Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Av tüfeklerinden gayrı…

1900’lü yıllarında başında adadaki Türklerin ellerindeki mülklerini nasıl elden çıkardıklarını dönemin gazetelerinden aktarmıştık…

Bir gazete şöyle uyarıyordu:
“Para ve emlâkin yavaş yavaş elimizden çıkmasına neden olan şu ayıbımız, Tanrı esirgesin, bir çeyrek yüzyıl daha sürerse tutulduğumuz hastalığın iyileştirilmesi imkansızlaştırılacaktır…”

O çeyrek yüzyıl çoktan geçtiğinde ve tarih 1942’yi gösterdiğinde, Halkın Sesi gazetesi de o yıllarda yeni yayınlanıyordu.
22 Mayıs günkü sayısında “ Servetimizi koruyalım: Elden Çıkan Mal Milyonları Aşmıştır.” Başlıklı yazıda şu bilgiler var:
“Yaptığımız tahkikat neticesinde edindiğimiz sağlam malumata göre, son altı ayda nefsi Lefkoşa’da Türk cemaati elli bin küsur lira kıymetinde emval satış yapmış ve bu emval tabii diğer unsurlara geçmiştir! Bizde bu satış hastalığı çok eskiden başlamış bütün hızı ile devam etmekte ve bu suretle Türk emlaki sair unsurların eline geçtikçe şerefimiz ve varlığımız da o nispette zayıflamaktadır!..”

Sair unsurların hangi unsurlar olduğunu açıklamaya gerek yok.
Lüzinyalar ve Venedikliler olamaz…

Ve daha 20. Yüzyıl başlarında bir İngiliz yetkili bir Kıbrıslı Türk yetkiliye sormuştu:
“Borca batmış olup önüne geçilmesi imkansız görülen Kıbrıs Müslümanlarının geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?”

Bir şey düşünmüyorduk!

Halkın sesi hangi malumatı veriyordu?
Elden çıkan malın milyonları aştığı malumatını…

Durum buydu.
Yapabilecek hiçbir şey yoktu.
Ahali kendi etmiş, kendi buluyordu.

1878’den sonra Kıbrıs Türkünün bir gerileme dönemine girdiği söylenebilir.
Bocalaya bocalaya zaman ilerliyor, dengeler de iyice değişiyordu.
1936 yılında Kıbrıs Ticaret Odası’nda seçimler yapıldığında, İdare Heyetinde tek bir Türk yoktu.
Dönemin Ses gazetesi konu ile ilgili şunları yazar:
“Bunlar arasında tek bir Türk bulunmaması acı bir mahrumiyettir.”

Günümüzde ada Türklerinin mülkleri konusunda birçok argüman ortaya atılmaktadır,
Ki bunların bazılarının üzerinde durulmasında yarar var.
Ama hiçbir argüman Kıbrıs Türkünün bu gerçek acı tablosunu saklayacak durumda olmasa gerek…

Geçmişte olup bitenleri bilmekte yarar var diye bunları yazıyoruz.
Çünkü adanın top yekun Türklere ait olduğunu sananlar bile var.
Ama bunlar geride kaldı,
Şimdi olanlara bakalım denilebilir…

O zaman,
Bakın bakalım.
Av tüfeklerinden gayrı üstünüze kayıtlı ne var?