Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Cumada gülsuyu, meyhanede ayran

Öğretmenler TC eğitim sisteminin burada da takip edilmesinden vazgeçilmesini talep ettiler…


Çünkü Türkiye’de eğitim bilimin ışığından karanlıklara sürükleniyor.

Bir zamanlar Kıbrıs Türkü İngiliz’in karşısında neler çekmişti.
Türk bayrağı yasaktı.
İstiklal Marşı okumak da.
“Korkma sönmez bu şafaklarda…” demek yasaktı.
Onun yerine Kraliçe’nin marşı okunurdu.
“God save the queen.”
(Bu marş, dünyanın en eski ulusal marşı olarak bilinir.)
Çocuklara Kraliçe’nin fotoğrafını taşıyan su bardakları dağıtılırdı.
Sarayönü Kraliçe’nin fotoğrafları ile donatılırdı.
Bu ahval içinde dönemin aydınları ve yine en önde öğretmenler Türklük bilincini aşılamak için mücadele ederlerdi.
Bir İslam topluluğu değil, Türk’tüler artık…

Bir müddet sonra, Türklük işi baskıları da beraberinde getirmişti…

Öğretmenler yine önde.
“Vazgeçin” diyorlar…

Eskiden öğretmenlerdi meşale.
Şimdi “Rumcu” falan diyorlar galiba…

Osmanlı adaya kendi katillerini ve istenmeyen adamlarını sürgün ederken, Kıbrıslı Türkler için de durum tam tersiydi.
Bizim eşkıyalarımız ve adi suçlularımız için bile Anadolu’ya kaçmak bir kurtuluştu…

Gülsüm’ü öldüren Halit Arap da, Hasan Bulli’nin kardeşleri de İngiliz’den kaçıp Anadolu’ya gitmek istemişlerdi.

Sonra çıktık açık alınla…

Bu duruma gelindi…

Derken sil baştan…

Osmanlı dönemine geri adım.
Haliyle soruyorlar?
Harem de kurulacak mı?
Kelleler siyaset edilecek mi?
Her şey kızlı erkekli yerine,
Erkek erkeğe, kadın kadına mı olacak?
Sübyan mekteplerinde fizik, kimya, coğrafya, tarih yerine Kur’an mı okutulacak?

Olma ihtimalinin koşulları:
Susarsan,
Dik durmazsan,
Her kurdeleyi kesersen,
Durmadan cami dikersen,
Din okulları açarsan,
Ceketini iliklersen,
Karşı durmazsan,
Eğitim sistemini delersen,
Avuç açarsan,
Yani,
Kendin olmazsan…

Olur,
Niye olmasın?
Cumada buluşur, avuçlarınıza da gülsuyu dökersiniz.
Meyhanede de ayran içersiniz…

Ha “God save the queen…”
Ha “Yaşasın Padişahım…”