Halkın Partisi’nin şikayeti üzerine, Ombudsman, Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün İstanbul ziyaretini mercek altına aldı. Ombudsman raporunda Özgürgün’ün özel ziyaretini devlet parasıyla yaptığını belirtti…
15 BİN 756 TL HARCANDI: Yüksek Yönetim Denetçisi Emine Dizdarlı, Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün, mezuniyet töreni için İstanbul’a gerçekleştirdiği ziyarete 15 bin 756 Türk Lirası harcandığını ifade etti. Dizdarlı, bu harcamanın denetimi için ise topu Sayıştay Başkanlığı’na attı
MALİ OLANAKLAR DÜŞÜNÜLMEDİ: Dizdarlı: Her ne kadar da dış ziyaretlerde Başbakan’a kimin eşlik edebileceği yazılı olarak belirtilmiş olmasa da Anayasal hükümlere uyulması ve harcamaların mali olanaklar çerçevesinde yapılması gerekirdi
YEDİ KİŞİ İLE MEZUNİYETE: Rapor, Özgürgün’ün “son derece” özel ve kamu yararı gözetmeyen bir ziyareti, devlet kaynaklarından ödediğini gözler önüne seriyor. Ombudsman, yedi kişilik ekiple devlet kaynağından ziyaretin, kamu vicdanını rahatsız ettiğini ifade etti
GÖREVİ GÖZ ARDI ETTİ: Dizdarlı, Başbakan Özgürgün’ün İstanbul’da kızının mezuniyetine devlet kaynaklarını kullanarak gitmesi ile, Anayasa’nın kendisine yüklemiş olduğu “mali kaynakların idareli kullanımına” ilişkin görevini göz ardı ettiğini kaydetti
Yüksek Yönetim Denetçisi(Ombudsman)Emine Dizdarlı, Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün kızının mezuniyeti için İstanbul’a devlet bütçesiyle yaptığı ziyaretin toplum vicdanının rahatsız ettiğini ifade etti.
Ombudsman Dizdarlı, hazırladığı raporda Özgürgün’ün Anayasa çerçevesinde kendisine yüklediği görevi göz ardı ettiğini belirtti.
5 kişi soruşturma talep etti
Özgürgün ve beraberindeki heyetin İstanbul’a yurt dışı ziyaretinin hemen ardından Orhan Dilek, Cemre Günsel Esengin, Kemal Bağzıbağlı, Tolga Atakan ve Temay Sağer Ombudsmanlık’a başvurarak KKTC Bakanlar Kurulu’nun 02 Haziran 2016 tarihli kararı uyarınca özel bir davete katılmak amacıyla gerçekleştirilen yurt dışı ziyaretinin ve buna bağlı olarak yapılan harcamaların, yürürlükteki mevzuata uygun olmadığını iddia ederek, soruşturma talep etti.
Harcamalar devlet bütçesinden
Özgürgün ve heyeti, KKTC Bakanlar Kurulu’nunH(K-I)249-2016 sayılı kararı tahtında, özel bir davete katılmak amacıyla İstanbul’a günübirlik bir ziyaret gerçekleştiren olan Başbakan Özgürgün ve beraberindeki heyetin (Özel Kalem Müdürü Sami Osmanlı, Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Leman Kutay Aslım, yakın koruma polisi Asilkan Tıknaz, koruma/şoför Mustafa Hoca, Başbakanlık basın görevlileri Gökhan Yurday ile Nevcan Cansu ve TAK Ajansı’ndan Emir Ertorun) 4 Haziran 2016 tarihli Ercan-İstanbul-Ercan (gidiş-dönüş) uçak biletleri bedeli, iç ulaşım ve orada belirebilecek resmi harcamaların Başbakanlık 2016 Mali Yılı Bütçesi altında yer alan “Yurt Dışı Geçici Görev Yollukları 03-01-01-1-1-1-03-3-3-01 kaleminden karşılanmasına ve ayrıca Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Sami Osmanlı adına 5,000.00 TL (beş bin Türk Lirası) avans verilmesi onaylandı.
Bütçeden ödeme Bakanlar Kurulu kararı ister
Kamu görevlileri ve siyasi kamu görevlilerininülke dışında yapacakları dış görev veyayurt dışı ziyaretleriile ilgili Bütçe’den ödeme yapılabilmesi için Bakanlar Kurulu Kararı gerekli olduğu ifade edilen raporda, yurt dışıziyaretlerindeödenecek yolluk ve iaşe-ibate ile ilgili masrafların ödenme usul ve koşullarının da belli olduğu kaydedildi.
Alınan avans zamanında kapatılmadı
Dizdarlı’nın raporuna göre verilen avansların, veriliş amacının gerçekleşmesini takip eden yedi gün içerisinde Bütçe ödeneğine mahsup edilerek kapatılması zorunluluğu olduğunu kaydedildi.
Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Sami Osmanlı’nın, 3 Haziran 2016 tarihinde kendisi adına çıkarılan 5,000.00 TL’lik avansı, 16 Ağustos 2016 tarihinde geri yatırdığını tespit edildiğini kaydeden Dizdarlı, avansın, yasaya uygun olarak yedi gün içerisinde kapatılmadığını belirtti.
Bakanlar Kurulu kararsız ödeme yapıldı
Rapora göre Bütçe Dairesi’nin Hazine ve Muhasebe Dairesi Müdürlüğü’ne hitaben yazdığı 3 Haziran 2016 tarihli yazısında “Bakanlar Kurulu Kararı bilahare istihsal edilmek üzere” söz konusu harcamaların karşılanması konusunda yetki verdiğinin görüldüğü açıklanıyor. Dizdarlı, Bütçe Dairesi’nin yetki yazısını, Bakanlar Kurulu Kararı’nı inceleyip değerlendirmedenyazdığının anlaşıldığını belirtti.
Dizdarlı raporunda şöyle devam etti: 1Bütçe Dairesi, Bakanlar Kurulu Kararı’nı görmüş olsaydı, söz konusu ziyaretin özel bir ziyaret olduğu, dış görev, görüşme, tanıtım ya da aydınlatma amacı ile yapılmadığını ve bu nedenle söz konusu karar düzeltilmeden,Yurt Dışı Geçici Görev Yollukları ödenek kalemi altında ödenmesinin uygun olmadığını değerlendirebilecekti.
Bütçe Dairesi’nden aldığı talimata binaen hareket eden Hazine ve Muhasebe Dairesi, Bütçe Dairesi’nin yazdığı yetki yazısı uyarınca ziyaret esnasında yapılan harcamaları muhasebeleştirmiştir. Bu durumda Hazine ve Muhasebe Dairesi’nin hatalı davranmadığı ve/veya kendisine verilen yazılı yetki ışığında mali denetim yaptığı anlaşılmaktadır.”
Ziyaret için 15 bin 756 TL harcandı
Yapılan soruşturma esnasında Hazine ve Muhasebe Dairesi’nden temin edilen belgelerden vefaturalardan, söz konusu ziyaret için toplam 15,756.54 Türk Lirası harcandığının görüldüğü kaydedildi.
Dizdarlı, yapılan harcamaların ve giderlerin denetlenmesi ve değerlendirilmesi, öncelikle iç mali kontrolü yapan Hazine ve Muhasebe Dairesi’nin ve bilahare hükümetten bağımsız denetleme yapan Sayıştay Başkanlığı’nın uhdesinde olduğunu belirtti.
“Özgürgün Başbakan değil baba olarak oradaydı”
Dizdarlı raporun sonuç bölümünde ise ciddi tespitler gerçekleştirdi. Kamusal ve kurumsal yaşamda resmi yazışma, konuşma ve görüşmeler, toplantı, tören ve törensel etkinlikler, davet, ziyaret ve ziyafetler belli kurallar çerçevesinde yapıldığını ifade ederek bu kurallara usul ve şekil yönünden uyulması, protokol gereği olduğunun altını çizdi.
Dizdarlı, kurallara bakıldığında Devlet ve hükümet adamlarının ve yetkililerin yapmış oldukları ziyaretlerin dört kategoriye ayrıldığı ve her bir ziyaret için (Devlet ziyareti, resmi ziyaret, resmi çalışma ziyareti ve özel ziyaret) uygulanması gereken bir prosedürün olduğunu kaydetti.
Dizdarlı, “resmi ziyaret, Devlet ziyareti sınıflamasına girmeyen fakat programında çeşitli törenlerin yer aldığı bir ziyarettir. Bu düzeyde yapılan ziyaretler, siyasi ağırlıklı ziyaretlerdir. Özel ziyaret ise Devlet adamlarının kendi talepleri üzerine gerçekleştirilen, daha ziyade gezi veya turistik maksatlarla yapılan ziyaretlerdir. Ev sahibi ülke resmi maksatlarla katkıda bulunmaz. Hiçbir törene yer verilmez. Ev sahibi ülke makamları temel güvenlik ve trafik önlemlerini almak, gerekiyorsa VİP salonlarını açmakla yetinir. 2 Haziran 2016 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı tahtında söz konusu ziyaretin özel bir davete katılmak amacıyla gerçekleştirildiği belirtilmiş ve Sayın Başbakan, diploma törenine bir “Başbakan” olarak değil, bir baba olarak katıldığını ifade etmiştir” dedi.
“Toplum vicdanı rahatsız oldu”
Dizdarlı her ne kadar da dış ziyaretlerde Cumhurbaşkanı’na, Başbakan’a ve Meclis Başkanı’na kimlerin eşlik edebileceği yazılı olarak belirtilmiş olmasa da Anayasal hükümlere uyulmasının ve harcamaların mali olanaklar çerçevesinde yapılmasının gerektiğini belirtti. Dizdarlı, Özgürgün’ünresmi olmayan,son derece özel ve kamu yararı ile ilgisiz olduğu açıkça görülen bu ziyareti, yedi kişilik bir ekipledevlet kaynaklarını kullanarak gerçekleştirmekle sadece toplum vicdanını rahatsız etmekle kalmadığını, aynı zamanda Anayasa’nın kendisine yüklemiş olduğu mali kaynakların idareli kullanımına ilişkin görevini de göz ardı ettiğini kaydetti.
Özersay: Başbakan yasa dışı harcamayı geri ödemeli
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, “Ombudsman tarafından yayımlanan raporda Başbakan’ın özel maksatlar için yaptığı yurt dışı ziyaretin yasa dışı olduğunun saptandığını, bu nedenle Başbakan’ın halkın parasını geri ödemesi gerektiğini” belirtti.
Özersay, Başbakan Hüseyin Özgürgün’ü bu parayı devlete iade etmeye çağırdı.
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay yaptığı yazılı açıklamada, Ombudsman’ın Halkın Partisi yöneticileri tarafından yaklaşık bir yıl önce yapılan başvuruyla ilgili raporunu yayımladığını ve Başbakan’ın 7 kişiyle birlikte özel bir ziyaret için Türkiye’ye gidişinde yapılan harcamalarının devlete ödettirilmesinin Anayasa ve kamu vicdanına ters olduğunu tespit ettiğini belirtti.
Özersay, “Halkın parasını, kendi özel maksatlarınız için kullanamayacağınız, bunun anayasaya aykırı olduğu ortaya çıkmıştır. O nedenle Sayın Özgürgün bu hukuksuzluğa son verip gereğini yapmalıdır. Bu devlet maalesef böyle batırıldı” ifadelerine yer verdi.
“İsraf yapıldı”
Kudret Özersay, şöyle devam etti:
“Başbakan Özgürgün’ün kendi çocuğunun mezuniyeti için İstanbul’a yaptığı özel ziyareti kamu kaynaklarından, yani bizim cebimizden ödemesi hukuka aykırı bulundu. Karara göre Anayasa da, kamu vicdanı da ihlal edilmiş, israf yapılmıştır. Ombudsman Halkın Partisi yöneticileri tarafından yapılan başvuruyu inceledi ve kararını açıkladı. Bu noktadan sonra harcanan para derhal geri ödenmelidir. Bu sadece sembolik bir örnektir. Devlet böyle batırıldı ve ancak yöneticiler hukuk yolunda yürürse düzeltilebilir. Düzelteceğiz
Raporda ‘Sayın Başbakan, diploma törenine bir ‘Başbakan’ olarak değil, bir baba olarak katıldığını ifade etmiştir’ denilerek bunun özel bir ziyaret olduğu, devlet işi olmadığı net şekilde ortaya konulmuştur.”
Özersay, Ombudsman raporunda ayrıca 7 günde geri ödenmesi gereken avansın da neredeyse iki ay boyunca geri ödenmediği saptamasının da yer aldığını kaydetti.
































