İşletmeler zaman zaman bocalıyor.
Binek araçları (salon araçlar) satın mı alalım mı, kiralayalım mı? Hangisi daha avantajlı?
Karar vermeden önce, Gelir Vergisi Yasası ve Katma Değer Vergisi Yasası ne diyor bir bakalım.
İşletmeye ait salon tipi motorlu araçların amortisman ve kullanım giderlerinde kısıtlama getirilmiştir.
Düzenleme aşağıdaki gibidir.
Safi kazancın saptanmasında indirilebilecek giderler.
Herhangi bir yasada aksine kural bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, motor gücü 1600cc’den fazla olan özel salon tipi motorlu araçların yatırım indirimi dışındaki amortisman ve kullanım giderlerinin Gelir ve Vergi Dairesinin uygun göreceği ve bu giderlerin %50 (yüzde elli)’sini aşmayacak bir miktarı.
Girne’de faaliyet gösteren bir inşaat şirketi direktörünün, Mağusa Tapu Dairesinde yapılacak devir işlemi için; otuz beygir gücünde dört çekişli Jeep araçla gelmesi halinde; bilsin ki giderlerin en çok yarısı indirilebilir.
Yasanın emrettiği gibi, alsın on altı beygir gücünde bir tomofilcikle, yazın kırk beş derece sıcağında, Mesarya’yı tıngır-mıngır aşarak Tapu Dairesine gidip, devirlerini yapsın.
Fazladan harcama yaparak, vergiden çalmasın.
Katma Değer Vergisi ile ilgili indirimler ile ilgili düzenlemelere gelince; sanırım Gelir Vergisi Yasası ile uyumsuzlukları tam bir hilkat garibesi.
İndirilemeyecek katma değer vergisi
- İşletmelere ait salon tipi motorlu araçların alış belgelerinde gösterilen katma değer
vergisi,
- Gelir Vergisi Yasasına ve Kurumlar Vergisi Yasasına göre kazancın saptanmasında indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi
1600 cc ve daha küçük olan özel salon tipi araçların giderleri, kanunen kabul edilen giderler kapsamına alınmış ancak alış belgelerinde gösterilen katma değer vergisi; indirilemeyecek katma değer vergisi kapsamındadır.
Bir başka deyişle, giderleri kabul edilen indirimdir. Ancak, katma değer vergisinin indirilip indirilmeyeceği konunda Vergi Dairesinden, Özelge talep edilmesi tavsiyemdir.
Yukarıda kafa karıştırıcı anlatımdan sonra kısaca;
Şirkete özel salon araç satın alınması halinde vergisel işlemler şöyle;
- 1600 cc’den büyük araçların amortismanının en çok %50’si (yarısı) gider olarak
- yazılabiliyor.
- Özel salon araçlar için (1600 cc’den büyük veya küçük fark etmez) ilk yatırım indirimi ayrılamaz.
- 1600 cc’den büyük araçlar için yapılan harcamaların %50’sinden fazlası gider olarak yazılamıyor.
- Özel salon tipi araçların(1600 cc’den büyük veya küçük fark etmez) alış belgelerinde gösterilen katma değer vergisi, katma değer vergisinden indirilemiyor.
- Bu ödemeler, Gelir veya kurumlar vergisi kazancının hesaplanmasında maliyet unsuru oluyor.
- 1600 c’den büyük araçlar için ödenen Seyrüsefer ruhsatlarının sadece %50’si gider yazılabiliyor.
- Satın alınan aracın, her türlü giderini, bakım-onarım, sigorta ve diğer risklerini de şirket üzerine almakta;
Hâlbuki özel salon araç kiralanırsa (1600 cc’den büyük veya küçük fark etmez);
- İşletmeden toplu olarak para çıkmamakta, işletme (şirket) mali yük altına
girmemekte;
- Kiralama için ödenen aylık faturalar; doğrudan gider yazılabilmekte, vergi avantajı sağlanmakta;
- Özel salon araç satın alındığında, katma değer vergisi indirim konusu yapılamamakta ancak kiralama faturalarındaki katma değer vergisi indirim konusu yapılabilmekte;
- Aracın kaza yapması, arızalanması, serviste kalması durumlarında; kiralama şirketi yeni araç tahsis ederek, zaman ve iş kaybını önlemekte;
- Araç lastikleri, kiralama şirketi tarafından değiştirilmekte;
- 1600 c’den büyük araçlar için ödenen Seyrüsefer ruhsatlarının %50’sinden fazlası gider olarak kabul edilmemekte ancak bu tip giderler kiralanan aracın ücretinin içinde hesaplandığından, gider olarak yazılabilmekte;
- Kiralama dönemi sonunda araçlar yeni modellerle değiştirilebilmekte; (hâlbuki şirkete aracın satılması halinde, satıştan kâr edilmesi halinde şirkete ilave vergi ve katma değer vergisi yükü gelmekte, bu durumda daha önce kullanılan vergi avantajlarının bir kısmı geri ödenmekte)
- Yıl içinde ödenen muayene, egzoz emisyon, seyrüsefer ruhsatı, zorunlu trafik sigortası ve kasko gibi masraflar kiralanma şirketi tarafından karşılanmakta, “ Kabul edilirdi, kabul edilmezdi” diye Vergi Dairesi ile problem yaşanmamakta;
- Araçlar için kullanılan akaryakıt faturaları gider yazılabilmekte; hal bu ki 1600cc’den büyük araçların en çok %50’si (yarısı) gider olarak yazılabilmekte
- Satın aldığınız amortismana tabi aracın satılmasından kazanç elde edilmesi halinde
hem vergi hem de katma değer vergisi ödenmekte;
Karar siz verin, hangisi avantajlı?
Bana sorarsanız, hiç uğraşmayınız.
Dilediğiniz model ve dilediğiniz güçte, dilediğiniz aracı kiralayınız.
Dilerseniz, her yıl model değiştiriniz.
































