Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

‘Sorumlular yargılanmalı’

TAM OLARAK İRDELENMEDİ: Sayıştay’ın LTB’nin 2008-2011 dönemi için hazırladığı Taslak Rapor, mevcut belediye meclis üyeleri tarafından tam anlamıyla başarılı bulunmadı. Meclis üyeleri Cemal Bulutoğluları döneminin raporda tam anlamıyla irdelenmediğini belirtti

GÖREV YARGIDA: Belediye meclis üyeleri, taslak rapor içerisinde bulunan bazı konuların yargıya taşınması gerektiğini belirterek bu konuda Başsavcılığı göreve davet ettiler. Raporun kesin halinin çıkmasının ardından bazı personeller hakkında da yargı sürecinin başlaması gerektiği belirtildi

Duygu ALAN
Lefkoşa Türk Belediyesi Meclis üyeleri Lefkoşa Türk Belediyesi’nin (LTB) 2008-2011 mali yılları kesin hesaplarına ilişkin Sayıştay denetçileri tarafından hazırlanan Taslak Rapor’u değerlendirdi.
CTP’li LTB Meclis Üyesi Osman Yücelen, Sayıştay’ın LTB Taslak Raporu’nda eksikler olduğunu öne sürdü.
LTB’yi zarara uğratan daha birçok konunun taslakta yer almadığını iddia eden Yücelen, “LTB’yi bugünkü durumuna getiren sadece Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı borçları olamaz. Kesinlikle eksik var” diye konuştu.
CTP’li LTB Meclis Üyesi Onur Olguner, Sayıştay’ın LTB Taslak Raporu’nda ismi geçen LTB personeli bazı kişilerin suçsuzluğuna gönülden inandığını ancak aralarında ayıklama yapmadan raporda adı geçenler hakkında disiplin soruşturması ve hukuki işlem başlatmanın birincil görevleri olduğunu söyledi.
UBP’li LTB Meclis Üyesi Bülent Çıraklı, kurumların görevlerini zamanında icra etmekle yükümlü olduklarına vurgu yaparak, Sayıştay’ın görevini zamanında yapmadığını öne sürdü.
Ortada bir usulsüzlük söz konusu ise bunun zamanında tespitinin yapılmasının gerektiğini kaydeden Çıraklı,  “5-6 sene sonra yapılan icraatların kararında mevsim geçmiş olur” dedi.
YKP’li LTB Meclis Üyesi Murat Kanatlı da Sayıştay’ın LTB Taslak Raporu’nun sadece 2008-2011 mali yıllarını kapsadığını belirterek, LTB eski Başkanı Cemal Bulutoğluları’nın görev yaptığı dönemin tümünün denetiminin yapılmadığını söyledi.
TDP’li LTB Meclis Üyesi Özmen Birinci ise rapor hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için nihai raporun çıkmasını beklemek gerektiğini savundu.

Kanatlı: Rapor Bulutoğluları döneminin tümünü kapsamıyor

YKP’li LTB Meclis Üyesi Murat Kanatlı, Sayıştay’ın LTB Taslak Raporu’nun sadece 2008-2011 mali yıllarını kapsadığını belirterek, LTB eski Başkanı Cemal Bulutoğluları’nın görev yaptığı dönemin tümünün denetiminin yapılmadığını söyledi.
Sayıştay’ın görevinin mali denetimi yapmak ve bu denetim sonucunda ortaya çıkanı rapor etmek olduğunu ifade eden Kanatlı, Sayıştay Raporu kesinleştikten sonra, raporda yer alan usulsüzlüklere ilişkin işlem yapacak olan mercilerin de Savcılık ve belediye olduğunu savundu.
Murat Kanatlı, Savcılığın cezai karşılığı olmayan usulsüzlüklere karşı dava açmayacağını bu noktada LTB’nin mevzuatı dahilinde bir yaptırım uygulayabileceğini söyledi.

“Önce dönemin hükümet edenleri konuşulmalıdır”
Rapora ilişkin yorumunda eğer isim konuşulacaksa önce dönemin hükümet edenlerinden başlamak gerektiğini savundu ve şunları söyledi: “Sayıştay diyor ki ‘2008-2011 arasında durak kirası, prizmatik tabela, billboard kiralamalarından 771,046 TL gelir elde edildi. Bunun yıllık 30 bin TL kiralanmasını anlamak mümkün değil’ hem de bu durakların değiştirilmesini değiştirilecek bir durum yokken. Yine Sayıştay diyor ki, Remon reklam şirketine usulüne uygun alınmış herhangi bir ihale verilme kararı yok, Belediye Meclisi Kararı 109/2010, ilgili şube incelesin kararıdır, bu ihale için Remon tarafından verilen detaylar incelenip, daha sonra karara dönmedi. Buna rağmen belediye başkanı 10 yıllık sözleşme imzaladı. Ama bundan sonrası daha ilginç. Sözleşme imzalanmasından sonra 2 Mart 2011 tarihinde İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanı İlkay Kamil konuyu İrsen Küçük'ün başında olduğu Bakanlar Kurulu’na getiriyor ve K-402-2011 karar ile Bakanlar Kurulu, yıllık yaklaşık 240 bin TL reklam geliri olan belediyenin bu alandaki işlerini 8 yıllığına, yıllığı 30 bin TL Remon Reklam Hizmetleri’ne veriyorlar. Yani yıllık 210 bin TL zararına UBP'nin de başında bulunan İrsen Küçük'ün başbakan olduğu hükümet sözleşeme yapılmasını onaylıyor, hem de bu konuda Belediye Meclisi’nin karar almamasına rağmen! Bu durumda fiyat artışları ve reklam hacminin de büyüdüğü düşüldüğünde, Sayıştay'ın tespitine göre 2011'den bugüne Lefkoşa Belediyesi’nin kaybı en az 1 milyon TL! Zarara sokan? Dönemin hükümeti! Kadri Fellahoğlu, bu konuda girişim başlattı, konu mahkemeye gitti, mahkeme yürütmeyi durdurdu, Belediye bu reklam durak ve panoları ile ilgili hiçbir işlem yapamıyor, bekliyor. K-402-2011 kararı geçtiğinde Hüseyin Özgürgün, Ersan Saner, Sunat Atun, Türkay Tokel, Ahmet Kaşif, Ersin Tatar, Nazım Çavuşoğlu, Zorlu Töre bakan koltuğunda oturmaktaydı. İsim konuşacaksak, sanırım buradan başlamak en iyisi olacak. Ayrıca soralım, bugünkü hükümet bu usulsüz alınan ve belediyeyi zarara sokan K-402-2011 numaralı Bakanlar Kurulu kararını iptal etmeyi düşünecek mi? Konuşacaklarımızı buralardan konuşmaya başlarsak belki bir yere gidebiliriz.”

Yücelen: Rapor eksik, yeniden incelenmelidir

CTP’li LTB Meclis Üyesi Osman Yücelen, Sayıştay’ın LTB Taslak Raporu’nda eksikler olduğunu öne sürdü.  Taslak raporun gerçekçi olmadığını iddia eden Yücelen, “LTB’yi zarara uğratan daha birçok konu taslak raporda yer almamaktadır. LTB’yi bugünkü durumuna getiren sadece Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı borçları olamaz. Kesinlikle eksik var” dedi.
Osman Yücelen, Sayıştay’ın LTB Taslak Raporu’nun tekrardan incelenmesi gerektiğini ifade etti.

“Suçlular cezalandırılsın, masumlar aklansın”
Osman Yücelen, Sayıştay’ın nihai raporunda LTB’ye zarar verdiği tespit edilen kişiler listesinde adı geçen herkesin yargılanması gerektiğini söyledi.
Bu kişiler hakkında mahkeme sürecinin başlatılmasının aralarında gerçekten masum olan kişilerin de kendini aklayabilmesi için önemli olduğunu savundu.
Yücelen, “Mahkemede masum olduğunu ispat edemeyenlerin gereken cezayı alması, gerçekten temiz olanların da kendini aklayabilmesi için yargı süreci başlamalıdır. Ancak yargı süreci başlar mı bilmiyorum. Bu bir soru işareti” diye konuştu.
LTB’nin bugünkü mali durumundan sorumlu olan kişilerin ne eski başkan Kadri Fellahoğlu ne de LTB Başkanı Mehmet Harmancı olmadığını söyleyen Osman Yücelen, her iki başkanın da gayesinin halka en iyi, kaliteli ve ucuz hizmeti götürebilmek olduğunu söyledi.

Birinci: Nihai rapor açıklanmadan yorum yapmak doğru değil

TDP’li LTB Meclis Üyesi Özmen Birinci, bu aşamada Sayıştay’ın LTB Taslak Raporu hakkında değerlendirme yapmayı doğru bulmadığını, belirterek sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için nihai raporun çıkmasını beklemek gerektiğini savundu.
Birinci, “Nihai rapor çıkmadan hiçbir kimsenin taslak üzerinden yorum yapmasını onaylamıyorum. Çünkü bu aşamada herkesin söyleyecekleri de taslak olarak kalacaktır. Ama herkeste şimdi bir kelle avı sevdası var. Ben bunu doğru bulmuyorum. Hukuk süreçleri tamamlanıncaya dek herkes masumdur. Kirlenen siyaseti de ancak siyasetin kendisi temizleyebilir. Kelle avcılığına çıkmak ne belediyemize ne de Kıbrıs Türk toplumuna bir şey kazandırmayacaktır” diye konuştu.

 

 

 

 

Çıraklı: Sayıştaylık günü gününe görevini yapmadı

UBP’li LTB Meclis Üyesi Bülent Çıraklı, kurumların görevlerini zamanında icra etmekle yükümlü olduklarına vurgu yaparak, Sayıştay’ın görevini zamanında yapmadığını öne sürdü.
Ortada bir usulsüzlük söz konusu ise bunun zamanında tespitinin yapılmasının gerektiğini kaydeden Çıraklı,  “5-6 sene sonra yapılan icraatların kararında mevsim geçmiş olur” dedi.
Bülent Çıraklı, şu şekilde konuştu: “Sayıştaylık personel yetersizliğini öne sürerek günü gününe görevini yapmadı. Fakat personel azlığı kurumun görevini zamanında yapmamasına özür değildir. Belediye Meclis kararları Sayıştay’a, İçişleri Bakanlığı’na ve kaymakamlığa sunulur. Bu kurumlar gerekli incelemeyi yapar ve konuya ilişkin değerlendirmesini 15 gün içerisinde Belediye Meclisine sunar. Aksi halde 5-6 sene sonra yapılan icraatların kararında mevsim geçmiş olur ve zamana göre kararlar alınır. Örneğin bir devalüasyon o döneme göre değerlendirilir. Tabii ki LTB Belediye Meclisi’nde alınan bütün kararlar halka en iyi, kaliteli ve en ucuz hizmeti vermek içindir. Bazı suistimaller varsa da onlar zamanında tespit edilmelidir. Şimdi bunlarla ilgili hukuksal süreç ne ise devam edecektir. Varsa bir yolsuzluk tespit edilecektir. Meclis üyelerinin de bir kısmı taslak raporda borçlu olarak yer almaktadır. Ancak bu durum yeni idariyi ve başkanı da sıkıntıya sokacaktır. Artık Belediye Meclisi karar alırken çok daha sıkı kontrol etmek zorunda kalacak. Kararlarda ret verenler çoğalırsa başkanlar icraat yapmayacaktır. Bu da halka hizmetin kesilmesi demektir.”

Olguner: Arada ayıklama yapmadan hukuki işlem başlatılacak

CTP’li LTB Meclis Üyesi Onur Olguner, Sayıştay’ın LTB Taslak Raporu’nda ismi geçen LTB personeli bazı kişilerin suçsuzluğuna gönülden inandığını belirterek “İnanıyorum ki bu arkadaşlar süreç içerisinde kendilerini aklayacaktır. Çünkü bu kişiler, kandırılmış veya yanlış ithamda bulunularak rapora ismi geçmiştir” dedi.
Olguner, söz konusu kişilerin suçsuz olduklarına inansa da arada ayıklama yapmadan raporda tüm adı geçen kişiler için disiplin soruşturması ve hukuki işlem başlatmanın birincil görevleri olduğunu bu noktada raporda adı geçen belediye başkanı ve meclis üyeleri ile ilgili görevin Savcılık’ta olduğunu kaydetti.
“Belediye yönetiminin eski meclis üyelerini veya başkanını soruşturma yetkisi yoktur” diyen Onur Olguner, “Bu noktada acilen belediyenin Disiplin Komitesi çalışmaya başlamalıdır ve belediye içi adaletin işleyişinde sıra atlama gibi dedikodular yaratmamak için disiplin kurulu, şahsi görüşüme göre, kadroda yukarıdan aşağıya doğru işlemeli ve teker teker rapor ile ilgili soruşturmalar ivedilikle başlatılmalıdır. Yasalarımıza göre disiplin kuruluna gönderme yetkisi belediye başkanlığına aittir” şeklinde konuştu.
Olguner, “Her halükarda bu çıkan rapor aracılığıyla belediye seçimlerinde söz verdiğimiz gibi hesap sorulmasına, belediye iç huzurunun ve adaletinin sağlanmasına aktif destek koyacak ve takipçisi olacağız” dedi.