Victor Hugo “Aşk bir deniz, kadın da onun kıyısıdır” der.
…
Tabii kıyısı olana…
…
Bir denizden kıyıyı görmek mümkün.
Bir kıyıdan da denizi.
Deniz ve kıyı.
Girne denizinden kıyılara bir bakın.
Kıyı neredeyse kalmadı.
Bırakın insanların aşkını, doğanın aşkını kemiriyoruz…
…
Aşksız yaşanır mı?
…
Heraklitos “Eşek samanı altına tercih eder” der.
Ne terslik.
Burada da samanı tercih eden çok…
…
Bir kerpiç evde hayatlarını memnuniyetle sürdürüp yüzyıllarca endişesiz yaşayanlar, şimdi daha refah olanaklar içinde neden işkence çekiyorlar?
Hayat neden çekilmez halde?
Samana mı, altına mı düşkünler?
…
Filozofun dediği gibi domuz için su değil, çamur önemli…
…
İyi yaşamak, kaliteli yaşamak önemlidir.
Ama neticede insan hayatı kürek mahkumları gibi çeke çeke bitirir.
Geriye baktığında biriktirdiği tek şey hatıralardır.
Bu kez ve tam tersine hatıralar kıymete biner.
Ne kıyı kenarında villa, ne bankalarda para.
10×15 ebadında, kenarları tırtıklı siyah beyaz bir tek fotoğraf çok önemlidir artık.
Ya da baba yadigarı gonglu bir saat.
Ya da,
Ne bileyim,
Kenarları oyalı bir mendil, bir dikiş makinesi, elmas taştan olmasa da altın suyuna batırılmış neneden kalma bir yüzük…
…
Dünyalara değişmezsiniz.
Seni anlatır.
Kaybolan şarkılar gibi…
…
Bu arada savaş gemilerinin Akdeniz’de serüveni sürecekmiş.
Kararlılık hakim…
…
Dünyalar başınıza yıkılır.
Sırasında.
Hidrokarbon mu önemli saman mı?
…
Eşek değil kimse…
…
Kıbrıs eşeklerine bu kadar önem verilmesinin nedeni samana verilen önemden değildir.
Eşek sevgisindendir.
Varsın şinya yesinler…
…
Zaten hiçbir hükümetin gündeminde müzik, sanat olmamıştır.
Okullarda keman ne kadar yaygınlaşmalı, kaç piyanoya ihtiyaç var, gençlerin vurgulu sazlara karşı ilgisi ne, müzik derslerinde rock&roll, blues, caz olmalı mı?
Müzikle, sanatla yetişen toplumun gayrı milli hasılaya katkısı olur mu?
…
Kıyılarımız kemirgen böceklerin işgali altında…
…
İstanbul’da Sultanahmet Camii’nin gerisine yapılan gökdelenler Boğaz’ın siluetini bozunca yer yerinden oynamıştı.
O binaların bilmem kaç katı yıkılacakmış…
…
Girne’ye doğru uzan bakalım.
Arkadaş!
Kafayı yedik…
…
Kararlılık hakimmiş.
Savaş gemileri devriyede.
Ama sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol…
































