Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Sorumlu Kabak, Ispanak Ve Erik Mi?

Devlet Planlama Örgütü Nisan ayı enflasyon oranını açıkladı, yüzde 2,75…

Bir yıllık enflasyon ise, Nisan itibarıyla yüzde 13,1 olmuş….

Bu rakamlar tek başına bir şey ifade etmeyebilir.

O zaman geçen yılla bir mukayese yapmak lazım…

2017 Nisan ayının enflasyonuna bakalım, yüzde 1.85 olmuş.

Geçen Nisan’da yıllık enflasyon ise, yüzde 6,9 olarak belirlenmiş…

Her iki değerlendirmeye göre de enflasyon zaten artmış da; neredeyse iki misli de hızlanmış…

Demek ki, kötüye gidiş de hızlanmış.

Geçmişte de artardı bu enflasyon.

Ama genelde aynı aylarda, benzer rakamlarda artardı…

Geçen yıl, 1,5 arttıysa, bu yıl, yine aynı ya da bir miktar üstünde veya altında olurdu.

Böyle bir senede iki misline çıkmazdı.

1,85’den, 2,75’e…

Hep yazarım, DPÖ Müsteşarı Sevgili Ödül Muhtaroğlu da arar ve yaptıkları uygulamanın doğruluğunu anlatır bana.

Ama hiç bir zaman ikna olmadım, yine de olmayacağım…

Taktığım konu çok basit…

Şampiyon, kabak, erik, ıspanak…

Bu mudur..?

Dövizin etkisi bu hesaplamada nedir..?

DPÖ’nün verdiği rakamların içinde, mesela konut ve yakıtlar, % 1,27 artış göstermiş görünüyor.

Oysa dövizin artışı yanında, bir de gelen zamlar sadece bu kalemi bile yüzde 10’lara fırlatmış olmalıydı.

Uzmanlar, dövizin haftalık hareket marjını ortalama yüzde 1,34 olduğunu söylüyor.

Bir yılda da yüzde 25 civarında artmış.

O halde enflasyon rakamı, nasıl olur da bunun yarısı kadar olabilir..?

Hesaplamaya temel olan sepette bir değişiklik yapmışlardı. Ancak yeterli olmamış sanırım….

Bu ülke dışa bağımlı.

Üstelik TL kazanıp, döviz harcıyor…

Dahası, döviz artışı, ekmekten gıdaya, konuttan ulaştırmaya, haberleşmeye bir de fahiş zamlarla yansıyor…

Uzmanlar, “Sağlıklı bir büyüme ve ekonomik denge için enflasyon ve dolar kuru artışlarının birbirine yakın olması önemlidir” diyor.

Bizde böyle bir durum yok. E, faizlerle de fazla oynayamıyorsunuz, para sizin değil…

Yani şimdi “ne olur ki” diyeceksiniz. Rakamlar yüksek de gösterilse, eksik de gösterilse değişecek bir şey yok…

Belki memur maaşlarına gelecek hayat pahalılığı biraz daha fazla olacak, hepsi o kadar…

Asgari ücret aynı oranda artacak mı..? Özel sektör bu kaybı çalışanına verecek mi?

İmkansız…

Demek istediğim, bu döviz artışı, bu memlekette iğneden ipliğe herşeye gerçek artış değerinin çok üzerinde yansıyor.

Kazanan hem dövizin artışından oturduğu yerde kazanıyor, hem de mal ve hizmetlere maliyetinin çok üstünde zam yaparak…

Böyle saçma sapan bir düzen hepimizi yiyip, bitiriyor…

Ve tepede birileri haksız kazanç sağlarken, piramidin geriye kalanı gün geçtikçe fakirleşiyor, gelir adaleti denilen şey de yok olup gidiyor…

 

YERİN KULAĞI VAR

AKINCI’YA O DA KIZMIŞ:

erhürman-başbakanBaşbakan Tufan Erhürman’ın, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Akıncı ile yapılan haftalık olağan görüşmeye gitmemesi çeşitli dedikodulara neden olmuştu. Hatta Erhürman’ın Başbakanlık ve parti başkanlığından istifa edeceği bile iddia edilmişti. Meğer esas sebep, Akıncı’nın Guterres belegesi ile ilgili yaptığı açıklamaymış. Hükümetten habersiz yapılan bu açıklama Başbakan’ı Akıncı’ya karşı böyle bir tavır almaya itmiş. Bize gelen iddialar bu yönde…

MEMLEKETİN DURUMU AHVALİ:

Bir yanda yağmur gibi gelen zamlar, diğer yanda Guterres belgesi tartışmaları. Ve bunların arasına sıkıştırdığımız yerel seçim tartışmaları. Ekonomi ise malum. Hani siyasilerin her sıkıştıklarında dedikleri gibi, “ülke zor günlerden geçiyor”… Belli ki bu yaz, siyaseten oldukça sıcak geçecek. “Aman, bana ne, bulaşmayım” deseniz de, mutlaka ucu bir yerden herkese dokunacak. Ülkenin durumu ahvali bu, Allah sonumuzu hayır etsin…

DEĞİRMEN GİBİ ÖĞÜTÜYOR:

Cumhurbaşkanlığı makamı adeta değirmen gibi geleni öğütüyor. Rahmetli Denktaş’tan sonra gelen Talat, Eroğlu ve şimdi de Akıncı. Talat bir dönemin ardından girdiği seçimleri kaybederek, koltuğu Derviş Eroğlu’na bırakmıştı. Eroğlu ise ikinci kez girdiği seçimlerde şimdiki Başkan Akıncı’ya yenilerek görevi bırakmıştı. Sizin anlayacağınız bugüne kadar Denktaş’ın dışında hiç bir aday, ikinci kez seçilmeyi başaramadı. Son günlerde Akıncı’ya karşı başlatılan kampanyalar aklıma, acaba Akıncı’nın da sonu diğerleri gibi mi olacak sorusunu getirdi…

 

BAL GİBİ DE ZAM:

Elektriğe yapılan okkalı zammın ardından başta Başbakan olmak üzere herkes niye zam yapıldığını kendince açıklamaya çalışıyor. Peki ama bu bahaneler gerçekleri, yani zammı ortadan kaldırır mı? Hükümete göre tedbir, vatandaşa göre zam. En güzelini eski bakanlardan Erdal Onurhan söyledi, “Sayın Başbakan’a bir tavsiye; Kıb-Tek’in her söylediğini araştırmadan kabul etmeyin ve savunmayın”…

ADAY OLACAK MI?:

Gündem Kıbrıs’ın haberine göre UBP Mağusa İlçe Başkanı Güneş Güneşoğlu Mağusa Belediye Başkanlığı için bağımsız aday olmaya hazırlanıyormuş. Bilindiği üzere UBP Mağusa’da DP ile birlikte “bağımsız” aday İsmail Arter’i destekleyeceğini açıklamıştı. Belli ki Mağusalı UBP’liler Arter’den pek memnun değiller. Güneşoğlu’nun aday olması halinde Mağusa’da taşlar yerinden oynar mı, diye sorarsanız, bana göre bu saatten sonra değişen birşey olmaz…

SONUCUNU MERAK EDERİM:

Dr. Küçük Vakfı’nın düzenlediği “KKTC’de İdeal Yönetim Sistemi” başlıklı çalıştay başladı. Zaman zaman gündeme gelen, sonra düşen, “Başkanlık sistemi mi, parlamenter sistem mi” tartışmalarının bu çalıştayla yeniden başlayacağı anlaşılıyor. Bugüne kadar sadece siyasiler görüş bildirmişti. Bu kez, bilimsel bir çalışma olacak, yani tarafsız…. Bakalım sonuçta ne çıkacak…

 

ZİRVEDEKİLER

Erdinç Gündüz: “1963 ve öncesinde, yan yana,  hatta içiçe yaşayan iki toplumda, ilk kopukluklar 63 olayları ile  başlamıştı. Ama özellikle 1974 Savaşı’yla,  ‘kopuş’ların en büyüğü yaşandı adada. Ve her geçen gün,  ‘kopuş’ arttı. 63 ve öncesinin yaşayanları, birbirlerini unutmaya bile başladılar.  Bugünün gençleri için  ise 63’ler ve 74’ler,  bir ‘masal’ gibi sadece.  Ve ‘masal’ uzadı gitti. Kitaplara da sığmıyor artık bu kadar yılda olup bitenler. Adayı bu hale getirenler teker teker göçüp gitti. Bulundukları yerde mutlu mudurlar ? Bilmiyoruz. Ama arkalarında mutsuz bir ada halkı bıraktıkları kesin”…

DİPTEKİLER

Ahmet Sennaroğlu: Kendisi halen Büyükkonuk Belediye Başkanı. 24 Haziran seçimlerinde yeniden aday. Sennaroğlu, işçileriyle katıldığı 22 Ocak olayları ve belediye idare amirinin Cumhurbaşkanlığına siyah çelenk bırakması görüntüleriyle gündeme gelmiş ve tepki toplamıştı. Aynı Sennaroğlu bu kez, 22 Ocak olaylarına karıştığı gerekçesiyle mahkum olan ve önceki gün şartlı salıverilen eylemciyle meyhane masasında çekilmiş resmini paylaşarak yine gündem oldu. Vardır herhalde bir bildiği…

 

Foto Gündem

kanunsuz-giriş
Polis önceki gece Metehan Kara Giriş Kapısı’ndan muhaceret işlemlerini yaptırmadan ülkeye Kuzey’e geçiş yapmaya çalışan arabanın bagajdan insan torpidoda uyuşturucu buldu