KÜLTÜR OLARAK KABUL EDİLDİ: İbrahim Soysev, Lapatozlu Kuruyemiş’i rakiplerinden ayıran en büyük özelliğin “taze kuruyemiş” anlayışını benimsemesi olduğunu söyledi. Soysev, dükkanda satışa sunulan kuruyemişlerin günlük olarak kavrulduğunu kaydetti. Taze kuruyemiş satmayı prensip edindiklerini belirten Soysev, “Bu kültür babamdan miras kaldı” dedi
“SAĞLIĞINIZ İÇİN TAZE KURUYEMİŞ ALIN”: İbrahim Soysev, kuruyemişlerin 2-3 gün dışarıda kaldığında serbest yağ asitleri salgıladığını ve tatlarının bozulduğunu anlattı. Lapatozlu Kuruyemiş’in bu nedenle günlük taze kuruyemiş yaptığına vurgu yapan İbrahim Soysev, vatandaşlara taze kuruyemiş yiyin çağrısında bulundu
Bahadır AYNA
Kuruyemiş sektöründe 49 yıldır var olan “Lapatozlu Kuruyemiş” İşletmecisi İbrahim Soysev, işletmenin ilk kez babası Kemal Soysev’in işletmeciliğinde, 1966 yılında, Selimiye Camisi’nin karşısında küçük bir dükkanda açıldığını kaydetti.
İbrahim Soysev, o dönemlerde 8 yaşında küçük bir çocuk olduğunu ve hafta sonları ve bayramlarda kuruyemiş dükkanında babasına yardım ettiğini anlattı.
Soysev, o yıllarda köylerden Lefkoşa’ya gelen otobüslerin Büyük Han çevresine park edildiğini o dönemlerde bölgenin Lefkoşa’nın merkezi olduğunu ekledi.
İbrahim Soysev, sözlerine şöyle devam etti: “O yıllarda küçük bir yük bisikletim vardı ve babam bisiklete çerez, şeker çikolata yüklerdi, ben de çarşı pazar gezer satardım. 8 yaşında küçük bir çocuktum ve kuruyemişçiliğin ilk öğütlerini babamdan aldım. Yaşıtlarım sokakta oyunlar oynarken ben çalışırdım. Bundan da hiç gocunmadım aksine gurur duyar, sınıfta da anlatırdım.”
“Uykunun tatlı zamanında işe giderdi”
Babası Kemal Soysev’in her gün üşenmeden uykunun en tatlı saatinde, sabah 04.30’da kalkıp çerez kavurduğunu anlatan İbrahim Soysev, “Lapatozlu Kuruyemiş’in temel prensiplerinden birisi olan her gün taze günlük çerez anlayışı o dönemden yerleşti, halen de böyle devam ediyor” dedi.
Soysev, “Taze çerez anlayışı babamdan bize kalan bir kültürdür” diye konuştu.
“Eskiden insana kıymet vardı”
İbrahim Soysev, bugünkü insan ilişkilerine dem vurarak, “Eskiden dostluklar, arkadaşlıklar, komşuluk ilişkileri vardı. Şimdi bunlardan uzaklaştık” dedi.
Soysev, şunları söyledi: “Bandabulya’nın en büyük alışveriş merkezi olduğu dönemlerde Lapatozlu Kuruyemiş de en büyük kuruyemişçilerden birisiydi. Bandabulya, köylerden alışveriş yapmak için gelen insanlarla dolardı. Babamın elinden tutarak kalabalığın içerisinden dükkana giderdik. Her yer insan doluydu, bir yandan hellimciler, canlı tavuk satanlar bağırırken diğer yandan pazarlık seslerini duyuyordum. Hep o yıllarda yaşıyor olmayı isterdim. Eskiden dostluklar, arkadaşlıklar, komşuluk ilişkileri vardı. Şimdi bunlardan uzaklaştık.”
Lapatozlu Kuruyemiş Terminal’e taşındı
Bir dönem Lefkoşa’nın kalbi olan Bandabulya’nın zamanla cazibesini yitirdiğini anlatan İbrahim Soysev, babası Kemal Soysev’in de “Lapatozlu Kuruyemiş”i Lefkoşa Terminal bölgesindeki bugünkü adresine taşıdığını söyledi.
İbrahim Soysev, kendisinin de liseyi bitirdikten sonra, üniversitede işletme bölümünde okuduğunu, üniversiteden mezun olduktan hemen sonra da askere gittiğini anlattı.
“Bıçaklandı yine işinden vazgeçmedi”
İbrahim Soysev askere gittikten 4 ay sonra annesinden bir haber aldığını ve babasının bıçaklandığını öğrendiğini anlattı.
İbrahim Soysev, “Hastaneye gidip öldüğünü sandığım babamın hayatta olduğunu görünce derin bir nefes aldım ve yanına usulca oturup olayı anlatmasını istedim. Babam bıçakladığı sırada dükkanda olduğunu ve çerez koymak için arkasını döndüğünde boynunda bir sıcaklık hissettiğini anlattı. Bu olayın ardından babamın işi bırakacağını düşünmüştüm ama o bunu yapmadı. Bu olay ve babamın işine bağlılığı beni çok etkiledi” dedi.
İbrahim Soysev, askerliğini bitirdikten sonra baba mesleği olan ve çocukluktan beri içinde yoğrulduğu kuruyemişçiliği yapmaya karar verdiğini, kuruyemiş dükkanını babasından devraldığını anlattı.
“Babamın yolunda ilerledim”
İbrahim Soysev yıllarca babasından aldığı kuruyemişçilik kültürünü Lapatozlu Kuruyemiş’te devam ettirdiğini söyledi.
Soysev, “Şimdi ben de her gün sabah saat 05.00’te kalkıp özel fırınlarımızda yemişleri kavuruyorum ve müşterilerimin hizmetine sunuyorum. 49 senedir ailece bu işin içindeyiz. Babamın bize aşıladığı, temel prensip edindirdiği budur, bize de bu kültürü yaşatmak düşerdi. Lapatozlu Kuruyemiş’i de zaten diğer kuruyemişçilerden ayıran fark budur” dedi.
Lapatozlu Kuruyemiş’in ince sırları
İbrahim Soysev, Lapatozlu Kuruyemiş’in çerezlerinin bu kadar lezzetli olmasının en büyük etkeninin babası olduğunu, babasından edindiği prensipler olduğunu söyledi. Soysev, yıllardır sanayi tipi fırınlar değil, eski el yapımı fırınlar kullandıklarını kaydetti.
Soysev, “Sanayi tipi fırınlar çerezin tadını bozuyor. Bazen de ya az ya da fazla pişiriyor” dedi.
“Sağlığınız için taze kuruyemiş alın” diyen İbrahim Soysev, kuruyemişlerin 2-3 gün dışarıda kaldığında serbest yağ asitleri salgıladığını ve tadının bozulduğunu anlattı.
Lapatozlu Kuruyemiş’in bu nedenle günlük taze kuruyemiş yaptığına vurgu yapan İbrahim Soysev vatandaşlara taze kuruyemiş yiyin çağrısında bulundu.
































