Meğer Rumlar her şeyi istiyorlarmış.
Ta Mağusa belediye sınırlarından Haspolat’a kadar.
Hatta Güzelyurt’a kadar uzanıyorlarmış.
Diğer taraftan da ta Kumyalı’dan Karpaz’a kadar olan bölgeyi.
Dahası Salamis Harabeleri ile St. Barnabas’ı…
…
İstiyorlarmış…
…
Demek görüşmelerde bunlar konuşuluyor…
…
Sağ olsun açtı ağzını, yumdu gözünü,
Gizlilik falan demedi,
Rumları deşifre etti.
Böylece ne istedikleri ortaya çıktı.
Gizli kalan bir şey yok.
İşte,
Söylüyor.
Açıkça,
Bunları istiyorlarmış…
…
Salamis şehrini Truva savaşından dönen Teucer kurmuştu.
Bir Türk (!) kurmasına rağmen istiyorlar…
…
St. Barnabas’a aslında inandıkları yok.
Onun incilini bile kabul etmiyorlar.
Gene de istiyorlar…
…
Bu şekilde anlaşma mı olur?
…
Bizim ağzımızdan Baf, Limasol, Larnaka çıktı mı?
Ta Bebek Bar’dan Leymosun’a kadar olan yerleri istedik mi?
Baf’ta, ta Kral mezarlarına kadar uzanan yerleri istedik mi?
Larnaka’da, ta Hala Sultan’a kadar ulanan yerleri, hatta Kiracıköy’e kadar uzanan şeridi istedik mi?
…
Biz Hala Sultan’dan gönlümüzce feragat etmedik mi?
Birinin Baf’taki Büyük Ulu Camii’ni ya da hamamları istediği mi var?
Peristorana’daki çift şerefeli caminin hesabını soran mı oldu?
…
Salamis Harabelerini istediler de karşılığında Ömerge camisini mi istedik?
St. Barnabas’ı ısrarla istiyorlar da, biz masaya Tophaneyi mi koyduk?
Maraş’ı öne sürdüklerinde, Evdim plajını mı önerdik?
Yeşilırmak’ı berbat etmemize rağmen, alın Yeşilırmak’ı, verin Mandirya’yı mı dedik?
Mağusa limanını istiyorlar da biz Leymosun limanını mı önerdik?
Sadece onlar mı o limanda mavnacılık yaptı?
Adına ağıtlar yazılan Arap Ali’nin mezarı orada değil mi?
Güzelim Karpaz’ı her defasında karşımıza dikiyorlar da, karşılarına Hrisohu Körfezini mi diktik?
…
Peki,
İçleri erimesine rağmen,
Girne’yi niçin masaya getirmiyorlar?
Kordon boyunda çekirdek yendiği için mi?
…
İyi ki görüşmelerde ne istedikleri deşifre edildi.
Bizzat görüşmecimiz tarafından.
Da bizim ne istemediklerimiz anlaşılmış oldu…
…
Nereden baksan,
Bu anlaşma olmaz…
































