Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“TC-KKTC Federasyonu.” (Neden Olmasın?)

Dünkü yazımı “Rum ile olur da neden TC ile olmaz” sorusuyla  bitirdiydim. Anlatmaya çalıştığım şuydu:

19603’lern bu yana dünya değişti, bökgemiz değişti ama tüm bu değişimlere, geçen yıllar içinde Kıbrıs’ı sarıp sarmalayan canlı kanlı siyasi olaylar müzakerelere karşın; Rum tarafının yıktığı “1960 Zürih Londra anlaşması” ahkâmında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti meşruluğunu yitirmesine karşın hâlâ sorunun mihengi olmakta!

Tabi sıkı sıkı elinde tutarken, “aman kaçmasın” diye bu çok özel  siyasi stratejinin sahibi Rum tarafı! Yarım asırdır Kıbrıs Cumhuriyeti sahipliğini elinde tutup tüm adanın da sahibi olduğu iddiasında hem BM’leri hem de AB’i aldatmakta!

BRAVO AMA! Türkiye 1974’de Barış Harekâtını gerçekleştirip adayı iki ayrı bölge ve iki ayrı devlet haline dönüştürmesine karşılık hâlâ Güney Rum Yönetimi tüm adanın tek tanınmış devleti olarak üstelik Kuzey’e de himmette bulunarak kimlik ve pasaportundan yararlanma hakkı tanıyor Kıbrıs Türk halkına!

Ve asıl can sıkıcı olan tarafı da 43 yıldır bu siyasi statü onca müzakereye karşın değişmezken yat kalk Allah Rum’a sokak aralarında dilenen çaresiz insanlar gibi “hemen çözüm” yakarışlarını sürdürüp götürmemiz! Tabi Rum tarafı siyasi yönden köşeye sıkışmadığını aksine çok ama çok rahat olduğu için bizi sıkıştırdığı köşede tutsağı haline getirdi, müzakerelerde istediğini almadan da bu politikasını değiştirmez.

PEKİ ALTERNATİF?  Güney’e emrivaki yapmak! Türkiye ile federal sistemi oluşturmak. Self determinasyon hakkımızı kullanarak TC ile federatif bir sistem oluşturmak! Rum’un Yunanistan, Mısır, Rusya, İsrail hatta Fransa ile yaptığı askeri işbirliklerinin benzerini TC-KKTC arasında oluşturmak…

KALDI Kİ:  Zaten Türkiye ile sosyoekonomik ve askeri konularda anlaşmalarımız var. Türkiye’nin burada en az nüfusumuz kadar nüfusu var! Yatırımları, yardımları ve garantörlük hakkı var.

(Tabi o hak bizim “elinden kurtulamadığımız”  dediğimiz 1960 KC’i anlaşmasıyla  kaimse de ve Kuzey Kıbrıs olarak bu hakkı Rum kadar kullanıyor olsak da bunun yeni siyasi çözüm arayışları için bir engel olması mümkün değildir. Aksine çözümsüzlüğü sürdüren Rum tarafına karşı siyasi misilleme   olabilir eğer TC-KKTC federasyonu gündeme gelir hatta oluşursa…

“B” planı arıyordunuz! Hatta “C”  Eğer bu adanın kaderi iki bölgeli, iki toplumlu, Siyasi eşitliğe dayanacaksa iki devletli neden olmasın, TC ile neden federal bir sistemde buluşulmasın!                                                                                    _______________________________________________________________________________

Ülke seçmenini  rant ekonomisini kullanarak erken seçimlerle ipotek altında tutmak  mümkündür! Seçim sistemleri ile rejimi değiştirmeden de bu böyle devam edecektir çünkü hiçbir  koalisyon hükümetinin “büyük icraatlara” dayalı iktidar olabilme çapı yoktur!

Dolayısıyla Başbakan Sn Özgürgün’ün  ortağı DP sayesinde ayakta dururken, “UBP’siz bir iktidar düşünülemez” demesi “akla getirdiği şu kaziye nedeniyle talihsiz bir söylem oldu! Şöyle ki:

ÖNCE SORALIM: Özellikle son yıllarda hangi “koalisyon hükümeti” KKTC’de gerçekleştirdiği “büyük icraatlarıya” gitti erken seçimlere?

Örneğin hemen yarın  Sn. Özgürgün’ün “UBP’siz bir iktidar düşünülemez” söylemini haklı çıkartacak bir erken seçim olsa, seçmen iktidardaki UBP’ye hangi nedenle oy verecek?

Artan hayat pahalılığı ile işsizlik nedeniyle mi?

KKTC’i içine çekip pisliği ile boğan çevre kirliliği nedeniyle mi?

Artık hiçbir sürücünün bir yerden bir  yere kazasız belasız gitme şansının olmadığı trafik sorunu nedeniyle mi? Yoksa karanlık anayollar için mi oy verecek?

Çarpık yapılaşmalar için mi yoksa yaşanamaz duruma gelen kentler için mi?

Hiçbir sendika ve birlğin eylem yapmadan hakkını alamadığı gerçeklerde sürdürülen bir iktidar erki nedeniyle mi?

Daha dün her üç ayda bir yayımlanan “Göç Kimlik ve Hak Çalışanları Merkezi”nin  anket  sonuçları yayımlandı ki “halk ekonomiden umudunu kesmiş!”

Seçmen iktidardaki  UBP’ye bunun için mi oyunu versin? Ve ilahi…

FAKAT DOĞRUDUR! Bugün seçim olsa UBP gene sandıktan koalisyon hükümeti alternatifi olarak çıkar.  Neden?

Çünkü memlekette tutulması gereken köşe başlarını tutan UBP’dir! Sağolsunlar DP ile birlikte “rant ekonomisinden şişirildikçe kamu kuruluşlarını  patlatan usülsüz ve partizanca istihdamlara, arazi spekülasyonlarından çarpık yapılaşmalara, “koruma ve destekleme” adı altında üreticinin oylarını parti için devşirmeye…

Varıncaya kadar, seçmeni elinde tutmanın kitabını yazdılar felsefesini de yaptılar! Yarattıkları “mütegallibe” de olsa!

Bu nedenle hiç şaşmadık UBP’siz iktidar olunamayacağına!