Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Allah kimi acısın?

 

Hükümetteki bir siyasetçimiz şöyle dedi:
“Çözüm bizi bugünkü halimizle yakalayacaksa Allah acısın hepimizi…”

Böyle dedi…

Demek acınacak haldeyiz…

Bu ahali her dönemde mi acınacak haldedir?
İngiliz adaya geldiğinde, ortalıkta görünen hiçbir şey yoktu.
Yollar dağ yolu gibiydi tozlu topraklı.
İnsanların evlerinde su yoktu, sokak çeşmeleri ile idare edilirdi ki bunu Osmanlı “Hayır işi” olarak görürdü.
Kıbrıs’ın herhangi bir yerine imar politikaları uygulanmamıştı.
Onlar da geldiklerinde, şimdikiler gibi kafayı camilere, kiliselere takmışlardı.
Önüne gelen zıpkın gibi minare dikiyordu.
Lüzinyanlardan, Venediklilerden ne kalmışsa yüzyıllarca bunlarla yetinilmişti.
Minare diklince her şey tamamdı.

Ahali acınacak haldeydi…

İngiliz gelince kıpırdanma oldu.
Kentler asfalt yol gördü, meydanlar yapıldı, evlere su taşındı.
Ve dahası posta, telefon gibi hizmetler getirildi.
Ama ahalinin gönlü kırıktı.
Adada öylesine bir Müslüman azınlık olarak kalmışlardı.
Şalvar giymeye devam mı etsinler, yoksa pantolon mu giyselerdi?

Gün geldi, Lozan’da dışlandılar.
Ülkelerinde mi kalsınlar, yoksa Anadolu’ya göç mü etselerdi?

Acınacak haldeydiler…

Yıllar yılları kovaladı.
İngiliz çekilirken iki cemaatin arası açılmıştı.
Durum üzücüydü.
Çatışmalar oluyor, insanlar birbirini vuruyordu.

Derken Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu ki herkes şaşkındı.
Neydi bu?
Gerçekten ortaklık yürüyecek miydi?
Derken, çok geçmeden yıkıldı.
Türkler gettolara çekildi.
Kapalı yaşam başladı.
Herkes 30 liraya bağlandı.
Lefkoşalılar denize bile gidemiyorlar; Kırnı havuzu ile yetinmek durumunda kalıyorlardı.

Acınacak haldeydiler…

74 olunca, her şeyin düzeleceği sanıldı.
İki de doruk antlaşması imzalandı.
Oldu olacak derken, işler KKTC’nin ilanına kadar vardı ki, kimse bu devleti tanımadı.

Acınacak haldeydiler…

Artık tek bağlı oldukları yer vardı.
Parayı onlar verecek, her şeyi onlar yönlendirecekti.
Karma ekonomi dediler, denendi.
Özel teşebbüs dediler, hatırlayın sokaklar bavulcu doldu…

Özel teşebbüs dediler ama BİXİ kolanın Türkiye’ye girişini yasakladılar…
Hellimin taklidini yapıp ne anlama geldiği bilinmeyen “Hellim peyniri” yaptılar.
Rakıya darbe vurdular.
Ne narenciyeyi, ne patatesi aldılar.

Ahali acınacak haldeydi…

Bakın çok yok.
Annan Planı oldu.
AB’ye ha girdik ha giriyoruz.
Son dakikaya kadar insanlar ellerinde mumlar, fişekler ve balonlarla beklediler.
Hatta “Çözüm bizi bugünkü halimizle yakalayacaksa Allah acısın hepimizi…” diyen siyasetçi aynı siyasetçiydi ve bir ara AB’ye girdiğimizi ilan etti.
Millet hop oturdu hop kalktı.
Sonuç hüsrandı.

Gerçekten acınacak bir durum vardı…

Şimdi ne deniyor?
“Çözüm bizi bugünkü halimizle yakalayacaksa Allah acısın hepimizi…”

Yok kardeşim.
Yukarda biri varsa,
Sizi acısın…