Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Poli

Bir dönemin komünist görüşleri (Nazım Hikmet’in Kıbrıs mesajları)

Bu yazımızda uslular arası şair Nazım Hikmet’in Kıbrıs’la ilgili görüşlerini ele alacağız.

Nazım Hikmet’in Kıbrıslılara ve özellikle Kıbrıslı Türklere yaptığı çağrılardan bazı örnekler zaman zaman basınımızda yer almıştır.

Havadis’te yakın geçmiş tarihi irdeleyen köşe yazılarımızda Nazım’ın Kıbrıslı Türk ve Rumlara yönelik yayınladığı mesajlarına temas etmiş, zaman zaman buna örnekler vermiştik.

1981 yılının Ekim ayında yayınlanan ve 12 sayı çıkan Aşama Dergisinde Nazım Hikmet’in Türk ve Rumlara gönderdiği bir mesajı ilave olarak verilmişti.

Bazı araştırmacı yazarların çalışmalarında da Nazım’ın bu mesajlarından örnekler bulmak mümkünken, Ahmet An’ın “Kıbrıs’ta Üç Dönem Üç Aydın” adlı kitabı bu açıdan değerlidir.

Bu yıl içinde yayınlanan Dr. Abdullah Korkmazhan’a ait “Türkiye Solunun Kıbrıs Çıkmazı” adlı kitabında ise Nazım Hikmet’in Kıbrıs’la ilgili mesajları Ahmet An dahil çeşitli kaynaklardan yararlanılarak ayrı bir bölüm olarak ele alınmıştır.

Yazımızda adı geçen yazarın doktora çalışmasını kitaplaştırdığı eserden yararlanacağız.

Kıbrıslı komünistlerin (KKP-AKEL) uzun bir müddet Enosis, yani Yunanistan’la ilhak düşüncesini emperyalizme karşı bir hareket, bir “özgürlük” mücadelesi olarak gördükleri belirtilir.

Korkmazhan kitabında şu saptamayı yapar:

“Nazım Hikmet ve TKP, 1950’lerde Kıbrıs’ta yükselen Enosis taleplerini, Uluslar arası Komünist Hareket ve AKEL ile eşgüdüm içerisinde sömürgecilik ve emperyalizme karşı özgürlük mücadelesi olarak değerlendirmiş, desteklemiş ve mümkün olan her fırsatta Kıbrıslı Türklere mesaj iletmeye çalışmış ve Kıbrıslı Rumlarla işbirliği yapmalarını önermişlerdi.”

Nazım Hikmet’in 1951 yılında yayınladığı bir mesaj 28 Ağustos 1951 tarihli Hürsöz gazetesine konu olur. Gazete bu haberini Neos Demokratis gazetesinde yayınlanan habere dayandırır.

Korkmazhan, Ahmet An’ın “Kıbrıs’ta Üç Dönem Üç Aydın” adlı kitabından Hürsöz gazetesinde yer alan Nazım ile ilgili haberi ele alır.

Hürsöz, Nazım Hikmet’i “Stalin uşağı” olarak nitelerken, şairin verdiği mesaj şöyle:

“Kıbrıslı Rum ve Türk kardeşlerim! Aynı güzel adanın insanlarısınız! Adanızı İngiliz boyunduruğundan uzak tutunuz. Türk, Rum, Kıbrıslı kardeşlerim! Hepiniz el ele vererek Kıbrıs’ın hürriyetini kazanmak için mücadele ediniz.” 1

Nazım Hikmet AKEL’in Kıbrıslı Türk üyesi olan Derviş Ali Kavazoğlu ile de mektuplaştığı, bu mektuplardan bazılarının Özker Yaşın’ın “Nevzat ve Ben” adlı kitabında yer aldığı bilinir.

Ele aldığımız kitap bu mektuplara da atıfta bulunuyor.

Buna göre, Özker Yaşın bir gün Kavazoğlu ile Lefkoşa’daki Bedevi Pastanesinde buluşurlar. Sohbet sırasında Kavazoğlu çantasından Nazım Hikmet tarafından kendisine gönderilen iki mektubu çıkarıp Yaşın’a gösterir.

Yaşın, Nevzat Karagil’e yazdığı mektupta bu duruma canı sıkıldığını belirtir ve Nazım’ın şunları belirttiğini yazar:

“Siz de Kıbrıs’ın sömürge idaresinden kurtarılması için çalışınız. Kıbrıs’ta yaşayan insanlara kendi kendilerini idare etme hakkı tanınmalıdır. (Self-determinasyon hakkı. A.O). Kıbrıs’ı emperyalistlere üs olmaktan kurtarmak için çalışan Rum emekçileri ile çatışmayıp birleşiniz. Aynı amaç uğrunda ve aynı safta savaşınız.” 2

Kitapta daha sonra AKEL Türk Kolu Dairesi tarafından “Emekçi Kıbrıslı Türklerin Beyannamesi” olarak belirtilen bir bildiriye yer verilir. Tarih 1954’tür. Bu bildiri Halkın Sesi tarafından haberleştirilip yayınlanır.

Bildiri, Nazım Hikmet’in Kıbrıslı Türklere selamı ve mesajı ile ilgilidir.

Şair şöyle der:

“…Türkiyeli kardeşlerinizin sizden ricası, istediği şunlardır. Kıbrıs’ta, barış için, hürriyet için Kıbrıs’ınızın sömürge olmaktan, emperyalizme askeri üs vazifesi görmekten kurtulması için dövüşen Yunanlı kardeşlerinizle el ele verin. Aynı safta yan yana dövüşün…” 3

Nazım Hikmet’in bu mesajları, kuşkusuz dönemin Türk liderleri ve önde gelen gazeteleri tarafından eleştirilir ancak konumuz bu eleştiriler değildir.

Yine Halkın Sesi 1 Kasım 1955 tarihli sayısında Aneksartitos gazetesine atfen verdiği haberde, Nazım Hikmet’in kendisi ile mülakat yapan bir yazar aracılığı ile Kıbrıslı Türklere mesaj yolladığını haber verir.

Mesaj şöyle:

“Kıbrıs hürriyeti için Türk ve Rum cemaatinin yaptığı mücadele Kıbrıs halkının saadeti ile dünya sulhu uğruna girilen müşterek bir mücadelesidir.”4

Buraya kadar yapılan alıntılardan (Ki biz bunların özetini veriyoruz) Nazım Hikmet’in Enosis talebini anti-emperyalist bir savaşım olması nedeni ile desteklediği, bundan sonraki açıklamalarında ise bu görüşünden uzaklaştığı belirtilmektedir.

Dr. Abdullah Korkmazhan şunları kaydeder:

“Türk komünistlerinin Kıbrıs konusundaki tutumunu açıkladığı 10 Temmuz (1958. A.O) tarihli konuşmasında ise Nazım Hikmet, bugüne kadar izlediği Enosis yanlısı tutumunu terk edip, bütün Adalılara eşit hak tanıyan tarafsız, bağımsız, demokrat, barışçı bir cumhuriyet kurulmasını savunmaktadır.”5

1951 yılında yayınlanan ilk demeç dikkate alındığında, 1958’lere gelindiğinde aradan 7 yıllık bir zaman geçmiştir.

Nitekim Nazım Hikmet’in Kıbrıs ile ilgili yeni görüşleri basında yer almaya devam eder ve 1958’li yıllarda yaptığı bir açıklamada şunları söyler:

“…Kıbrıs Kıbrıslılarındır… Kıbrıs ne İngilizlerin, ne Amerikalıların harp üssü olmalı, ne doğrudan doğruya ne dolayısıyla… Bugünkü şartlar içinde bunu sağlayacak biricik yol Kıbrıs Adası’nda, bütün adalılara eşit hak tanıyan tarafsız, bağımsız, demokrat, barışçı bir cumhuriyetin kurulmasıdır…”6

Görüldüğü gibi Nazım Hikmet (Ve ele aldığımız kitapta sıkça vurgulandığı gibi Türkiye Komünist Partisi-TKP)  bu dönemde Enosis’e vurgu yapacak, anti emperyalist mücadele adına buna destek çıkacak çağırılardan kaçınır.

11 Eylül 1958 tarihli Halkın sesi gazetesi Haravgi’de yayınlanan Nazım Hikmet’in Kıbrıs’la ilgili bir mesajını sayfalarına taşır. Bu mesajda Nazım Hikmet şunları söyler:

“Adanızı bir cennet veya bir cehennem haline getirmek sizin elinizdedir. Ben, Yunanistan ve Türkiye’yi sevdiğim kadar sizin Ada’nızı da seviyorum. Sizin Ada’nız, Yunan ve Türk milletleri arasındaki dostluk bağlarını kuvvetlendiren bir halka olmalıdır.”7

Son olarak, Nazım Hikmet  3 Ağustos 1959 yılında yaptığı bir konuşmada Londra ve Zürih antlaşmalarını onaylamayarak, Türkiye’nin Kıbrıs politikasını sert bir dille eleştirir ve şunları söyler:

“Bize ettikleriniz yetmiyormuş gibi sınırlarımızın dışında yaşayan soydaşlarımızın da başlarını belaya sokuyorsunuz. Kıbrıs’ta Türklerle Rumlar yüzyıllardır kardeş kardeş yaşıyordu. Bir tek istekleri vardı: Yabancı bir devletin, herhangi bir emperyalizmin üssü olmamak. Bir yandan siz, bir yandan Yunan hükümeti Kıbrıs’taki Türklerle Rumları birbirlerine düşürdünüz. Maksadınız, Ada’nın İngiliz emperyalizmi, yani küçük ağamızın elinde kalmasıydı. Kıbrıs halkının (Türkünün Rum’unun), kanlı bıçaklı olmaları pahasına, bu maksadınıza şimdilik eriştiniz. Kına yakın! Ama bilin ki Kıbrıs Türkleriyle Rumları yine kardeş olup sizleri, efendilerinizle birlikte, cehennemin dibine yollayacaktır.”8

Kaynak:

1Dr. Abdullah Korkmazhan, Türkiye Solunun Kıbrıs Çıkmazı, s. 69.

2 Aynı eser, s.71.

3Aynı eser, s.73.

4Aynı eser, s.78.

5Aynı eser, ,s.78.

6Aynı eser, s.79.

7Aynı eser, s.79-80.

8Aynı eser, s.83.