Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

“Yasal düzenleme ve denetim yetersiz”

“DEVLET DENETİMİ ŞART”: Sosyal hizmetler uzmanı Barış Başel, uyuşturucu ile mücadelede yasal düzenlemelerin yapılması ve devlet denetiminin arttırılması gerektiğini söyledi. Başel, bağımlı olan, madde kullanan ve yeni içicilerin rehabilite edilerek topluma kazandırılması gerektiğini dile getirdi

Sosyal hizmetler uzmanı Barış Başel, uyuşturucu madde ile mücadelede maddenin piyasada bulunurluğunun, eğitimin, tedavi ve rehabilitenin önemli rol oynadığını kaydetti.
Barış Başel, uyuşturucu kullanmaya hiç başlamamış kişilerin uyuşturucu maddenin zararlarına ilişkin küçük yaştan itibaren bilinçlendirilmesinin gelecekte bağımlılık yapan maddelere talebi düşüreceğine dikkat çekti.
Uyuşturucu madde ile mücadelede ikinci aşamada, bağımlılık yapan maddelerin piyasada bulunurluğunun arzının önlenmesi gerektiğini belirten Başel, Gençlik Dairesi ile Narkotik ve Kaçakçılığı Önleme Şubesi’nin bununla ilgili “Geleceğimizi Şimdiden Yaratalım” Projesi kapsamında birçok çalışması olduğunu söyledi.
Uyuşturucu ile mücadelede “tedavi ve rehabilitasyon” yönteminin de büyük öneme sahip olduğuna işaret eden sosyal hizmetler uzmanı Barış Başel, bağımlı olan, madde kullanan ve yeni içicilerin rehabilite edilerek topluma kazandırılması gerektiğini dile getirdi.

“Hükümet sözünü tutmadı”
Sosyal hizmetler uzmanı Barış Başel, tedavi ve rehabilitasyon noktasında hep söz verilmesine rağmen halen daha ülkede tam teşekküllü bir merkez bulunmadığını ifade etti.
Başel, “Sayın Sağlık Bakanı, 13 ay önce bir televizyon programına katılmış, KKTC’de uyuşturucu ile mücadelede büyük öneme sahip olan tedavi ve rehabilitasyon merkezinin kurulacağına dair söz vermişti. Maalesef sözlerin tutulmadığını görüyoruz. Hükümet yetkilileri halen daha bunun ne kadar acil ve zaman kaybedilmeyecek konu olduğunun farkında değil” dedi.
Barış Başel, “Maliye Bakanlığı’nın açıklamalarına batkımızda, bakanlıklarla ilgili tasarruf yapıldığına ilişkin rakamlar görüyoruz. Tasarruf edilen konular ve miktar nedir bilmiyoruz. Bakanlıklardan yapılan tasarrufla, bir tam teşekküllü tedavi merkezi yapabilecek güce sahip değil miyiz? Bunun cevabını bilmiyoruz” diye konuştu.

“Sosyal hizmet ağında kurumsallaşma sorunu var”
KKTC’de sosyal hizmetler ağı açısından ciddi bir kurumsallaşma eksikliği olduğunu kaydeden Barış Başel, aile ve ergen danışma merkezi, beş kentte açılacak ruh sağlığı istasyonları gibi bağımlı tedavi merkezi kurumları ile ilgili siyasilerin sürekli olarak boş vaatlerde bulunduğunu iddia etti.
Başel, “Toplum bu boş vaatleri seçim sürecinde sorgulamalı ve geleceğine sahip çıkmalıdır” dedi.

“Elektro takip ve Muhbir Yasası şart”
Sosyal hizmetler uzmanı Barış Başel, uyuşturucu ile mücadelede ayrıca yasal düzenlemelerin yapılması ve devlet denetiminin arttırılması gerektiğini söyledi.
Başel, “Toplumda bazı tepkileri de anlamak zor. ‘Polis 3-5 gramla uğraşır. Büyük kapsamda ticaret yapanları yakalamaz’  gibi yanlış bir tepki var. Oysa polisin daha yukarıda oturan büyük kapsamda ticaret yapan kişilere ulaşabilmesi ve bu sorunlarla mücadele edebilmesi için ‘Elektronik Takip’ ve ‘Muhbir Yasası’ olmalıdır. Polis, Elektronik Takip’ ile Anayasa’ya aykırı olmadan, Savcılık kararı ile telefonları dinleyebilmeli ve yine Savcılık kararı ile bu kayıtları mahkemeye sunabilmelidir” dedi.

“Denetimli Serbestlik Yasası tek başına yeterli değil”
Uyuşturucu ile mücadelede Denetimli Serbestlik Yasası’nın tek başına yeterli olamayacağına da inanç belirten Barış Başel, “Denetimli Serbestlik Yasası’ndan söz ediliyor. Bu konuda da ciddi sıkıntılar yaşamamız olasıdır. Sadece bu mekanizma harekete geçirilirse polisin şuandaki koşullarla mücadele etme imkanı da ortadan kaldırılmış olur. Çünkü uyuşturucu satıcısı olan bir kişi yüklü miktarda olan maddeyi bir kenara saklayacaktır, üzerinde 3-5 gram saklayarak, başkalarına satmaya devam edecektir” diye konuştu.

“3 kilo 800 gram tüm adayı zehirlemeye yeter”
Uyuşturucu ile mücadelenin makro ve mikro düzeyde olması gerektiğini dile getiren sosyal hizmetler uzmanı Barış Başel, polisin, şuanda mevcut yasayı uyguladığını, yasal düzenlemeler yapılmadan da kapsamlı bir mücadele politikasının oluşturulmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Başel, “Polis, yılın ilk ayında tüm adayı zehirlemeye yetecek kadar (3 kilo 800 gram) bir miktar uyuşturucu madde yakaladı. Fakat biz bu son olayda trafikte görevli polisin adının yer alması noktasında büyük fotoğrafı görmemekte ısrar ediyoruz. Polis, orada ‘varsa içimizde biz onu da temizliyoruz’ mesajı vermiştir. Her meslek gurubunda çürük elmalar vardır. Aradaki çürük elmaları ayıklayarak polisin bu konudaki başarısını da taktir etmek gerekir” dedi.

“Tepeden tırnağa zarar”
Uyuşturucu maddelerin tepeden tırnağa tüm anatomi üzerinde olumsuz etki yarattığını söyleyen Barış Başel, “Öyle örnek vakalarla karşılaşıyoruz ki çok üzücü. Kişi seansa geliyor ama önce duvardaki Atatürk fotoğrafını indirip arkasına bakıyor sonra koltuk altlarını kontrol ediyor. Çünkü paranoya, içeride dinleme cihazı veya gizli kamera olduğunu düşünüyor. Yine eşinin kardeşinden gelen mesajı bile sevgilisinden geldiğini zannedip karısını hastanelik eden veya annesinin kaburgalarını kırıp evde sağlam eşya bırakmayan var” dedi.