Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

Bal’da işler tatsız

KKTC’de 341 arıcı ile 22 bin civarında arı kovanı bulunuyor. Geçtiğimiz yıllarda 500 ton, hatta zaman zaman 700 tonu bulan bal üretiminin bu yıl kuraklığın da etkisi ile 150-200 ton civarı olması bekleniyor

 

KALİTE AB STANDARTLARINDA: Arıcılar Birliği Başkanı Kasapoğlu, tarihte ilk kez 3 yıl üst üste Avrupa Birliği’nden temiz raporu aldıklarını vurgulayarak, ülkede üretilen balın artık Avrupa’ya Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden satılabileceğini ama henüz bir girişimcinin ürettiğimiz balı pazarlamak üzere talepte bulunmadığını aktardı

REKABET EDEMİYORUZ: İç piyasada çok talep olduğunu aktaran Kasapoğlu, otellerin ise piknik balı talep ettiğini, ülkemizde tek bir üreticinin o yönde üretimi olduğunu ama ülkeye yılda 140 ton ithal piknik balı gelmesi ve rekabet edememesi nedeniyle makinelerini söndürdüğünü dile getirdi. Kooperatifin ise bu yönde çalışmalar yaptığını kaydetti

TÜZÜK REVİZE EDİLMELİ: Üreticiyi korumak için 4 yıldır büyük mücadeleler verdiklerini vurgulayan Kasapoğlu, tüzüğün günün koşullarına göre revize edilmesi gerektiğini, arıcılığa sahip çıkılması ve geçtiğimiz gün ödenen 2017 doğrudan gelir desteğinin aksine, 2018 desteğinin bir an önce ödenmesi gerektiğini vurguladı

 

Ülkemizin az sayıda üretilen ürünlerinden biri olan bal ve üreticileri de diğer üretim sektörleri gibi zorluklarla mücadele etmekte. Geçtiğimiz yıllarda 500 ton olan üretim hatta zaman zaman 700 tonu bulan bal üretimi bu yıl kuraklığın da etkisi ile 150-200 ton civarı olması bekleniyor. KKTC’nin tanınmamış bir ülke olmasından kaynaklı ithalat yapamayan, Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden pazarlamak için ise henüz bir girişimci bulamayan sektör, kendi yağı ile kavrulmaya çalışırken, iç piyasadaki taleplere yetişmeye çalışıyor. Havadis’e konuşan Kuzey Kıbrıs Arıcılar Birliği Başkanı ve Arıcılık Kooperatifi Asbaşkanı Kırata Kasapoğlu, üretime gerekli desteğin verilmediğini, 2017 doğrudan gelir desteğini bile arıcının yeni aldığının altını çizerek, hükümette arıcıya gereken önemi vermesi için çağrıda bulundu.

 

Kırata Kasapoğlu

“Kuraklıktan dolayı hasadın az olması bekleniyor”

Kuzey Kıbrıs Arıcılar Birliği Başkanı ve Arıcılık Kooperatifi Asbaşkanı Kırata Kasapoğlu,  Bu yılın kurak geçtiğini vurgulayarak, geçtiğimiz yıllarda 500 – 700 ton civarı olan bal üretimin bu yıl bu rakamların çok altında kaldığını söyledi.  341 arıcı, 22 bin kovan sayısı olduğunu belirten Kasapoğlu, bu yıl bal üretiminin 150-200 ton civarı olacağını tahmin ettiklerini kaydetti.

 

“Narenciye hasasından verim alınamadı”

Bu yıl narenciye hasatsının yapılmadığını anlatan Kasapoğlu, “Mayıs’ın 15’inden sonra narenciye hasadı yapılır. Gezgin arıcılar Güzelyurt bölgesine giderek oradaki narenciye bahçelerine konaklar. 1 Nisan’da açan ve 1 Mayıs’ta biten narenciye çiçeklerinden sonra 5, 10 günde arının toparlanarak kovan ve balların sırlanması beklenir ve 15 Mayıs’ta hasat başlanır. Ama maalesef ki bu yıl narenciye hasadından hiç verim alınamadı. Dolayısıyla bu yıl henüz 150 tonu bile bulmadığımızı söyleyebilirim” dedi.

Yılda 2 kez hasat yapıldığının altını çizen Kasapoğlu, ilk hasadın narenciye hasadı olduğunu, ikinci hasadın ise dağlık alanlarda ve kırsal alanlardaki pallura, kokarot, gappar dediğimiz bitkilerden oluştuğunu kaydetti. Bu hasadın da Ağustos ayında başlayacağını, bu yılın da çok kurak bir yıl geçtiği için hasadın geçtiğimiz yıllardaki kadar verimli olmayacağının altını çizidi.

 

“150-200 ton bal bekleniyor”

Bu yıl ilk defa kovanlarda beyazlanmalar görünmeye başlandığını bunun da bal olacağı yönünde umutlar yeşerttiğini söyleyen Kasapoğlu, Yağış alan bölgelerde çıkan akrep otu denilen bitkiler doğrultusunda bölge bölge iyi bal hasadı yapılacağı anlamına gelmektedir. Tahmininin 150-200 ton kadar bir bal hasadı olacağı yönünde olduğunun altını çizen Kasapoğlu, bu rakamları kesinen söylemek için ise 15 Eylül’ü beklemek gerektiğini belirtti.

 

“3 yıldır AB’den temiz raporu alıyoruz”

10 yıldır Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden Kıbrıs Türk Ticaret Odası aracılığı ile Avrupa Birliği bal misyonu çerçevesinde gelip ülkemizden numune alarak rapor verdiklerini anlatan Kasapoğlu,  tarihte ilk kez 3 yıl üst üste temiz raporu aldıklarını söyledi.  ülkede üretilen balın artık Avrupa’ya Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden satılabileceğini vurgulayan Kasapoğlu, henüz bir girişimcinin ürettiğimiz balı almak üzere çıkmadığı da aktardı.

 

“Piknik balı üretmeyi hedefliyoruz”

İç piyasada çok talep olduğunu ve zor yetiştiklerini aktaran Kasapoğlu, nüfusumuzun kalabalık olduğunu, turist ve öğrenci sayıları da hesaba katılınca talebin bir hayli fazla olduğunu kaydetti. üreticilerin balı toptancılara sattığını, toptancılarında balı otellere pazarladığını belirten Kasapoğlu, otellerin talebinin daha çok piknik bal olduğunu vurguladı. Kooperatif olarak amaçlarının narenciye balını üreticiden toplayıp, kurdukları tesisle piknik balını haline getirerek otellere pazarlamak olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, bir firmanın gerekli makineleri olduğunu ve piknik balı ürettiğini ama maliyetlerin yüksek olmasından dolayı ithal edilen piknik balları ile rekabet edemediğini belirtti. Piknik bal üreten üreticinin de bu nedenle makinelerini kapattığını vurgulayan Kasapoğlu, ülkeye giren piknik balın yılda 140 ton olduğunun altını çizdi.

 

“Tüzüğü revize etmeliyiz”

2010 yılında kooperatifi kurduklarını söyleyen Kasapoğlu, kooperatifin kurulduğu zaman tam olarak tüketim kooperatifi olarak kurulmadığını belirtti. Kooperatif binasını tamamladıkların ve 1 buçuk, 2 milyon TL’lik bir yatırım yaptıklarını sözlerine ekleyen Kasapoğlu, makineleri aldıklarını fakat tüzüğün günün koşullarına göre revize edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kasapoğlu, küçük üreticinin balını otellere pazarlayabilmek için kuracakları kooperatifin bankacılık kooperatifi olduğunu ama istediklerinin sattıkları balın karından üreticiye kar payı dağıtmak olduğunu da söyledi. şu anki kooperatiflerin bankacılık yasasına göre kurulduğundan dolayı kar payı dağıtamadığına dikkat çeken Kasapoğlu, şu anki kooperatifin üretim ve tüketim kooperatifine çevirme hedefinde olduklarını ve üreticiye kar payı vermek niyetinde olduklarını söyledi.

Kooperatifte birkaç eksikleri olduğunu aktaran Kasapoğlu, balları saklamak için soğuk hava deposuna ihtiyaçları olduğunu sözlerine ekledi.

 

“Üretimi başlayınca piknik balına fon artırılacak”

Üreticiyi korumak için 4 yıldır büyük mücadeleler verdiklerini vurgulayan Kasapoğlu, “bu anlamda eğitimler yaptık, Avrupa Birliğine Başvurduk, bakanlığa baskı yapıyoruz. Ama bizim kendi üreticilerimiz piyasaya dağıttığı bal kavanoz baldır. Piknik balla uğraşan çok arıcımız yok çünkü büyük yatırım istiyor. Büyük yatırım yapan bir arıcımızda, Türkiye’den gelen piknik ballarla mücadele edemediği için makinesini kapattı. Tekelcilik olmasın diye de biz Kooperatif olarak bu işi yapacağımızı ve Türkiye’den gelen malların engellenmesini talep ediyoruz. Bakanlıkta bu noktada bizim piknik bal noktasında üretime geçmemizi bekliyor. Bakanlık biz üretime başladığımız zaman engelleme olmasa bile ülkeye giren piknik balda fonları artırılacağı yönünde bize söz verdi” şeklinde konuştu.

 

“2 yıldır kovan başı 20 TL destek”

Kasapoğlu, Geçmiş yıllarda Tarım Bakanlığının ara ara petek, ilaç yardımı gibi desteklerle arıcının desteklendiğini ama sürekli olarak doğrudan gelir desteğine arıcılığında eklenmesi 2016 yılına dayandığını söyledi. Bunun yanında Kasapoğlu, 2 yıldır kovan başı 20 TL destekle arıcıların desteklendiğinin altını çizdi.

 

“Arıcılığa sahip çıksınlar”

Ülkemizin kurak bir iklime sahip olduğunu, tanınmayan bir ülke olduğumuzu ve Kuzey Kıbrıs’ta üretim yapmanın zor olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, tüketimde de bunun aksine ambargo olmadığını, istenilen ürünün dünyanın herhangi bir yerinden ülkemize getirilebildiğini söyledi. İthalatın ihracatın 10 katı olduğunu, üretimin neredeyse yok denecek kadar az olduğunu aktaran Kasapoğlu, olan üretime de gerekli desteğin verilmediğinin altını çizdi. Öte yandan Kasapoğlu 2017 doğrudan gelir desteğinin geçtiğimiz günlerde ödendiğini ve 2018 desteğinin biran önce ödenmesi ve arı zararlıları ile mücadele kapsamında da varroa zararlısına karşı yüzde 50 hibeyle ilaç verilmesi gerektiğini söyledi. Bakanlıktan arıcılığa sahip çıkmalarını isteyen Kasapoğlu, arıcılığa yapılan her desteğin ülkenin doğasına, florasına, habitatına yapılan bir destek olduğunu kaydetti.

 

 

Eniz ORAKCIOĞLU