Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ATEŞ KESİ TANIMIYORUZ

Anayasa kararını tanımıyor,

Saygı da duymuyor…

Kalk bununla federasyona git…

Gittin diyelim.
İmzaları da attın.
Hem Sarayönü’nde, hem Metaksas’ta,
Kutlamalar yapılırken,
Ansızın kalkar,
Tayyarede giderken,
Ben tanımıyorum,
Saygı da duymuyorum derse…

Der mi?

Artvinliler bölgesini korumak için ayaklandılar.
Gece gündüz direndiler.
Üstelerine polis yürüdü,
Tomalar devreye girdi,
Tutuklamalar oldu…

Mikrofona yaklaştı ahaliyi “gezici” olarak suçladı…

Şimdi kalk bu varken,
Artan nüfus yüzünden,
Ve yetmez daha da gönderilmek istenirken,
Kalan dağları ovaları korumaya çalış…

Beslemeyi “Gezici” yerine koyar mı?

Yedi Haziran’a kadar ortalık süt limandı,
Barış süreci de yolunda sayılırdı,
En önemlisi kan akmıyordu.
Türk Kürk kardeşliği doruk noktalara tırmanıyordu.
Bademler seçimi kaybedince,
Ortalık kan gölüne çevrildi.
Barış için masada olanlarla halay çekerken,
Ahmet Kaya türküleri ile ağlarken,
Ne olduysa oldu,
Kalktı bunların topunu terörist ilan etti.
Ne barış süreci kaldı ne çözüm.
Kürt sorunu yoktur deyip noktayı koydu…

Bu varken barış yaptın diyelim…
Barışı bozar mı?

Şöyle ya da böyle,
Su meselesi bir yerlere bağlandı diyorlar,
Yarın kafası bozar,
Bağlanan ne ise,
Ben tanımıyorum,
Saygı da duymuyorum derse…

Der mi?

Henüz dava görülmedi.
Gazeteciler hak ihlalinden tahliye edildi.
Yargıç yerine geçip “casusluktur” dedi…

Sen burada  Rum’la kol kola gir,
Bu tarafta Con kahvesi,
O tarata Laikon,
Mangala otur,
Çaçayı kur,
Yarı Türkçe yarı Rumca,
Biraz da İngilizce,
Masada periskan ve rakı.
Radyoda Dillirga türküsü,
Keyifler çakırında,
Barış yapacaksın.
Ya kalkar da,
Ansızın,
Birdenbire,
Bir sabah,
Tyyarede giderken,
Bu casusluktur derse…

Der mi?

1974’te savaş oldu,
Çok sürmedi,
Alınan yerler alındı,
Toprak alınınca geriye ahali kaldı,
(Şimdi ahaliyi bademe döndürmeye çalışıyorlar)
Neticede ateşkes ilan edildi.
Rum’u Türkü dünden razıydı,
O gün bugündür ateş kes var,
Eline silah alan olmadığı gibi,
Hendek kazan da olmadı.
Herkes kendi işine koyuldu,
Kendi ekonomisine baktı,
Dağlara ovalara yayıldı…

Dünyanın en uzun ateşkesi sürüyor.
Görüşmeler bu ortamda yapılıyor,
İki toplumlu projeler bu ortamda sürdürülüyor,
1 Mayıslar,
1 Eylüller bu ortamda kutlanıyor.
Karşılıklı evlilikler ateş kes koşullarında gerçekleşiyor,
Aşklar bu biçim yaşanıyor…

Suriye’de ateş kes yapılacağında,
İmamlar bizi ilgilendirmez demişti…

Yarın kalkar,
Birdenbire,
Fol yok yumurta yokken,
Aklına eser de,
Barbaros Hayrettin Paşa gemisini yola çıkardığı gibi,
Aradan kırk yıl geçmesine rağmen,
Ateş kesi tanımıyoruz der mi?