Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Şu Okulları Kapatma Meselesi

Eğitim camiası uzunca bir süredir bazı okulların kapatılacağını hep konuştu durdu. İşin ciddiyetini KTÖS geçtiğimiz hafta açıklama yapınca anladık. 14 okul kapatılacak veya başka okullarla birleştirilecekmiş.

Bazı okulların bulunduğu bölgelerde eylemler başladı bile… Hala bugün oldu Milli Eğitim Bakanlığı’ndan resmi bir açıklama yok. Sadece bazı yerlerde “böyle bir kapatma girişimi yok” diye söylüyorlarmış… Ancak buna karşın ilgili okullara “yeni dönem için kayıt yapmayın” diye de uyarıda bulunuyorlar…

Eğer Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın okul kapatma niyeti varsa, bunu paydaşlar ile paylaşması gerekmiyor mu? Köy halkı, okuldaki öğretmenler, bölgedeki sivil toplum örgüleri ile bu düşüncesini paylaşması gerekmiyor muydu?

Ama ne yazık ki UBP-DP hükümeti uzun süredir “ben yaparım olur biter” anlayışı ile hareket ediyor. En acısı da bu okulları kapatma girişimi yapılırken, gerekçesini kamuoyu ile paylaşmıyorlar. Bu konuda ortada herhangi bir bilgi yok.

Eğer hükümet bu konuda gerekli açıklamayı yapmazsa, buna karşı ortaya atılan iddialardan da rahatsız olmayacak. Örneğin Gemikonağı’ndaki Erdal Abit İlkokulu için çeşitli iddialar var bölgede… Okulun kapatılıp çok büyük olan arazisinin yurt yapımı için birilerine peşkeş çekileceği iddiası en çok konuşulan… Bu okulun Lefke Avrupa Üniversitesi’ne çok yakın olması bu iddiaları güçlendiriyor. Mağusa’daki Gazi İlkokulu’nun etrafının ünlü bir politikacının kızına ait olduğu ve Gazi İlkokulu’nun da ona verilebileceği konuşuluyor. Doğru dürüst bir açıklama olmayınca bu konuşmalar da olacak.

Bir başka iddia da öğrenci sayısı az olan bu okulları birleştirip öğretmen tasarrufu yapmaya çalışıldığıdır. Bu 14 okulun birleştirilmesinden 20-30 öğretmenden tasarruf edileceği konuşuluyor.

Ben tüm bu iddialara rağmen yine de iyi niyetle konuya bakmaya çalışıyorum. Her şeye ve tüm iddialara rağmen, hükümetin bu okul kapatma işini yerine getiremeyeceğini düşünüyorum. Önümüzdeki bir yıl içinde genel seçimlerin olacağı kesin. Bu hükümetin okulları kapatıp bütün bu köyleri karşısına alacağını zannetmiyorum. Böyle bir şeyi yapması harakiri yapmakla eşdeğerdir. Zaten son dönemde ortaya atılan “yandaşlara arazi peşkeşleri” nedeniyle yara alan hükümetin bir de üstüne bunu yapmasını beklemiyorum. Bunu yapması çok da akıllıca olmaz.

******

Bu ülkede okulların kapatılması veya birleştirilmesi ilk değildir. 1995 yılında Mehmet Ali Talat’ın Eğitim Bakanı olduğu dönemde okullar arasında “merkezileştirme” işlemi yapılmıştı. Birçok okuldaki “birleştirilmiş sınıf” uygulamasını ortadan kaldırma amacıyla yapılan bu merkezileştirme eğitim bilimi açısından doğruydu. Ancak o dönemde bu merkezileştirmede göz ardı edilen olay, bazı köylerde kapatılan okulların atıl vaziyette kalmasıydı. Bugün dahi hiçbir amaç için kullanılmayan eski köy okulları var. Bazıları kültür evi, gençlik merkezi şekline dönüştürüldüyse de o uygulamanın eksik kalan tarafı buydu. Keşke o birleştirilmiş sınıfları ortadan kaldırmak için her okula yeterli öğretmen verilebilseydi. Olmadı. Ekonomik imkanlar buna fırsat vermedi.

Peki, bugün yapılması düşünülen kapatma girişiminin gerekçesi nedir? Bilen yok. Çünkü ilgili bakanlık bu konuda bir açıklama yapmıyor. Yapmıyor çünkü hükümette yer alan partilerin yönetim organlarından gelecek kararlar bekleniyor. Çünkü bu olayın bir de siyasi yanı var. Dedik ya yakında seçim var. 14 köyden bahsediyoruz. Kolay iş değil aslında bu kararı verebilmek…

Keşke Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın bu konuda söyleyecek doğru dürüst bir gerekçesi olsa. Eminim o köy halkı bunu anlayabilir.

Ama yok işte akla yatkın bir gerekçe…