Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Saçma sapan Sınav Tüzüğü; nerden tutsan çelişki!         

Karneler alındı ve tatil başladı. Tüm öğrencilere iyi tatiller dilerim. Öğretmen arkadaşlarımıza da iyi dinlenmeler; tatil bizim değil öğrencilerin çünkü. Sevgili öğrencilere ve ailelerine önerim; kesinlikle yoğun akademik etkinliklerle çocukların tatillerini ‘zehir’ etmeyiniz. Zaten KKTC Sistemsiz Eğitimi o işi yapıyor; onlara hayatı küçücük yaşlarından itibaren zehir yapmış durumdadır. Hep sınav, hep sınav ve ayrıca fırsat ve olanak eşitlisliği…

Kanımca çocuklarınızla farklı etkinlikler yapınız; geziniz, denize gidiniz, tiyatroya, sinemaya, doğaya gidiniz ama uyduruk ‘kitap okuma’ baskısı yapmayınız. Hele hele etütlere, yaz okullarına kesinlikle çocuklarınızı göndermeyiniz. Onlara tatili zehir etmeyiniz.

Neyse gelelim çocuklara hayatı zehir eden KKTC Sistemsiz Eğitimi’ne. KKTC Sistemsiz  Eğitimi’nde, 2015 yılına ait ‘Ortaokullar ile Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Sınav Tüzüğü’ (SGST) mevcut*. 10 haziran 2016 tarihinde Resmi Gazete’de, ilgili tüzükte yapılan değişiklikler yayımlanmış**.

İlgili tüzük de yapılan değişiklikler de KKTC eğitiminin ne kadar ‘SİSTEMSİZ’ olduğunu kanıtlar niteliktedir. KKTC Sitemsiz Eğitimi’nde bütün öğretim programları ‘yapılandırmacılık’ temele alınarak yazılmıştır (o da güya! Daha önce bu köşede defalarca tartışılmıştı). Ancak SGST dikkatli incelendiğinde, yapılandırmacı anlayışın sınıf geçme diğer bir deyişle değerlendirme öğesiyle hiçbir alakası olmadığı hemen anlaşılır; yakınından bile geçmiyor. Yapılandırmacı anlayışta değerlendirme yani bir öğrencinin herhangi bir dersten başarılı olup olmadığı sadece ‘öğretmen notları’ ile değerlendirmek asla yoktur. Peki SGST durum nasıl? Tamamen ve sadece öğretmen sınavları ile öğrencinin derslerde başarılı ya da başarısız olduğu ortaya konur; anlayacağınız öğretim programları başka telden, değerlendirme başka telden çalıyor…

Halbuki yapılandırmacı anlayışta öğrencinin dersten başarılı olup olmadığını belirleyen öğretmen sınavına ek; müdürün öğrenciyi değerlendirmesi, öğrencinin kendi kendisini değerlendirmesi, sınıf arkadaşlarının öğrenciyi değerlendirmesi ve ailesinin öğrenciyi değerlendirmesi gibi farklı kaynaklardan gelen kanılarla, öğrencinin bir dersten başarılı mı başarısız mı olduğu belirlenir.

Bakanlık bunun farkında bile değil, eski argümanlar ile tüzük yapıyor. Öğretim programları yapılandırmacı, değerlendirme eski anlayış olan davranışçı… Tövbe tövbe…

Neyse şimdi hiçbir işe yaramayan Tüzük kullanılmış olsa bile ne kadar hatalı olduğuna bakalım. 2015 yılındaki tüzük; bir öğrenci sınıfı geçmek için bir dersten 5 almalı diyor. Bunun dışında 2 dersten 4, 1 dersten 3 alsa bile bir üst sınıfa geçer diyor. 9. Sınıfta ise ne alırsa alsın doğrudan geçer. Gerekçe ise bu sınıfta yüksek oranda öğrencinin başarısız olduğudur. Aslında 9. sınıftaki başarısızlığın nedeni yine bu tüzükteki anlayıştır. Bütünlemede ise 5.00 ortalama alınırsa üst sınıfa geçilir.

2015 tüzünde yapılan değişiklikle ortalama 5.00’dan 5.50’ye çekildi. Değişiklikte neler olmuş neler: öğrenci 6. sınıfta ne alırsa alsın bir üst sınıfa geçer, kalma yok. 6 ve 7. sınıfta sınıf geçme koşulları ilkokul ile aynı düzeye çekilmiş. Yani öğrenci derslerden ne alırsa alsın velisi ile konuşulup veli geçsin derse öğrenci bir üst sınıfa geçer.

Sekizinci sınıfta ise ya bütün derslerden 5 alacak ya da diploma notu 5.00 olacak. Eğer olmazsa öğrenci sınıf tekrarı yapar. Yani tüzüğe göre 6 ve 7. sınıfta öğrenci hiç çalışmayıp 1 ve 2 notu ile dolu bir karne almış olsa bile üst sınıfa geçecek. Ne güzel bir sistemsizlik. Saçmalıklar silsilesi.

Halbuki örgün eğitimde en önemli kademe 6 ve 7. sınıflardır. Bu sınıflarda elde edilecek kaznımlar olan kavramlar, olgu ve olaylar, ilkeler, sınıflandırmalar, kurallar, ölçütler kısaca bilgi formları, daha sonraki öğretim kademelerinin temel olacak olan bilişsel giriş davranışlarını oluşturur. Bilişsel giriş davranışlarında yetersizlik veya eksiklik yaşayan öğrenciler haliyle  8. sınıfta başarısız olacaktır. Tüzük ise başarısızlık durumunda 8. sınıfta, sınıf tekrarını dayatıyor. Kendi kendisi ise çelişkiye düşüyor.

Önceki sınıflarda öğrenme eksikliklerine izin veriyor, eksik olsa da öğrenciye 8. sınıfa gel diyor, sonra da başarısız olunca kusura bakma hade sınıf tekrarı diyor. Önceden önlem alıncağı yerde alınmıyor sonra da ceza gibi sınıf tekrarı. Ne biçim bir değerlendirme ama şaşmamak lazım çünkü KKTC Eğitimi’ni ‘SİSTEMSİZ’ olarak nitelendirmek boşuna değil; bilmem anlatabildik mi?

*https://www.mebnet.net/sites/default/files/tuzukler/SinifGecme11092015.pdf

**https://www.mahkemeler.net/tuzuk/369-2016.pdf