“Rum tarafı anlaşma ister gibi görünüyor, ama aslında anlaşma istemiyor.”
…
Bunu görüşmeci söylüyor.
Gayet de doğru diyor…
…
Komşu,
İster gibi görünüyor ama aslında istemiyor…
…
Görüşmeci tarafından bu durum saptanınca,
Haliyle ahaliye müjdeliyor.
Öyle görünüyorlar ama, aslında öyle değildirler diyor.
…
Bizim durumumuz daha farklı mı?
Anlaşma isteyip de aslında istemez gibi miyiz?
İstemez gibiyiz de aslında ister miyiz?
…
Durum karışık.
Belki de iki tarafta bütün yollar aynı yere çıkar…
…
Rum tarafı da aynı şeyleri söylemiyor mu?
Masada oturuyorlar ama aslında anlaşma istemiyorlar, demiyor mu?
…
Demek ki memlekette herkes tekmil artist.
Rol rol üstüne.
Öyle ama öyle değil gibi.
Şöyle ama şöyle değil gibi.
Esası şu ama, aslında değil gibi…
…
Aslında her iki taraf da aynı şeyi söylüyor ama aslında söylemezler gibi…
…
Memleketin tekmil hali zaten böyledir.
Kapılardaki gümrüklere bakarsanız, aslında gümrük değil gibi.
Bizim meclise bakarsanız, aslında meclis değil gibi.
Cumhurbaşkanı adayları, sanki cumhurbaşkanı görünür gibi.
Büyükelçiliklere bakarsanız, aslında büyükelçilik değiller gibi…
…
Nereye bakarsanız bakın.
Üniversitelere,
Tekmil okullara,
Televizyonlara,
Super marketlere,
Tarıma,
Turizme,
Büsbütün ekonomiye,
Aslında, öyle görünürler gibi…
…
Zeytin zeytin gibi görünüyor, ama aslında değil.
Karpuz karpuz gibi görünse de,bak tadına değil; öyle görünüyor.
Domates domates değil, o da aslında domates gibi gönüyor gibi…
…
Ahali de böyledir.
Adam işine giderken karısına “Seni seviyorum be canım” der ama aslında öyle görünür gibi.
İşadamı aslında işadamı değil, sanki öyle görünür gibi.
Geçici memur, memur değil, memur görünür gibi.
Minare minare değil, minare görünür gibi.
İmam sanki imam değil, imam görünür gibi…
…
Eh,
Onca yıldır görüşüyorlar ama,
Görüşmeciler de sanki görüşmeci değil, görüşmeci görünür gibi…
































