Tepebaşı’nda, kirasını yıllardır Lapta Belediyesi’nin ödediği evde ikamet eden 68 yaşındaki Hüseyin Akıncı, belediyenin maddi desteğini durdurma kararı almasının ardından kara kara düşünmeye başladı
Duygu ALAN
Tepebaşı köyünde ikamet eden 68 yaşındaki Hüseyin Akıncı, belediyeden aldığı maddi desteğin ay sonu itibari ile tamamen kesileceğini belirterek, Ekim ayı itibari ile sokakta kalma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu kaydetti.
Tepebaşı’nda oturmakta olduğu evin aylık 350 TL’lik kira bedelinin bu güne kadar Lapta Belediyesi tarafından ödendiğini belirten Akıncı, Lapta Belediyesi Başkanı Fuat Namsoy’un artık evin kira bedelini ödememe yönünde karar aldığını belirtti.
Belediyenin kendisine bir süredir su satışını da durdurduğunu öne süren Akıncı, isyan etti.
Hüseyin Akıncı, “Doğma büyüme Kıbrıslıyım ve bu ülkeye yıllarca hizmetim oldu. Benim hakkım sokakta kalmak mı? Bu devlet gerçekten sosyal devlet mi?” diye sordu.

12 yıl güneyde yaşadı döndüğünde evinin enkazını buldu
Hüseyin Akıncı, 1999 yılında Tepebaşı’ndan Limasol’a göç ettiğini ve orada 12 yıl yaşadıktan sonra yeniden Tepebaşı’na döndüğünü kaydetti.
Köyüne döndüğünde hem baba evinin hem de eşi ve 3 çocuğu ile birlikte yıllarca ikamet ettiği evin enkazı ile karşılaştığını söyleyen Akıncı, eşinin çocuklarını da alarak baba evine gittiğini, kendisinin de uzun bir süre çadırda yaşadıktan sonra Lapta Belediyesi tarafından kiralanan eve yerleştiğini anlattı.
“Keşke çadırda yaşamaya devam etseydim” diyen Akıncı, başından geçenleri Havadis okurları ile paylaştı:
“Eşim ve 3 çocuğumla birlikte yıllarca Tepebaşı’nda Rum’dan kalan bir evde oturdum. Çocuklarım bu evde dünyaya geldi. 1999 yılında ailemle birlikte Limasol’a göç ettim. Amacım pasaport işlemlerini hallettikten sonra İngiltere’ye gitmekti ancak Limasol’da günlüğü 60 Kıbrıs Lirası iş buldum, bir ev kiraladım ve İngiltere’ye gitmekten vazgeçtim. 3 yıl sonra şimdi Limasol Belediye Başkanı olan Andreas Hristu ile tanıştım. Hristu’nun yardımı ile Baf’ın Ciyas köyünde, 3 dönümlük bir arsa içerisinde, köy meydanında bana bir ev verildfi. Orada, ailemle birlikte 12 yıl kaldım. Ailesel sorunlar nedeni ile rahatsız olmaya başladım ve 12 yıl sonra Tepebaşı’na dönme kararı aldım. Köye geldiğimde baba evimin ve 35 yıl oturduğum evin enkazını buldum. İkisi de yıkılmış…”

Günlerce çadırda yaşadı
Köyüne döndüğünde evini yıkıntı halde bulan Akıncı, eşinin çocuklarını da alarak baba evine gittiğini anlattı.
Kendisinin ise önce baba evini onarmaya çalıştığını ancak aşırı eski ve yıpranmış olduğundan evi bir türlü onaramadığını kaydeden Akıncı, 35 yıl yaşadığı evi belediyenin de desteği ile onarmak istediğinde ise evin başkalarına satıldığını öğrendiğini kaydetti.
Hüseyin Akıncı, babasından kalan ancak müşterek koçanı olan evin arsasına çadır kurduğunu ve bir süre bu çadırda yaşadığını söyledi.
Akıncı yaşadıklarını şöyle anlattı:
“O dönem İçişleri Bakanlığı aracılığı ile Girne Kaymakamlığı devreye girdi ve Lapta Belediyesi Başkanı Fuat Namsoy ile görüştü. Kaymakam ile Belediye Başkanı Namsoy, yanıma geldiler ve başımı sokabileceğim bir ev imkanı sağlayacakları yönünde bana söz verdiler. Uzun süre ses çıkmadı. Bu sırada durumum Skylap’ın bilgisine gitmiş, Mehmet Kumser geldi. Benimle görüştü ve bana yardım etmek istedi. Kendisinden çadır istedim.
Getirdi. Çadırı baba evimin arsasına kurdum. Bir süre bu çadırda yaşadım. Bu kez Lapta Belediyesi Başkanı Fuat Namsoy, muhtarı görevlendirdi ve bana bir ev bulunmasını söyledi. Şuan oturduğum bu evi buldular…”
Belediye ev verdi
Hüseyin Akıncı, Fuat Namsoy’un talimatı üzerine Tepebaşı köyü muhtarlığı tarafından gösterilen eve girdiğini anlattı.
Geçimini aldığı sosyal yardım maaşı ile sağladığını dile getiren Akıncı, evde ihtiyacı olan eşyaların bir kısmını kendisinin satın aldığını birçoğunun da Mehmet Kumser ve dostlarının getirdiğini söyledi.
Bakiye borç başını ağrıttı
Hüseyin Akıncı, tam her şey yoluna giriyor derken bu kez de evin su sorunu ile karşı karşı kaldığını kaydetti.
Akıncı, devamla şunları söyledi
“Bu evin 350 TL’lik kirasının belediye tarafından karşılanacağı söylendi, öyle de oldu. Bir ay sonra benden önce bu evde oturan ailenin 800 TL’lik su borcunun olduğunu öğrendim. İkinci ayda bu borç bin 500 TL’ye çıktı. Belediyeye gittim ve bu sorunun çözümlenmesini istedim.
Su saati üzerime çevrildi. Gelen ay faturaya baktığımda borç bakiyesinin sadece bir kısmının belediye tarafından üstlenildiğini borcun büyük bir kısmının adıma kaldığını gördüm. Ben bu borcu bir kereden ödeyemezdim, ödeyemedim de…
Bir süre sonra akıllı sayaç sistemine geçildi, benim aylık su tüketimimin bedeli 30 TL. Belediye yetkilileri ile görüştüm, her ay 60 TL yatırayım, 30’una su verin kalanını bakiye borca kesin önerisinde bulundum. Kabul görmedi.”
Akıncı çaresiz kaldı
Hüseyin Akıncı, yaşanan su sorunu nedeni ile ciddi sorun yaşadığını, henüz bu sorun çözümlenmezken şimdi de sokakta kalma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söyledi.
Akıncı, “Belediye önce bana su satışını durdurdu, haftalarca su ihtiyacımı satın aldığım damacana sular ile karşılıyorum. Şimdi de belediye, bundan sonra oturmakta olduğum evin kirasını ödememe kararı aldı” dedi.
Hüseyin Akıncı, “Doğma büyüme Kıbrıslıyım ve bu ülkeye yıllarca hizmetim oldu. Benim hakkım sokakta kalmak mı? Bu devlet gerçekten sosyal devlet mi?” diye isyan etti.
Çaresizlik içerisinde olan Akıncı, “Devlet büyüklerine sesleniyorum, ben şimdi ne yapacağım” diye sordu.
Namsoy: Kendi çocuğuma yapmadığımı Akıncı’ya yaptım
Lapta Belediyesi Başkanı Fuat Namsoy, Hüseyin Akıncı’ya yardımcı olduğu kadar öz evladına yardım etmediğini belirterek, Akıncı’nın birçok konuda asılsız ifadeler kullandığını söyledi.
Hüseyin Akıncı’nın oturmakta olduğu evin kirasını 6 yıldır kendisinin ödediğini ifade eden Namsoy, bu aydan sonra Akıncı’nın evinin kirasını ödemeyeceğini kaydetti.
Akıncı’nın “Belediye bana su satışını da durdurdu” iddiasına da yanıt veren Namsoy, “Hiç kimseye kasıtlı bir tavrımız yoktur, olamaz da. Belediye, halka hizmet ile yükümlü, aboneler de borç bakiyesini ödemekle yükümlüdür” dedi.
Fuat Namsoy şunları söyledi:
“Hüseyin akıncı, uzun yıllar önce Tepebaşı’nda ikamet ediyordu. Yıllar önce ansızın eşini ve çocuklarını bıraktı, güneye yerleşti. Eşi de çocuklarını alıp baba evine döndü. Akıncı, yıllar sonra yeniden döndü ve eskiden oturduğunu söylediği eve gitti. Ancak o ev kısmen yıkılmış ve tehlikeli bir durumdaydı. Akıncı’nın güneyde yaşadığı yıllarda köylü bu evin tehlikeli olduğundan şikayet etti. Gerekli tüm araştırmaları yaptık, evin kimseye ait olmadığını tespit ettik. İlanlarımızı yaptık, eşini aradık, durumu anlattık. ‘Sizin kullanımınızda ise gelin tamir edin yoksa yıkılacak’ dedik, eşi, ‘yıkılsın, dönmeyeceğiz’ dedi.
Akıncı, döndüğünde de bu sorunu gündeme getirdi. Yardım talebinde bulundu. Olumlu karşıladık, evin tadilatı için yardımda bulunduk ama neticede o eve giremedi. Bir ara çadırda yaşadı. Muhtarın ricası ile bir ev bulduk.
Yardımcı olalım diye de kirasını üstlendim. 6 yıldır Akıncı’Nın evinin kirasını ödüyorum. Ben kendi evladıma yapmadığımı bu vatandaşa yaptım. Fakat artık yeter. Bundan sonra kirayı ödememe kararı aldım. Maaşı var, artık kendi ayakları üzerinde durmalı.”
































