Köşe Yazarları

Bu mücadeleyi siz yapacaksınız






Her meslek dalı için geçerli olan budur…

Eğer, o mesleğe emek verenler, mesleklerini kirletenlere sahip çıkmazsa, o meslek değer yitirir.
Biz gazetecilerin birine gülecek yüzü var mı?
Yok.
Aramızda çakal çok…
Fırsatçı çok…
Rantçı çok…
“Gazeteciliği” kullanarak kesesini doldurma peşinde olan çok.
Başkasının emeğini çalan çok…
Mesleği kullanarak kamuya sıçrayan çok.
Bir eli kamuda, bir eli meslekte olan çok…
Kumar baronlarının gölgesine sığınan çok…
Kara parayı kendine maaş yapan çok…
Statü sahibi olma adına meslekte bulunan çok.
“Beni satın alın” diye ortada gezinen çok…
Hele şimdi seçim zamanı…
Gazeteci olmaktan yine utanıyorum…
Ne yapıyorum peki?
Yanlış yaptığını düşündüğüm meslektaşlarımla arama mesafe koyuyorum.
Oldukları toplantılara katılmıyorum…
Gelen davetlerde “sadece gazetecilerin olup olmadığını” sorguluyorum.
Bir işe yarıyor mu?
En azından içim rahat.
Öğretmenlikte de öyle…
Doktorlukta da öyle…
Meslek meslek, mesleğini yaralayanları, karalayanları yazabilirim.
Gardiyanlar da öyle.
Zor bir meslek.
Kolay değil…
Hırsızı var…
Ursuzu var…
Mafyası var…
Katili var…
Tetikçisi var…
Eroinmanı var…
Var da var.
Cezaevi koşulları belli.
Berbat…
Ama bu mesleği seçenler de ne için orada olduklarını bilecekler…
“12 saat içeride, 48 saat evde, 24 saat içeride, 72 saat evde. İkinci işciğimi da yaparım” mantığı ile “gardiyan” olmayı seçenlerin, şikayet etme hakkı da yoktur.
Bu mesleği seçenler, zorluğunu da iyi bilirler.
Dün bir manşetimiz vardı…
“CEZAEVİNDE UYUŞTURUCU SATILIYOR…”
Gardiyanlar rahatsız oldu…
“Bir bildiğiniz varsa, söyleyin…”
“Bu yeni bir şey mi…”
Bu yaklaşımlarla bezenen açıklamada tek gerçek vardı, o da, “aramızdaki çürük elmalar ayrılsın…”
Ayırın o zaman…
Mücadele edin…
Cezaevine giren tüm yasaklı maddeler, meslektaşlarınızın koruduğu kapılardan geçiyor…
Ama tümünüzü yaralıyor…

***

İnsan olan, Maraş’taki durumdan utanır

Maraş, yıllarca Mağusa ile kaynaşmasını başaramadı.
Siyaset de araya girdi, insanları kullanarak, “siyaset taşeronluğuna soyunanlar” da…
Mağusa’da suç oranlarına baktığınız zaman, Maraş’taki eğilim rahatsız edici.
Özellikle de uyuşturucu…
Bu, en fazla da o bölgede yaşayan insanları rahatsız etti.
Ortaya “Açelya Projesi” çıktı…
Maraş Birlik ve Dayanışma Derneği tarafından bir araştırma kondu ortaya.
Uyuşturucu konusunda hepimizi şok eden bir gerçek çıktı:
“Maraş’ta uyuşturucu ile tanışma oranı yüzde 12…”
Maraş’ta ortaya çıkan araştırma sonuçları, gerçekten ürkütücü…
Maraş bölgesinde 2 bin 500 hane var.
5 mahallede 800 haneye girilerek, yüz yüze anket yapıldı.
Uyuşturucu madde ile tanışma oranı yüzde 12…
Çocukları düşünün, yaşlıları düşünün, anneleri düşünün…
Neredeyse, gençlerin tamamına yakını, bir şekilde uyuşturucu ile tanışmış…
“Uyuşturucu ile tanıştım” diyenlerin yüzde 45’i uçucu madde kullanmış…
• Yüzde 16’sı eroin…
• Yüzde 4’ü esrar…
• Yüzde 3’ü Bonzai…
• Yüzde 1’i extacy…
• Yüzde 30 ise “uyuşturucu kullandım” derken, türünü belirtmekten kaçınmış.
• Hanelerin yüzde 77’sinde işsizler var…
• Yüzde 10’unda okuma yazma bilmeyenler var…
• Yüzde 30 ilkokul mezunu…
• Yüzde 34 ise kumar oynuyor…

Bu rakamlara bakınca, insan utanır…
Mağusa’dan yetişen siyasetçiler…
Ülkeyi yönetti yıllarca…
Burunlarının dibinde bir “getto” oluşuyor.
Büyük tehlike…
İrkildim…
Bu nedenle, “Açelya Projesi”ni ortaya koyan Maraş Birlik ve Dayanışma Derneği’ne “devlet” adına hepimizin teşekkür etmesi gerekiyor.
Sorunlar, anketle ortaya çıktı.
Alınması gereken tedbirler de bellidir.
Maraş, “ötekileştirildiği”, “oy deposu” görüldüğü ve “siyasi taşeronların insafına” bırakıldığı sürece, daha da kötü olacak.
Hadi devlet, kapalı Maraş’a giremiyor… Maraş’a da mı giremiyor?
Bu sonuçlar karşısında iki değil “bin” kez düşünmekte fayda var…







Başa dön tuşu