Olaylar öğrenci sorunları ile başlamıştı.
Önce sayıları azdı.
Okul yöneticileri onları takmadı.
Hatta gençlerden birkaçı tutuklandı…
…
O sıralarda Amerika’da da gençler özgürlük için ayaktaydı.
Hippiler…
…
Ondan sonra Sarbon üniversitesi öğrenciler tarafından kuşatıldı.
Tutuklanan arkadaşlarının serbest kalmasını istiyorlardı.
Cohn Bendid de aralarındaydı.
Yönetim yine aldırmadı.
Gençleri polis kuşatması altına aldılar.
Ama yanılmışlardı.
Polis kuşatma kurayım derken takviye gelen binlerce genç tarafından gafil avlanmış,
Onlar kuşatma altına alınmışlardı…
…
Amerikalı gençler Vietnam savaşına karşı çıkıyorlardı.
Che Gueavara’nın 1967’de öldürülmesi de olayların büyümesinin nedenlerinden bir tanesiydi.
Neticede binlerce öğrencinin direnişi Paris’in banliyölerine, fabrikalarına yayılmış,
İşçiler, emekçiler, aydınlar birleşmişlerdi.
Yüz binlere varan kitleler dalgalar halinde Paris’te mitingler düzenliyordu…
…
68 kuşağının önde gelen isimlerinden Cohn Bendid,
“Kapitalist sömürünün gelecek kadroları olmayı reddediyoruz” derken,
Ayaklanmalara ve isyanlara ideolojik anlam yüklüyordu…
…
Fransa’daki olaylar tüm dünyayı etkilemişti.
Dünyanın birçok ülkesinde gençlik hareketleri yükselmiş,
Düzene karşı başkaldırı başlamıştı…
…
Bütün mesele o sözdeydi:
“Kapitalist sömürünün gelecek kadroları olmayı reddediyoruz.”
…
O gün bugündür dünyanın gidişatı ortada.
Bundan sonrası ne olur bilinmez…
…
Ama Kıbrıslı’dan da ne olur hiç bilinmez…
Hatta en bilinmezi bu.
Kırk yıldır anlayan yok.
Geçmişte de durum buydu.
Kimse geleceğin ne olacağını kestiremezdi.
İngiliz adaya geldiğinde de,
Gittiğinde de,
Cumhuriyet kurulduğunda da,
Bozulduğunda da,
74 olduğunda da,
KKTC ilan edildiğinde de,
Kimse ne olacağını bilmiyordu…
…
Bilseydi cumhuriyeti yaşatabilirdi,
Bilseydi 74 olmazdı,
Kan akmaz,
Kayıplar olmaz,
Ada bölünmez,
Acılar yaşanmaz,
Hayat her ülkede olduğu gibi sürer giderdi…
…
Su meselesinin de bilinmezlik içinde imzalandığı anlaşılıyor.
Yarın ne olacağını bilen yok.
Senaryolar çok…
…
Ama doğrusu İmam işini biliyor.
Tanımıyorum,
Kabul etmiyorum,
Saygı duymuyorum diyor.
Bir de kehanette bulunup,
Ben giderken herhalde ortalık iyice karışır diyor.
Ve nitekim öyle oluyor…
…
Partileri de tanıyordu ahaliyi de.
Muhalefetten bir şey olmayacağını,
Kendisini ölümüne destekleyip de,
Şeyinin kılı olayım diyenleri de ziyadesi ile biliyordu…
…
Hayıf Kıbrıslılara.
Kim olduklarını değil,
Kim olmadıklarını,
Bildiklerini değil,
Bilmediklerini biliyorlar!..
































