“BEN REDDETTİM”: Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu: Hükümet protokolü oluşturulurken Dışişleri Bakanlığı bize önerildiğinde kabul etmeyen bendim. Çünkü ben bugün Dışişleri Bakanı olsam bu hükümet ya kurulmazdı ya da kurulduğunun ertesi günü bozulurdu
HAZMETMEK ZOR: Dışişleri Bakanı Emine Çolak’ın beyanatlarını parti olarak hazmedemediklerini vurguladı. Ertuğruloğlu, “Hükümet kurulurken protokol gereği her bakan kendi bakanlığı ile ilgili konuşur. Aksi takdirde hükümet bir günde dağılırdı” dedi
ÖZELLEŞTİRME GEREKLİ: Ertuğruloğlu, özelleştirme konusundaki tavrını da net şekilde ortaya koydu. Ertuğruloğlu: Ercan’ın özelleştirilmesi doğru ama zamanlaması yanlıştı. Limanları da adı özelleştirme olmasa bile, işletmesi özelde denetimi devlette olacak bir yapıya kavuşturmak istiyorum
Bertuğ TOPAL
Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, hükümet kurma çalışmaları sırasında Dışişleri Bakanlığı’nı kabul etmesi durumunda hükümetin ömrünün bir gün bile gitmeyeceğini ifade etti. Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin Kıbrıs politikası ile kendisinin Kıbrıs sorunundaki görüşlerinin zıt olduğunu kaydeden Ertuğruloğlu, “Hükümet kurulurken protokol gereği her bakan kendi bakanlığı ile ilgili konuşur. Aksi takdirde hükümet bir günde dağılırdı. Dışişleri Bakanlığı bize önerildiğinde kabul etmeyen bendim. Çünkü ben bugün Dışişleri Bakanı olsam bu hükümet ya kurulmazdı ya da kurulduğunun ertesi günü bozulurdu” dedi.
Dışişleri Bakanı Emine Çolak’ın beyanatlarını parti olarak hazmedemediklerini de ifade eden Ertuğruloğlu, “Öyle beyanatlar görüyorum ki çıldırmamak elde değil. Bunu kendi aramızda kamuoyuna yansımadan tartışırız. Hükümeti bozma gibi bir hevesimiz da yok. Ama sırf hükümette kalma adına da hazmedemeyeceğimi şeyleri de hazmetmeyi hiç düşünmem” ifadelerini kullandı.
Ulaştırma Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Havadis Gazetesi’ni ziyaret ederek hükümetin durumundan, özelleştirmeye, bakanlığından yapacağı icraatlara kadar birçok önemli konuda Havadis Gazetesi yazarlarının sorularını yanıtladı.
“Ulaştırma benim için yeni bir konu”
Ertuğruloğlu, bundan önce hep dış politika üzerine görevler aldığını ifade ederek ulaştırmanın kendisi için yepyeni bir dünya olduğunu ifade etti. Bakanlığına bağlı konularda ciddi sorunların olduğunu kaydeden Ertuğruloğlu, “Her biri full time ilgi isteyen bir konu. Geçmişten gelen problemlerin bulunduğu bir konu. Oturduğum günden beridir bir yığın problemlerle uğraşıyorum. Ercan Havalimanı konusu, limanlar konusu, CAS konusu bunların her biri problemli konular. Oraya bakan olarak oturunca iş başka oluyor. Sorumlu kişi oluyorsunuz. Sorunları çözme yönünde bir duruş sergilemek zorundasınız. Karar verirken de yeteri kadar bilgi sahibi olmanız gerek. Keyfi yönetimleri eleştiren birisi olduğum için bu döneme kadar daha fazla bu sorunlarla ilgili bilgi toplamaya çalışıyorum” dedi.
“Keyfi adımlar atılmayacak”
Ertuğruloğlu, hedeflemeye çalıştığı neticenin keyfiyetin ortadan kaldırılacağı ortam olduğunu kaydederek “ben bakanım diye keyfi hareket etme hakkım yok. Bugüne kadar beyanat vermemeye çalıştım. Çünkü oraya oturduğum günün ertesi günü beyanat vermeye başlasam sanki o konuda uzman bir kişiymişim gibi bir hava yaratılır” dedi.
“Ercan’da özelleştirme doğruydu”
Ulaştırma Bakanı Ertuğruloğlu, Ercan Havalimanı’ndaki özelleştirme ile ilgili görüşünün çok net olduğunu söyleyerek ihaleyi tartışmanın hiçbir anlamı olmadığını belirtti.
Ertuğruloğlu, “birtakım yanlışlar yapılarak gelindi bugünlere. İhalenin yapılmasını eleştirmiyorum zamanlamasını eleştiriyorum. Çünkü bugüne kadar benim gördüğüm kamuoyunda söz konusu şirketi eleştiren bir hava var. Bir kez bu şirketle görüştüm. Burada benim gördüğüm kadarıyla şirketin bir hatası yok gecikme konusunda. Çünkü hükümet kanadı hazır olmadan ihaleyi neticelendirdi ve 48 aylık dönem başladı şirkete göre ama eğer siz oradan askeri çekmezseniz, ağaçları temizlemezseniz ve ihaleyi neticelendirirseniz yatırıma başla deme şansınız yoktur. Bu aşamaya kadar suçlu bana göre yönetimdir. Burada KKTC’nin çağdaş modern bir havalimanına sahip olması gerek. Dolayısıyla proje ve ihaleye çıkılması doğru. Eleştirdiğim projenin zamanlaması” dedi.
“Katkıyı daha geç alacağız”
Ercan Havalimanı’nda 48 ay noktasında bir mutabakat sağlanmaması durumunda devletin belirli bir gelir kaybı yaşayacağını ifade eden Ertuğruloğlu, projenin tamamlanması ile ilgili bir zaman vermenin zor olacağını kaydetti. 2013’te kısmi arazi devrinin yapıldığını belirten Ertuğruloğlu, projenin 2017’de bitmesi gerektiğini ancak 2017 yılına zor yetişeceğini söyledi.
Taşyapı’nın en az kendileri kadar aceleci olduğunu gördüklerini belirten Ertuğruloğlu, “Proje 2016’da ciddi şekilde gelişirse 2018 yılına yetişir” diye konuştu.
Özelleştirme tartışmaları
Ertuğruloğlu, bu tip işletmelerde en önemli boyutun idare ile işletmenin birbirinden ayrılması olduğunu söyledi. Ertuğruloğlu, “Mevcut hükümette özelleşme, özerkleşme tartışmalarının olduğunu da bilerek konuşuyorum. Bu konunu da üzerine gitme veya tahrik etme gibi bir görüşüm de yok ama bugüne kadar ülkede özelleştirme diye yapılan ama özelleşme olmayan yanlış işlerden dolayı özelleşmeye yönelik olumsuz bir bakış açısı var. Özelleşme peşkeş çekmeyle karıştırılır ama özelleşme bu değildir. Bu kadar AB düşkünü bir halk olarak AB’de nasıl yapıldığına bakmak lazım. Bu bütün dünyada böyle oldu. Özelleştirmede devralan şirketin canı ne isterse onu yaptığı gibi yanlış bir algı var. Devlet denetimcidir denetler. Devlet kar amacı güden bir işletmeyi çalıştırmaması gerek. Hepimiz de kabul etmemiz gerek ki memur zihniyeti ile kar güden bir işletmeyi yürütmek mümkün değildir” dedi.
“Limanlarla ilgili düşünce de bu”
“Limanlarla ilgili düşüncemiz de budur. Ercan’da yapılanın aynisini deniz limanlarında da uygulamamız gerektiğini düşünüyorum. Şu an için somut bir adım yok. Bu konular aceleye getirilecek konular değil. Ercan Havalimanı aceleye getirildi ve birtakım yanlışlar yapıldı. Adına özelleştirme demeden kamu özel işbirliği yapılabilir. Başka türlüsü olamaz çünkü.
Ben özelleştirme adını kullanmayalım diyorum ama kabul etseniz de etmeseniz de işi özü odur. Dünyada özerkleştirme diye bir anlayış yoktur. Ben bu kelimeler üzerinde cebelleşelim noktasında değilim. Önemli olan nedir yapmak istediğimiz. Ercan Havalimanı’nda yapılanın yanlışı nerede. Eğer zamanlamasını da doğru yapsaydık dört dörtlük bir olaydı. Memleket çağdaş bir havaalanına sahip olacak. Bir işletme ki devletin denetiminde olacak. O işletme çalıştıracak o karın belli bir oranını da ben alacağım.”
“Hükümet bir günde dağılır”
Ertuğruloğlu, “Hükümet kurulurken protokol gereği her bakan kendi bakanlığı ile ilgili konuşur. Aksi takdirde hükümet bir günde dağılır. Dışişleri Bakanlığı bize önerildiğinde kabul etmeyen bendim. Çünkü ben bugün Dışişleri Bakanı olsam bu hükümet ya kurulmazdı ya da kurulduğunun ertesi günü bozulurdu. Öyle beyanatlar görüyorum ki çıldırmamak elde değil. Bunu kendi aramızda kamuoyuna yansımadan tartışırız. Hükümeti bozma gibi bir hevesimiz da yok. Ama sırf hükümette kalma adına da hazmedemeyeceğimi şeyleri de hazmetmeyi hiç düşünmem. Her iki taraf da şu olgunlukla hareket etmeli. Diğerinin hassasiyetlerini biliyoruz saygı gösteririz onlar da bizim hassasiyetlerimize saygı göstermeli.
Şu ana kadar hükümette bir sıkıntı yaşadığımızı söyleyemem gayet olumlu gidiyor ama dediğim gibi Kıbrıs konusuyla ilgili gelişmeler rahatsız edicidir. Yetkili makamlarda oturan kişilerin verdiği beyanatlar bizi ciddi şekilde rahatsız ediyor. Bu devletin makamlarında oturup o makamların verdiği güçle hareket edip Kıbrıs konusu bağlamında bu devletin varlığını inkar ederek hareket etmeye çalışmak doğruyla bağdaşmak” dedi.
“Tek adayla gitmeliyiz”
Ertuğruloğlu, Ulusal Birlik Partisi’nde kurultaya tek adayla gidilmesinden yana olduğunu ifade ederek, bu kurultayı toparlanma süreci olarak değerlendirmek gerektiğini söyledi. “Yine UBP birbirini yiyor gibi bir görüntü vermeyelim” diye konuşan Ertuğruloğlu, mevcut adayların hiç birinin mevcut başkandan fazla bir artısı olmadığını belirtti. “Aday olmak haklarıdır ama eğer partiyi düşünüyorsak ve son kurultay kavgaları sonucunda yaşanan düşüşü göz e alırsak bu partinin yeni bir kurultay kavgasına hiç ihtiyacı yoktur. Diyebilir arkadaşlar ki biz kavga için girmedik bunu da samimi bulmuyorum. Partide bir şeylerin düzelmesini istiyorsanız önce partide birlik ve bütünlüğü sağlamaya yönelik hareket edip mevcut başkanın bir eksiği varsa bir ekip halinde düzeltilmesine katkı koyarsınız. Engelleme adına değil bu adaylardan beklentimiz kişisel hesaplarını bir kenara koysunlar partiliyim diyorsanız önce partiyi düşünün kendinizi değil ve gelin hep beraber toparlanalım.”
Mendirek için ihale
Ertuğruloğlu, “Girne’deki Mendirek olayı ciddi ve acil müdahale edilmesi gereken bir konudur. Müdahale edilmezse bu kışı çıkarması zor görünüyor. Kale dahi etkilenecek durumdadır. Liman da biter. 600 metrelik bir mendirek yeri var. Deniz tarafından müdahale ile sağlama alınması gerek. Onunla ilgili proje ortaya çıktı. Yere firmalara birer örneği verildi bu hafta içerisinde onlardan teklif alacağız. Normal bir ihale süreci yaşanamaz çünkü mevcut sistemimizde ihaleye çıkmak bir buçuk ay alır. Bir buçuk ay sonra ihaleye başlarsak mendirek gider. Şirketlerin görüşlerini alacağız. Benim arzum bu şirketleri Bakanlar Kurulu’na çıkartıp bilgilendirmelerini yapmalarıdır. Çıkacak olan kararın Bakanlar Kurulu kararı ile çıkmasını istiyorum kararın. Büyük bir olaydır herhangi bir şaibeye yer vermemek için bu konuyu böyle çözmek istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
































