Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yolumuzu kaybettik!..

En canlı yolu Gine Kapısı-Sarayönü yolu idi,

Bu şeherin.
Kıbrıs’ta yaşayıp da o yol üzerinden bir aşağı bir yukarı geçmeyen yoktu.
Ama o yolu yol yapan insanlarıydı…

Herkes o yoldaydı.
Çoronik de, Osman Gezer de.
Kemal Köse de, sigaracı Mustafa Dayı da…

Kızlı erkekli öğrenciler de o yoldan geçerdi,
Mücahitler de.
İşadamları da o yolu tutarlardı.
Raşitler de, Manyeralar da, Mısırlızadeler de…

Milyoner Şefik dayı gibi kapı kapı gezip esnafa avuç açanlar da o yolun içindeydiler,
Şeherin bilinen zenginleri de…

Hepsi aynı yolda gider gelirlerdi.
Zaten yol tek yol da değildi…

Avukatlar, tüccarlar, toptancılar, memurlar, öğretmenler…

Bisikletle giderkan,
Neredeyse herkesi görmek mümkündü…

Siyasetçileri de.
Sokaktaydılar.
Cumhurreisi Muavini Dr. Küçük de.
Zaten o yolun simgesiydi Guşo ile birlikte.
Ki onlar karşılıklı oturur,
Birbirlerine çatmadan edemezler,
Onlar birbirilerine çattıkça,
Şeherde olduğunuzu anlardınız başka bir şeye gerek yoktu…

Con kahveleri de o yoldaydı, muhallebici Mehmet Ali dayı da.
Becerikli de oradaydı, Şamişici Abdullah Dayı da…

“Bir nefeste” başlığı altındaki bir yazımızda o yolda kapı kapı kimlerin bulunduğunu belirtmeye çalışmıştık.
Bu yazıda diyeceğim,
O yol başkaydı,
Bütün yollar ona bağlanırdı,
Ve hayatın kalbi orada atardı…

Şimdi o yolun hiçbir özelliği kalmadı.
Pencereleri kapıları düşmüş bir ev gibi.
Terk edilmiş bir sokak çeşmesi gibi.
Zaten her gelen çevreyi darbelemiş, yolu yoldan çıkarmıştır.
Neredeyse her kapısı yabancı.
Yoldan gelip geçenler de,
O dükkanlara, mağazalara girip çıkanlar da yabancı.
Ne bir tavla oynayan siyasetçiyi görmek mümkün çevresinde,
Ne bir elinde şemsiyesi, bir elinde çantası düğmeci Münise’ye giden o kadınları.
Kaldırımları da yabancı,
Ve doğrusunu söylemek gerekirse,
Sanki güvercinleri de yabancı…

Diyecek bir şey yok.
Yolumuzu çoktan kaybettik…

Dr. Küçük ile Guşo vazgeçilmez ikili gibiydiler. Onların birbirleri ile yaptıkları şakalar Lefkoşa’da dilden dile dolaşırdı.