II. Selim ne yaptığının pek farkında değildi.
Kalkar, 1571’de Kıbrıs’ı alır.
Kıbrıs’tan sonra başına ne geleceğini düşünemez.
…
Kıbrıs alındıktan hemen sonra Avrupalılar öfkelenir.
Bir araya gelirler.
Müşterek donanma hazırlarlar ve Osmanlı’nın üzerine yürürler.
Tarihe “İnebahtı Deniz Muharebesi” olarak geçen bu büyük savaşta Osmanlı donanması bozguna uğrar.
Zaten Kıbrıs nedeniyle 50 bin ölü veren Osmanlı, burada da 20 bin asker ve 142 gemi kaybeder.
…
Kıbrıs beladır…
…
Arif Hoca sağlığında Kıbrıs’ın hiçbir ülkeye yaramadığını, başlarına bela olduğunu yazmıştır.
Doğrudur.
Ne Araplar, ne Lüzinyanlar, ne Venedikliler, ne Osmanlılar, ne İngilizler adada tutunamamışlardı.
…
Gün gelecek Osmanlı Kıbrıs’ı da kaybedecekti…
…
İnebahtı yenilgisinden sonra Venedik Osmanlı’ya elçi gönderir.
Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa elçiye şöyle der:
“Biz Kıbrıs‘ı almakla sizin kolunuzu kestik, siz İnebahtı’da bizi yenmekle, sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kolun yerine yenisi gelmez, fakat kesilen sakalın yerine daha gür çıkar.”
…
Osmanlı adada 300 yıl kadar kaldı.
Sonra Rus korkusundan ada İngiliz’e verildi.
Kolunun kesilmesi ihtimali vardı.
1571’de Venedik’ten aldığı kolu, İngiliz’e verdi.
Önemli olan gür ve kara sakallarıydı…
…
Çetin Altan, Osmanlı’nın altı kez battığını söyler.
Bunlardan biri de Kıbrıs yüzündendir.
Sonuncusu da cumhuriyetin ilanı.
Yani, Osmanlı bazı dönemler hariç, o kadar da abartılacak bir İmparatorluk değildir.
Çetin Altan, imparatorluğu “saray iktidarı” olarak niteler ve altı yüz yıl sürdüğü iddia edilen imparatorluğun ortalama her yüz yılda bir battığını söyler.
…
Osmanlı İnebahtı’da sakal tıraşı olduğunda sene 1571’di.
1878’de adan ayrıldı.
Aradan yüz yıla yakın bir zaman geçtikten sonra tekrar geldi.
Gerçekten sakal tıraşı işe yaramıştı.
Sakallar tamamen gürleştiğinde tarih 1974’tü.
Günümüze kadar aradan 40 yıl geçti.
Altı yüzyılın ortalaması dikkate alınacak olursa,
Yüzyılı doldurmasına 60 yıl var…

Sonraki Haber

























