Bugün yine Pazar.
Kaç Pazar geçer insanın ömründen?
…
Dün hava çok güzeldi.
Muhtemelen bugün de öyle olacak.
Güneş,
Zaman zaman az bulutlu.
Rüzgar hafif esmekte,
Yüzümüzde bir serinlik,
Sanki ilkbahar…
…
Zaten tek tük kelebekler var daha…
…
Bakalım bu gece ne olacak?
Türkiye’deki gelişmeler bizi de yakından etkilendiğinde gözler orada.
Lakin haberler kötü.
Oy ve Ötesi’ne yasak falan konmuş.
İmamlar ölümüne tedbir almakta.
Öyle olmasa kana bulanır mıydı ülkenin her bir aynı?
…
Böylesi görülmedi…
…
Geçenlerde Surlariçi Lefkoşa’nın sokaklarında yürürken,
Reşadiye’nin eski sakinlerinden bir abimizle ayakta sohbet ettik.
Biz de oradan geçiyorduk o da.
Yollarımız Reşadiye’de kesişti.
Eskisi gibi.
Benden daha ileri yaşlarda olduğundan anlattıklarını hayretle izledim.
Bir kanalizasyon kapağının yanında durup sohbet ediyorduk.
-Hatırlar mısın dedi,
-Bu kapaklardan içeriye dalar, hisar altına çıkardık.
Hatırlamadığımı söyledim ve hayretle,
-Nasıl yani diye sordum
Anlattı.
İngiliz kanalizasyon yaptığında insanlar içine gireceği genişlikteymiş.
Mahallenin çocukları da oyun olsun diye,
Yağmur yağmadığı zamanlarda o kanalların içine bir taraftan girer, bir taraftan çıkarlarmış…
…
Benden yaşça büyük olan mahallemizin anlattıklarını ilgi ile izlerken,
O tekrardan beni dürter gibi sordu,
-Sen Gölek’in hiç su aldığını gördün mü?
…
O zaman uyandım!
Adı üzerinde Gölek.
Su toplanan geniş çukur bir alandı burası.
Ve gerçekten de yoğun yağmurlarda bile su kalmaz, nereye gidiyorsa giderdi.
…
Şimdi oturduğumuz Gönyeli Yeni Kent’te biraz yağmur yağsa, neredeyse itfaiye gelir!
Lağım suları ve pis kokular da cabası.
Adına dikkat edin,
Yeni Kent!
Yeni bir hayatın içindeyiz!
Bu kentte kanalizasyon borularının çapı küçükmüş.
Bir de Lefkoşa ile Gönyeli arasındaki pompa istasyonu sürekli olarak sorun yaşıyormuş.
Etrafa lağım sularının taşması da bu yüzdenmiş…
…
Eylül ayının ilk yağmurları yağdığında eve gidememiş,
Göl haline gelen sokaklar lağım sularına boğulmuştu…
…
Her yağmur yağdığında durum budur…
…
Eski kentte Gölek ve bütün sokaklar tertemizdi.
Yeni Kent’te sokaklar lağım içinde…
…
Kanalların içine insan girer ve oyun niyetine oynarmış.
Masal gibi…
…
Şimdi de oynuyoruz.
Ama kanalların içinde değil,
Lağımların içinde…
































