Devrim DEMİR
Doğma büyüme Gönendere köyünden olduğunu ve başka bir yerde yaşamadığını söyleyen Celal Çorba, günlerini kendisi gibi emekli olan arkadaşları ile köyün kahvesinde geçiriyor. Gençlerle de iyi bir diyalog kuran 75 yaşındaki Celal amca, 5 çocuk 10 torun sahibi. Gençlik yıllarında çok çalıştığını, eski zamanda şimdiki rahatlığın olmadığını anlattı.
Eski insanların çok çalışıp ürettiğini söyleyen Celal Çorba, "Gün ağarmadan bahçelere gider, akşam karanlığına kadar işlerdik. Soğan ekmek yerdik ama hayat çok güzeldi. Elektrik yoktu ama evlerde huzur bolluk ve bereket vardı. İnsanlar şimdi azla yetinmeyi de bilmiyor " sözleriyle ifade ediyor geçmişini.
“Rahatlık hem güzel hem korkutucu”
Güler yüzü ve neşeli konuşmalarıyla Havadis aracılığı ile gençlere nasihatlerini aktaran Celal Çorba, yetişen gençliğin geçmişlerini iyi araştırmalarını ve asla unutmamalarını söyledi. Hayatın eskisi gibi zor olmadığını ifade eden Çorba, konuşmasına şöyle devam etti: "Zaman öyle değişti artık her şey elimizin altında. Su arındırılmış evine kadar gelir, çarşı pazar her gün kapıya gelir. Can güvenliği ile dünyanın bir ucundan bir ucuna çok yakınsın. Her şey rahatlık ama bu rahatlık hem güzel hem korkutucu. istemediğin kadar yiyecek ürünler doldu marketler zamanlı zamansız her türlü meyve sebze, ama bunların bir çoğu hastalık getirdi insanların üzerine. Geriye dönüp bakınca çok çalıştık, soframızda zeytin, ekmek ve soğan yerdik ama hastalık yoktu. Nüfus gittik sonra azalır çoluk çocuk amansız hastalığın pençesine yakalanır, gencecik insanlar hayata doymadan göçüp gider. Zaman öyle bir oldu, bir düğüne gitsem, on cenazeye giderim ne kadar üzücü."
“Teknoloji, saygıyı kaybettirdi”
Gönendereli Celal amca, gelişmiş telefonların gençliği insanları artık çileden çıkardığını ve düzeni bozduğunu şu şekilde ifade etti: "Küçük büyüğünü saymaz oldu, telefonlar yüzünden insanlar arasında muhabbet kalmadı. Yararından çok teknolojinin zararı çok."
































