Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

”Beni siz delirttiniz”

“Kazığa oturtarak öldürmek mutlaka korkunç acılar veren bir idam yöntemiydi. Mahkum önce anadan doğma soyulur, sonra elleri ve ayakları sıkıca bağlanırdı. Gayet sert ve yaklaşık bir insan bileği kalınlığındaki kazığa oturtulan mahkumun omuzlarına bir çift yağ mumu dikilir, bu halde gezdirilerek halka teşhir edilirdi. Bu ceza genelde devlete isyan edenler ile korsanlara uygulanırdı.”

Osmanlı’da işkence ve cezalar can alıcıydı.
Eski idam şekilleri ve işkenceler yüzünden sadece Osmanlı suçlanamaz.
Dünyanın hali zaten böyleydi…

Şimdi işkence var mı?
Ölüm cezası?

“Beni siz delirttiniz…”

Osmanlı’da cezalar üç çeşitmiş.
Kazığa oturtmak,
Çengel,
Çarmıh…

Çengel cezası İstanbul’da Eminönü Meydanında kurulurmuş.
İnsanlar koyun gibi çengellere asılırmış o dönemler…

Neyse ki o dünya, bu dünya değil…

Çarmıha germe işleminde insanın vücudundaki kaba yerler bıçakla oyulur, oralara mum konur, yüzüstü bir çarmıha gerilir, deveye konup teşhir edilirmiş…

Hz. Muhammed döneminde Eyüb Basri adlı bir cellat varmış.
Bu Çingene “Cellatların Piri” olarak bilinirmiş…

Her şeyin bir Piri var demek…

Cem Karaca bir şarkısında “Beni siz delirttiniz” diyordu.
Ona ne şüphe…

O gür sesli adam şarkısında isyan eder ve sonunda “Pasta yesin efendiler” şeklinde haykırırdı…

Pasta yeme zamanı da geldi.
Solcular da pasta yemeyi öğrenince, bu mühim silah kapitalistlerin elinden alınmış oldu…

Şimdi insan hakları hakim.
Yama mı o biçim işkencelerden geçirmek insanı?

Ama delirmek serbest…

Mücahit puanları, eşdeğer meseleler az mı işkencedir?
Kahrından ölenler var.
Mezar taşına bile kahırdan öldüğünü yazan mağdurlar var…

Diyeceğim,
İşkenceler, ölümler sürüyor.
Zaman değişse de.
Asgari ücrete talim edip gıdım gıdım yaşamak işkence değil mi?
Kredi kartları ile ahaliyi borç batağına sürüklemek kapitalist işkence değil mi?
Faizin de faizi ile batıp çıkanlar çengele asılı durmuyorlar mı?
İşsizlik çarmıha gerilmekten beter değil mi?
Cop, biber gazı, plastik mermi ile ölenler idam edilmiş sayılmazlar mı?
Hele de imamların düzeninde yaşamak ne biçim bir işkence?

Eyüb Basri’ler tükenmedi…

Doğru söylemiş:
Beni siz delirttiniz…