Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kimdi Acaba Kötü Niyetli..?

Ah ah, daha seçildiği gün yazmıştık, Mağusalılar bu seçiminizin bedelini ödeyeceksiniz demiştik. “Lefkoşa’da yaptıklarını burada da yapacaklar, aman dikkat” demiştik. Yazılarımız internette duruyor.

Onlar bize “önyargılı” diye baktılar, fakat ne yazık ki haklı çıktık.

Görünen köy kılavuz istemezdi…

İşte tam da seçimler arifesinde Mağusa Belediyesi’nin battığı ortaya çıktı.

Seçildiğinin ilk bir kaç ayında başlamıştı en iyi bildiği şeyi yapmaya, arka kapıdan istihdama.

İlk 4 aylık sürede 36 kişi, bir yılda 85 kişi istihdam etmiş, iki yıl sonra bu sayı 66 olmuştu.

Eleştirenlere “kötü niyetli” dedi ve devam etti.

Geçen yılın Ağustos’unda, aynen zamanında Lefkoşa Belediyesi’nin, battığı bilindiği halde temlik verip, borçlanmasına izin verildiği gibi, Mağusa Belediyesi’ne de Bakanlar Kurulu onayıyla bir kamu bankasından 10 milyon lira kredi verilmişti. İlk değildi bu. 2016’da da yine 6 milyon kredi verilmişti.

Gerekçe de şöyle açıklanmıştı; “belediyenin cari harcamaları için… Ödemelerini düzenli yapsın diye”…

Bu ne demekti..?

Maaşlar, alacaklılar ödenemiyor demekti…

Geçen Mart’ta, Mağusa Türk Genel İş Sendikası, Arter’e bir mektup göndermiş ve basına dağıtmıştı.

Orada aşırı istihdam, popülizm, savurganlık olaylarının devam ettiği belirtiliyor, Mağusa’nın da Lefkoşa gibi olmasından endişe duyulduğu belirtiliyordu.

Belediyeler Yasası’na göre “Nüfusu 6 binin üstünde olan belediyeler giderleri, bir önceki yılın gelir ve devlet katkısı toplamının yüzde 50’sini aşamaz. Bu oranlar sağlanana kadar istihdam yapılamaz” … Ama Mağusa Belediyesi bu sınırı çoktan aşmıştı.

Sendika mektubunda bu maddeye dayanarak gereğinin yapılmasını istemişti.

Sonra aynı günlerde, bir başka haberde, Mağusa Belediye çalışanlarının sayısının 600’e ulaştığı açıklandı. Arter devraldığında sayı 270’di dikkatinizi çekerim…

Kendi aldığı 200 kadar kişinin sosyal yatırımlarını yapmadığı da ortaya çıktı. Oysa İsmail Arter, ilk eleştiriler geldiğinde, yani 2016’da hem maaşları, hem yatırımları bir tamam yaptığıyla övünüyordu.

Her neyse… İstihdamlar o kadar partizancaydı ki, belediyeden emekli olan bir personeli hizmet alımı kaleminden tekrardan  istihdam etmişti.

Piyasadan yaptığı alımları ve de ek mesaileri 7 aydır ödeyemiyor. Bir yıldır ödemediği şirketler var. Esnafın Belediyeye mal vermeyi durdurduğu iddia ediliyor.

Son bomba, bu ayki maaş çeklerinin de bozulmadığı şeklindeki iddia…

Bütün bunlar size Lefkoşa’yı, Yenierenköy’ü hatırlatmıyor mu..?

Biz eleştirdiğimizde “kötü niyetliydik” öyle mi..?

Bunu hükümet kanadından da duymuştuk. Hani şu 10 milyon daha borçlandırdıklarında.

Ne oldu sahi o 6 milyon, artı 10 milyon lira kredilerin ödemeleri..? O kamu bankası alacağını tahsil etti mi, yoksa batan belediye bir de kamu bankasına mı zarar verdi?

Kim kötü niyetliydi..?

Lefkoşa’yı sonunda çöplük haline getirinceye kadar Başkan’a dokunmayan, kredi vermeye devam eden yönetim, suça ortak değil miydi..?

Şimdi de ortaktırlar…

Hem de öylesine büyük ortaktırlar ki, Arter’i bir kez daha aday gösterebiliyorlar…

Ey Mağusalı, 4 yıl önce uyardık, dinlemedin. Zararın nersinden dönersen kardır. Bari bu defa söylenenlere kulak ver…

 

YERİN KULAĞI VAR

NUR İÇİNDE YATSIN:

ciğerci ahmetSon günlerde bazı Bakanlar Kurulu karalarını okuyunca, aklıma rahmetli ciğerci Ahmet ve o meşhur sözü geliyor. “Fasulyenin yahnisi, gitti geldi aynisi…”diye. Özellikle turizmde teşvikler, kumarhane izinleri ve yurt dışı özel seyahatler için verilen ödenekler. Bunları okuyunca insanın aklına ister istemez, ciğerci Ahmet’e rahmet dilemek geliyor… Ve bu kararlar bu hükümete yakışmıyor.

NEYİNİ ARAŞTIRIYORSUNUZ:

Başbakan Erhürman özellikle okul önlerine dadanan tarikat mensuplarıyla ilgili 3 koldan araştırma yapıldığını açıkladı. Durum ortada, bu insanların bir çoğu eminim vatandaş bile değil, ülkeye “turist” olarak girmişlerdir. Nasıl olmasa sorgu sual yok. Bu işin artık savsaklanacak hali kalmadı. Hiçbir şey yapamazsanız bari bu kıyafetlerle dolaşmalarını engelleyiniz. Koskoca devlet bu faaliyetlerle baş edemeyecekse, vay halimize. Tut kolundan sorgusuz sulasiz nasıl girmişse öyle at ülkeden…

5 MİLYON OLSAYDI BELKİ DE BATMAZDI:

Ve sonunda batan KTHY’nin binaları da açık artırma ile satılıyor. Taban fiyat 5 milyon sterlinden, en yüksek fiyatı verene satılacak. Düşünüyorum da o gün 5 milyon sterlin bulunsaydı, bugün belki de KTHY hala göklerde olabilirdi. Aradan geçen yıllara rağmen hala kurumun nasıl ve kimler tarafından batırıldığı kafalarda soru işareti olarak duruyor…

HESAP SORMA:

Başbakan Erghürman’ın dünkü basın toplantısında söyledikleri arasında bence en önemlisi, yayınladıkları genelge. “Sayıştay raporlarında devletin gelir kaybına neden olduğu belirlenenlerden ilgili meblağın istenmesi, ilgili kişilerin ödemeyi reddetmesi halinde konunun mahkemeye taşınması”… Yani ceza davalarıyla yetinilmeyecek, tazminat davaları da açılacak. Bu bağlamda Piyangolar İdaresi’nden başlamak üzere, Taşkent Kooperatifi, Kıb-Tek sırada… Basın toplantısında soru soran gazetecilerin süreyle ilgili endişelerini paylaştığımızı da not edelim.

AB TERMİNALİ KURUYOR:

AB’nin Rum Yönetimi’nin doğal gaz faaliyetlerinde açıktan taraf olmasının sebepleri ortada. Doğu Akdeniz ülkelerinden ithal edilecek ve Avrupa’ya taşınacak doğal gaz için Güney’de bir depolama sistemi kurulmasına karar verildi, Avrupa Komisyonu da 101 milyon Euro kaynak vermeyi onayladı. Daha önce bu terminalin Güney Kıbrıs’ta kurulmasının maliyet açısından uygun olmadığı söyleniyor, Türkiye’den bahsediliyordu. Demek ki, siyasi anlamda yapılacak bir şey kalmamış.

TRANSİT MİYİZ:

Önce Çiftlik Bank, şimdi de borsada oyunlar oynayan bir şirketin KKTC üzerinden yurt dışına para kaçırdığı haberleri.  Bankalarımızın para transferleri konusunda uluslararası kurallara uymak zorunda olduklarını biliyoruz. Hatta Merkez Bankası da bunu yakından denetliyor. Peki nasıl oluyor bu işler? Bahsedilenler çok büyük meblağlar.

 

ZİRVEDEKİLER

Ahmet Okan: “Bir kişi yok mu yani! Çıkıp da “Hayır! Bu gidişat, gidişat değil” diyecek?

Burada böyle şey olmaz; Tarikatlar kurulamaz, Orada burada zikirler yapılamaz, Camilerde, dini yerlerde örgütlenme olmaz, Sosyal yaşamın görüntüsü kirletilemez, Kültürel yaşam

dinamitlenemez, diyecek? Bir kişi yok mu? Muhalefetteyken kükreyip de yetki alınca aynı tondan konuşup iş yapacak biri yok mu?”.

DİPTEKİLER

Doğan Medya Gurubu: Kıbrıs Türk mücadelesine ta 1950’lilerden beri destek veren Doğan gurubuna bağlı Hürriyet gibi bir gazetenin geçtiğimiz günlerdeki, “110 Kıbrıslı Türk Rum vatandaşı oldu” haberiyle ilgili ne bir özür, ne bir düzeltmeye rastlamadık. Hani bilmese tamam da, yıllardır burada olan muhabiri de mi bilmiyor veya öyle düşünüyor herhalde. Ne yazık ki bizim hükümet yetkilileri de bu konuda ağzını açmadı. Halbuki böyle rezil, aşağılayıcı bir haber yapan ve yayınlayan medyaya tepkimiz farklı olmalıydı…

 

Foto Gündem

Solomos Apostolidis
Solomos Apostolidis cinayetinin zanlısı olarak Erdinç Şentürk tespit edildi. KKTC polisi başvurusu üzerine Türkiye polisi alarma geçti. Cinayetin detayları ise dehşet verici