Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kışla ile cami

Taraf gazetesinin yazarlarından Amberi Zaman.

Bugünlerde başı dertte.
Hani TC Başbakanının miting meydanlarında “Haddini bil edepsiz kadın” dediği kadın.

Amberi Zaman 22 Ağustos 2014 tarihli Taraf gazetesinde “Vurun Kahpe”ye başlıklı yazısında şunları yazıyor.
“Erdoğan kültü etrafında palazlanan neo-lümpenlerden bahsediyorum. Muhafazakâr bir dostumum deyişiyle “IŞİD’den bir tık geri adımda olanlardan”…
Bu güruh ilk “savaş tecrübelerini” Musul’da değil Gezi Parkı‘nda edindiler. Başta Melis Alphan, Şirin Payzın, Selin Girit, Tuğçe Tatari, Banu Güven, Nuray Mert, Ece Temelkuran ve düşman belledikleri nice “orospuyu” sosyal medya aracılığıyla hedef tahtasına oturttular. Bizleri “s-ke, s-ke” öldüreceklerini ilan ettiler.”

Çetin Altan, geçenlerde kaleme aldığı “Her şey Çabuk Değişiyor” başlığı altındaki yazısında şöyle der:
“Kışla ağırlıklı Gazi Paşa diktatörlüğü, yerini cami ağırlıklı Tayyip Bey yönetimine bıraktı.”

Uzun bir süre Türkiye”de solcuların, komünistlerin başları eziliyor, zindanlara çürümeye bırakılıyorlardı.
“Allah devlete zeval vermesin” diyen kesim ise bugünkü cami ağırlıklı yönetimin peşinde körü körüne koşan kitlelerdi.
,…
Kitleler her daim körü körüne birilerinin peşinde koşmuşlardır.
Tarih bunların örnekleri ile dolu.

Bir zamanlar Denktaş Bey “Körü körüne İngiliz dostluğu güttük” dediğinde, bu sözü bazı kesimler tarafından çok eleştirilmişti.
Fakat, bu sözün altında bir özeleştirinin yattığı keşfedilmemişti.

Bugün Türkiye’de olup bitenlerin, gün gelecek belki de özeleştirisi yapılacak.
Belli ki vakit henüz erken.
Kışla ağırlıklı yönetimlerde yetişip, Türkiye’yi “Türkçülük” esası üzerinde dizayn etmeye çalışanlar,  bugün cami yönetiminin atında o dönemlerin sonuçlarına katlanıyor.
Tarih ters mi işledi?
Hani astıkları, kestikleri demokratlar, solcular bugün “yönetim”de olacağına, bir başka cenah zemin bularak, cami yönetimi oluşturmuş durumda.
Tarihin cilvesi onlara zemin hazırladı.
Hoş, onların da sindirilmediği söylenemez.
Ama sinip devlete zeval vermedikleri için, bugünkü koşullarda zemin buldular.
Kışlacılar, geriye dönüp baktıklarında ne düşünüyorlar acaba?

Türkiyeli insan daha demokratik, daha özgür bir düzen arayışı içinde olmayı düşlerken, ( ya da gerçekte böyle bir düşü yok!) denize düşen yılana sarılır misali başka bir cenderenin içine sıkışmış durumda.
Körü körüne…
Şu anda körü körüne olan gidişat, beğenmedikleri kadın yazarları “s-ke s-ke öldürmeyi” ilan edecek kadar kanatlanmıştır…

Eskiden bu zemin kışla ağırlıklı kesimlere aitti…

Kışla ile cami yer değişti.
Tek değişiklik bu!
Bütün dönemlerde güdük kalan, demokrasi ve özgürlükler oldu…