hal böyle olunca sözleşmeyi iptal etti. Müteahhit, ödenen paradan 10 bin sterlin kesti. Sonu olarak hem müşteri hem müteahhit mağdur oldu.”
Efe: Suikastçı veya casus mal satın almaz kiralar
Emlak Dünyası’nın Direktörü Hasan Efe, bugün yabancı uyruklu birçok kişinin askerin hemen yanındaki konut veya apartman dairelerinde de şehrin göbeğinde de kirada ikamet edebildiklerini ancak gayrimenkul satın alamadıklarını söyledi.
Efe, ayrıca günümüz çağının uydu çağı olduğunu ve bir kimsenin casusluk yapmak amacı ile keşif için o yerin illaki yakınında bir süre gözetmenlik yapmak zorunda olmadığını, her yerin uydu ile izlenebildiğini belirterek yasanın bu anlamda amacına hizmet etmediğini savundu.
Efe, “Yasa 40 yıl önce belki amacına hizmet ediyordu ancak 2018 yılındayız ve teknoloji çok gelişti. Her şey parmaklarımızın ucunda. Yabancılar suikast yapacaksa kirada iken de yapar. Neden binlerce lira verip mülk satın alsın ki, kirala, üç beş ay yaşar yapacağını yapıp çekip gider. Çünkü bu ülkede kiralar denetim altında değil, isteyen parası varsa istediği yerde ev kiralayabiliyor. Zaten bunun artık dünyada örneği kalmadı. Yasanın bu maddesi çağdışıdır” diye konuştu.
“Müşterilerim mağdur oldu”
Hasan Efe, yasanın ilgili maddesi nedeni ile kendisinin de birçok müşterisinin de mağdur olduğunu kaydetti.
Efe, “İlgili yasa nedeni ile mağdur olan Özbek, İranlı ve Türkmen müşterilerim var. Küçük Kaymaklı’da bir müşterime apartman dairesi sattım, apartman askeri birliğe 350 metre yakınmış, olumsuz rapor verildi ve kadın tapuyu alamayarak mağdur oldu” dedi.
“İmajımız sarsılıyor”
Yasanın söz konusu maddesi uyarınca mağduriyet yaşayan yabancı uyruklu çoğu müşterileri tarafından bu olaydan sorumlu tutulduklarını söyleyen Hasan Efe, “Bize öyle bir imajda bulunuldu ki sanki de bile bile gayrimenkulü kendilerine sattık. Mağduriyetlerinde bizi de sorumlu tutuyorlar. Halbuki biz devletin yerinde değiliz ki. Bu madde emlakçıların da imajını sarsıyor” dedi.
Sıddık: Yasa tadil edilmelidir
Kumsal Emlak Direktörü Nejmi Sıddık, İçişleri Bakanlığı’nda hangi noktalardan yabancıların gayrimenkul alamayacaklarını gösteren bir harita olduğunu ve bu haritaya talep edilmesi halinde ulaşılabilindiğini ancak bazen yabancılara bu noktalardaki gayrimenkullerin bilinçli şekilde satıldığını söyledi.
Nejmi Sıddık, ancak günümüzde bu yasanın ilgili maddesinin amacına hizmet etmediğini savundu. Sıddık, “2003’te kapılar açıldı, isteyen yabancı uyruklu vatandaş, ülkeye girebiliyor, ülkede yaşayabiliyor. Dolayısıyla bu yasanın mevcut hali ile çok da bir önemi kalmadı” dedi.
Sıddık, yasanın tadil edilmesi gerektiğini savundu.
































