Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

TAYYARECİ DERVİŞ

Bugün köşemizi değerli bir arkadaşımız Dr. Bilgin Ergene’ye bırakıyoruz.

Konu Abahor’lu Tayyereci Derviş ile ilgili.
Köy sakinleri tarafından sevilip sayılan Tayyareci Derviş geçtiğimiz gün hayata gözlerini yumdu.
Sevenlerine başsağlığı dileyerek, Doktor Ergene’nin yazısını aktarıyoruz:

Derviş Karavezirler, Derviş Dayı, Derviş Ziya, Şüfer Derviş.
Köyümüzün renkli simalarındandı. Hızlı ve süratli otobüs kullandığı için biz öğrenciler onunla yolculuk etmeyi severdik. Virajlarda ayağını benzinden çekmez, otobüsü hafif yan yatırır, bizi üst üste yığardı. Eskilerin dediği gibi bizi yolda uyutmazdı. Babam “Mükdar Osman”ın ikinci otobüsünü o sürdü. Babamın "be Derviş aklıgınan ha…. sakın hızlı sürme" dediğini çok iyi hatırlarım.
-Derviş dayı bu yüzden mi sana “Tayyareci” dendi yoksa pilot olmayı mı isterdin? diye sormuştum.
Güldü ve “ikisi de değil” dedi ve anlattı:

50li yıllardı, EOKA fasaryaları yeni başladıydı. Denktaş daha ortalarda pek yoktu. Türklerin lideri Dr Fazıl Küçük’tü. Köyleri gezer, nutuk atar, birlik olmamızı isterdi. Abohor’a geleceğini öğrendik. O yıllarda liderler köyleri gezerken sokaklar mersin dalları ile süslenir, hurma dallarından çelenkler yapılırdı. Benim de o yıllarda eski burunsuz bir İngiliz kamyonum vardı. Arkadaşlarla kamyonla Alevkayası’na çıktık. Kamyonu mersin dalları ile doldurduk, köye geri geldik.
Arif efendinin bakkalın önünde durduk. Kamyonun gambinasının üstüne çıktık ve mersin dallarını sağa sola fırlatmaya başladık. Ertesi gün Dr. Güçük köyümüze geleceği için heyecanlı idik. Kamyonun el frenini çekmediydim. Komyon gendi gendine gitmeye başladı. Arif efendinin garısı Nesrin aba bakkalın önüne çıktı, bir bana bir kamyona baktı "be Derviş kamyonu kim sürer" dedi. Ben de güldüm “kamyon gendi gendine gider” dedim.
"Deli mi oldun be Derviş? Deli tayyareci misin nesin! Kamyonun içinde kimse yok, sen gambinanın üstünde oturup keyif çatag" diye bağırdı.
Çevredeki herkes kahkahayı bastı, adım oldu deli tayyareci Derviş.
Zamanla deli demeyi bıraktılar. Adım kaldı Tayyareci Derviş.

TMT’ye çok hizmet veren bir köylümüzdü.TMT yıllarını sorduk. Sesi titreyerek uzun uzun anlattı, ben de kısa kısa not aldım.
"Aha bu oturduğumuz odada gözlerimizi bağladılar ve bize yemin ettirdiler.
İlk grup sekiz kişi idik sonra genişledik. Yıllarca deli gibi çalıştık.
Her şeyi yazabilig hiç birşeyden korkum yok" dedi.
Olayları kısa kısa anlattı, sonunda ben merak ettiğim soruları sordum.
-Derviş dayı yaptığınıza değdi mi?
-Değmez olur mu? O günleri çekmeseydik bu günleri göremezdik.
-Pişman mısın?
-Neye pişman olayım ki. Hiç da deyilim. O günler gerekirse gene yaparık.
-Şikayetci olduğun konular var mıydı?
-Savaştan sonra bizi unuttular. Denktaş’a çok öfgeliyik. Çevresini hazır yeyiciler doldurdu. Esas vatan için çalışan biz vatan severleri unuttular.

İşte bu Derviş dayıyı bugün( 16-12-2015) kaybettik.
Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın.
Bu sohbeti onunla bir yıl önce yapmıştım.
İyi ki yapmışım…