Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Çocuklara kıymayın efendiler: Kolej Sınavı

Sabahın sessizliğinde ev halkı uyanmadan yazıyorum yazılarımı… Nazım Hikmet’in dizeleri ve Edip Akbayram’ın güzel sesiyle hafiften bir müzik çıkıyor bilgisayarımdan;

Koşuyor altı yaşında bir oğlan,

uçurtması geçiyor ağaçlardan,

siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.

Çocuklara kıymayın efendiler.

Diye devam eden dizeler arasında köşe yazımı yazmaya çalışıyorum. Ben bu satırları yazdıktan birkaç saat sonra 10-11 yaşındaki çocuklar koleje girebilmek için son kez yarıştılar.Siz bu satırları okurken, sınava giren çocukların %20’si sevinecek, geri kalanı üzülecek.

Yanındaki arkadaşını düşmanı ve rakibi gören, onunla bir şeyler paylaşmayı istemeyen, yaptıklarını arkadaşından saklayan ve yalnızlaşan bir çocuk profili var karşımızda… Ne yazık ki bu kolej sınavı çocuklarımızı bu hale getiriyor. Yalnızlaştırıyor.

Tüm bunlara rağmen aileler çocukların bu şekilde yarışmasına onay veriyor. Belki şikayet ediyorlar ama değiştirilmesi için de bir adım atılmıyor. Aslında aileler de çocukların “kolejli” olmasına bayılıyor. Bence de kolejli olsun. Bir şikayetim yok ama çocuklara da kıymayalım. Bunun için bir çaba gösterelim.

******

Sınav öncesinde yine ağlayan çocuklar, sınav sırasında rahatsızlanıp dışarı çıkanlar, arada ağlayanlar, sonunda ağlayanlar, eve gidince ağlayanlar, bir hafta sokağa çıkmayanlar, odaya kapananlar, yemek yemeyenler, psikoloğa gidenler, kitapları ve kolej test sorularını yakanlar, stresten titreyenler, rengi sararanlar vs. vs… Bunlar öyle bir uzar gider ki aklınız almaz. “Öleyim de kurtulayım” diyen çocuklar var.

“Yaşamayan bilmez” derim ben hep… Onlarca insan tanıdım, yolumu kesip de “ bu kolej sınavı ile yazdıklarının abartı olduğunu düşürdük, şimdi kendi oğlum/kızımda yaşıyoruz” dediklerini…

Ben iddialarımda iddialıyım. Bu sınav çocukları hasta ediyor. Kalıcı tahribatlar yaratıyor. İsteyen gidip psikologlara sorabilir. Nasıl olsa kolej sınavı dolayısı ile çok sayıda çocuk var psikoloğa giden…

******

Bu sınav sistemi değişmeli, bunun başka yolu yok. Kolejler yaygınlaştırılmalı. Kolejlere daha fazla çocuk gitmeli. Bakın 15 tane faal üniversite varmış memlekette, 17 tane de yolda… Bu kadar akademisyen yeni bir sınav sistemi bulamayacak mı? Önce bir akademisyenlerin kapısını çalmak gerekiyor. Onlara değer vermek gerekir. Ama bizde herkes her şeyi biliyor. Ne gereği var eğitim bilimine? “Biz bildiğimizi uygularız” diyen çok sayıda yöneten var etrafımızda…

“Filler tepişir, çimenler ezilir” diye bir güzel laf vardır. Yani bizde eğitimi yönetenler sınav sistemini değiştirmez, aileler çocuklarının kolejde okumasını ister. Bu arada ezilen çocuklar olur. Ne yazık ki durum budur.

Gelin çocuklara kıymayın efendiler…