Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kabahatin çoğu bizde

Dünyada kadın şiddetine karşı 14 Şubat sembolik anlamda evrensel bir gün olarak seçildi.

“One Billion Rising”
O gün dünyada ve Türkiye’de kadın eylemleri ve etkinlikleri oldu.
Kadına şiddet diğer etkinlikler yanında dans etkinlikleri ile de kınandı.

Öte yandan Özgecan adlı genç kadın katledilmişti.
Üstüne denk geldi.
Tayyip durur mu?
Üstüne atladı şunları söyledi:
“Özgecan’ımızın ölümünü güya dans ederek protesto ediyorlar. Biliyorsan Fatiha oku, bilmiyorsan rahmet dile ailesine başsağlığı dile. Bunun bizim kültürümüzde yeri nedir adeta o ölümden zevk alıyor bu anlama geliyor. Ölüm karşısında dans etmek nedir bizim kültürümüzde.”

Türkiye’de,
2013’te 237 kadın öldürüldü.
2014’te 255’e yükseldi.

Kültür bu muydu?

Ölenin arkasından alkış tutmak, şarkılar söylemek olur mu?
Dini kültürde bu var mı?
Ama, niceleri alkışlarla yollandılar son yolculuklarına.
Cem Karaca,
Barış Manço,
Zeki Müren,
Şarkıları çalındı cenazelerinde…

Müzeyyen Senar’ın cenaze töreninde kızı mezarının başında şu şarkıyı dinletti:
“Ehl-i aşkın neşvegahı kuşe-i meyhanedir”

İyi ki bu büyük sanatçıya da arkasından laf edilmemiş.
Hani ayyaşın kızına da bu yakışır gabisinden…

Dans etmeyi zevkten dört köşe olup göbek atmak sanıyorlar…

Din ahlak deyip genç kızları kapattılar.
Tek tip kıyafet icat ettiler.
Sarıklı, cübbeli güruhlar ayaklandı.
Gazete önlerine gelerek “Vurun Kahpeye”yi oynamaya başladılar.
Kimisi altı yaşındaki kızlara göz dikti; evlenebilir fetvası verdi,
Kimisi anasının eteğine taktı…

Kültür denen bu muydu?

Sanki dans edenler ezanla dans etti…

Orası yetmedi.
Buraya da el attılar.
Dinsiz Kıbrıslı için binlerce Kur’an adaya soktular.
Cami yapımına hız verdiler.
Yetmedi, ilahiyat fakültesi, külliye inşa etmeye başladılar.
Kimi camilerde kalabalıklar dışarıya kadar taşar oldu.
Bahçelere çorba çeşmeleri kondurup, fakir fukara ayaklarına insanların zihinlerine afyon basmaya başladılar.
Yetmedi işi aşikara döküp, sokaklara fetva gibi tabelalar asmaya başladılar.
Toplu çadırlar kurup, yeni Ramazan adetleri icat ettiler.
Hükümetlerin zayıf iradelerinden yararlanıp, kimi makamları yandaşlarına verdiler.
Kutlu Doğum Haftası deyip yeni numaralarla kendilerine meydan ayarladılar.

Orasını bilmeyiz,
Karışamayız.
Fakat burası…

Ne demeli!
Kabahatin çoğu bizde…