Limanlar özelleştirilecekmiş.
Güzel bir gelişme.
Heyecan verici.
Herhalde hesabı kitabı yapılmış,
En hayırlısının bu olacağına karar verilmiştir…
…
Ama,
Siyasilerimizin yaratıcılığı bu kadarla sınırlı olmamalı.
Beşparmak Dağları da özelleştirilmelidir,
Ki üstünde St. Hillarion, Bufavento ve Kantara Kaleleri bulunmaktadır.
Az şey değil.
Manzarası bedava.
Sonra sırası ile Lefkoşa, Mağusa surları ve Girne Kalesi de elden çıkarılmalıdır.
Ki, kimisinin kapısı açık, kimisinin kapalı.
Ecnebilerin de ilgisini çekecek…
…
İsabetlidir.
İyi olur.
Beşparmaklardan aşağıya teleferik korlar.
Siz koyamazsınız.
Surları bir güzel restore ederler, etrafına da barlar, büfeler eğlence yerleri açarlar; esnaf gelir pazar oluşturur.
Nasıl olsa siz yapamazsınız…
…
Lefkoşa’yı da verin.
O eski Venedik kentini.
O dar sokakları yayalaştırsınlar, parkeler döşesinler, yaseminlerle feslikanlarla çevrelesinler.
Kente uygun el zanaatları, büfeler, alış veriş yerleri açılsın.
Teker teker o evleri mamur etsinler.
Pencere kenarlarında sardunya ve gül damlaları sarksın.
İçinde tekrardan turunç ve ceviz macunları yapılsın.
Tezgahlar kurulsun kapı önlerine; gelen gidene yasemin çiçekleri satılsın.
Veriniz tabii ne çıkar bundan?
Nasıl olsa siz yapamazsınız…
…
Sadece limanları değil arkadaş.
Lefkoşa’daki Arasta’yı da, Bandabuliya’yı da veriniz.
Hatta Ayasofya Camisi’ni, Haydarpaşa’yı.
Veriniz tekmil kenti içinde yatırlarıyla.
Nasıl olsa kandil yakan da kalmadı artık.
Ercan’ı verdiğiniz gibi veriniz.
Bir devri kapatın.
Yeni bir devir açın.
KTHY’yi kapattığınız gibi.
Deniz kıyılarını verdiniz de iyi olmadı mı sanki?
Veriniz.
Doğrudur, siz yapamazsınız…
…
Çağlayan bahçesini de verin.
Yerinde olur.
Onlar nüfus getirir içine kor.
Nasıl olsa siz koyamazsınız…
…
Kanlı Dere öyle mi duracak?
Hep öyle leş mi kokacak?
Verin gitsin kardeşim.
Bak gör, seneye kalmaz Yedidalga’dan, hiç bilemedin Omorfo denizinden su geçirirler içinden.
Nasıl olsa siz geçiremezsin…
…
Veriniz ki,
Dibelik kaybolup gitsin insanlar.
Kendi ana vatanlarında yabancı muamelesi görsünler.
Hani beterdirler de,
Beş beter olsunlar yani.
Ne deyim…
































